şükela:  tümü | bugün
23 entry daha
  • hakkında bir şeyler yazmaya değecek özgünlükte bir karakter. sosyal fobisi olan her insan gibi kendine ait bir dünya kurmuş. birkaç entrysinde ''benim gibi olan yoktur. aynı ben diyen varsa da yanılır.'' yazmış. bu konuda yanıldığını söylemek isterim. insanlardan izole yaşayan ve birkaç aydır evden dışarı adım atmamış bir insan olarak söylüyorum. sosyal fobiyle boğuşan milyonlarca insan var ama dışarı çıkmadıkları için birbirlerini görmüyorlar, birbirlerinden haberdar olmuyorlar ve sonra ''benim gibi olan yoktur.'' diyorlar. tanışsalar da anlaşamaz böyle insanlar. sadece kendilerine yer vardır bir yerde.
    izole bir yaşam seçen bir insan olarak şunu da eklemek isterim ki insanlarla iletişime geçmek ürkütücü geliyor. sosyal medya trendlerinden sözlük sayesinde haberdar oluyorum. youtube trendlere bakınca ise yüzüm kızarıyor. insanlar adına utanıyorum. nasıl bu kadar aptal olabiliyorlar şaşıyorum.
    uzun bir aradan sonra dışarı çıkmak da sosyal fobisi olmayan ancak kendini geliştirmek isteyen herkes için besleyici bir deneyim olacaktır. ben bir ara dışarı çıkınca yürüyen insanlara bakmış ve varlıklarını oldukça rahatsız edici bulmuştum. sık dışarı çıktığım zamandakinden daha yoğun ve garip duygular hissetmiştim insanlara karşı. aniden fazla oksijen yüklenmesi kafa yapmış da olabilir.

    dışarı çıkmam gerektiğinde genelde oldukça hızlı ve yere bakarak yürümeye dikkat ederim. çiğ aforizmaları da olan ancak mizantropisi ve sosyal fobisi olan insanı en iyi anlatanlardan biri olan hakan günday'ın bir sözüyle oldukça bağdaşan bir serüven olur bu deneyim işi. sözün tamamını bulunca eklerim ama insanlar ağızları ve dişleri sürekli hareket eden ürkütücü bir canlı oluyordu yine böyle bir karakterin gözünde.

    neyse hayatta başarılar useless guy.

    edit: alıntıyı buldum ekliyorum:

    "ancak, ne kadar kendimi ikna etmeye çalışsam da, insanların arasında kendimi asla güvende hissetmiyor ve onlara inanmıyordum. bana zarar vereceklerini ve etrafımı sarıp beni mutlaka nefessiz bırakacaklarını düşünüyordum.beni, kendilerine gömeceklerinden korkuyordum. duygularının altında kalmaktan, düşünceleri tarafından ezilmekten, bedenlerinin ağırlığıyla kemiklerimin kırılmasından korkuyordum. sürekli açılıp kapanan ağızları, bir türlü sabit duramayan elleri, bir görünüp bir kaybolan dişleriyle beni tehdit ediyorlardı."
18 entry daha