şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • haklılık payı yüksek gibi olsa da tamamen katılmadığım önerme. naiflik belki kaybolur ama pişmiş biri ilişkilerde daha olgunlaşacaktır. naif sevgi de zamanında güzel, lise yıllarında, çocukça aşkların hatırası olarak kalmalı. 25 - 30 yaşında birisinin safça bir naiflikle sevmesi tecrübeli kişi karşısında ihtirası bitirecek, tutkuyu öldürecek bir şeydir.zaten kişi naifse de her zaman bu yönünü koruyacaktır sadece tecrübelendikçe daha rasyonel hareket edecektir, duygularıyla aklını harmanlamış şekilde yani doğru olan yöntemle sevecektir. kezbanca ya da kamilce hareketlerden uzaklaşacaktır. ayrılıkların sizi başka insana dönüştürmediği ve birlikteliklerin sizi pişirerek daha tecrübeli ve rasyonel biri haline getirdiği ilişkiler yaşınıza uygun bir ilişki yaşatacak olgunluğu katacaktır. önemli olan hayatınıza girip çıkan bazı kötü kalpli insanlar yüzünden sizin de kötü birisi haline gelmenize neden olacak bahanelere sığınmamanızdır. naiflik sorunu aslında ilişkinin niceliğiyle değil de niteliğiyle alakalı. siz hayatınızda görebileceğiniz en pislik hareketleri ilk seferde de yaşayabilirsiniz ya da ellinci seferde de. bu tamamen karşınıza çıkan insanın sizde bıraktığı yıkımla alakalıdır. ilişkinin yoğunluğu ve şiddeti nasıl ki beraber olunan zamanla artıp azalan bir değer değilse masumiyetinizi ve naifliğinizi kaybetmeniz de sayısal bir nedene bağlanamaz. fakat şu bir gerçektir ki nasıl biterse bitsin her biten ilişki insanı tüketir, yıpratır, yorar.

    hiç ilişki yaşamamış insan yorar adamı. yersiz kıskançlıkları, sekse tabu olarak yaklaşması, düşünce yapısı, histerik atakları, vıcık vıcık duygusallığı seni aşağı çeker,huzursuzluk verir, boğar. özünde naif bir ruha sahip değilse eğer, çok ilişki yaşamış insan histerik manipülasyonlarıyla sizin yaşam enerjinizi ve tüm hevesini emecektir. her şeyi geçmişinde bir yere bağlayacaktır. onlar yüzünden ya çok katı bir kalbe sahip olduğuna ya da hiç sefkat görmemiş duygusalaşan biri olduğuna kendini ve sizi inandırmaya çalışacaktır. her ikisi de manipülasyona açık ilişkilerdir. bence burada kişinin yaşadıkları karşısında ne kadar sağlam bir benliğe sahip olduğu, kendiyle ne kadar yüzleşebildiği ve belki de en önemlisi birlikteliklere hangi anlamı yükleyip neden birlikte olduğunu kendine açıklayabildiği durumda naif ruhu kemikleşmiş bir iradede yola devam edecektir. kişinin kime kendini üzeceği yetkiyi verip kime karşı gardını hep yukarda tutacağı asla tecrübe edinmeden kazanılacak bir şey değildir. her ilişki bir risktir, sonucunu bilemeyiz fakat kim için riske gireceğimize kendimiz karar veririz. şu soruyu sormak lazım herkes canımı acıtabilir, o tüm bu acıya değer mi ?
1 entry daha