şükela:  tümü | bugün
40 entry daha
  • saldırganlık hepimizin doğasının bir parçasıdır. kimse bende saldırganlık dürtüsü yok diyemez. gözünden ateşler saçarak yürüyen saldırgan bir insanla, mülayimlikten iki büklüm dolaşan bir insan arasındaki fark içlerindeki saldırgan dürtülerin o anki seviyesidir sadece.

    beynimiz her tür durumu kendine göre analiz edip belli bir hesaplama sürecinden geçirdikten sonra eylem kararı verir.

    bu sebeple çoğu insan kendisi için düşük risk ve yüksek kazancın olmadığı durumlarda şiddete başvurmaz.

    yani birisi size sözlü veya fiziksel olarak saldırmadan önce kendi kafasında hızlı bir hesaplama sürecine girer. eğer size saldırmanın kendisine getireceği riskler düşük ama saldırı sonrası kazanacağı ödüller yüksekse bu kişinin size bir şekilde saldıracağından emin olabilirsiniz.

    ancak size saldırmak kendisi için büyük zarar tehdidi içeriyorsa ve kaybedeceği şeyler kazanacağını umduğu şeylerden daha fazlaysa bu kişi saldırı aşamasına geçmez hatta tam tersine çok barışçıl bir maskeye bürünebilir.

    bu yüzden pek çok insan içinde bulundukları durumlarda yaptıkları bu tür hesaplamalara göre saldırgan doğalarını açığa çıkarır veya çıkarmaz.

    psikolojik rahatsızlığı bulunan insanlar bu mantıksal hesaplamayı yapamadıkları için her durumda saldırabilirler. risk faktörü pek umurlarında olmaz. bu sebeple psikolojik sorunlu insanların oluşturdukları en büyük tehdit unsuru "öngörülemez" olmalarıdır.

    kısacası eğer etrafınıza kolay lokma olmadığınız ve size yapılacak bir saldırının karşılığında sizin de saldırgana çok ciddi zarar verme potansiyeline sahip olduğunuz imajını verebilirseniz barış içinde yaşama olasılığınız yükselir.

    tehdit dengesi insanlar arasında da ülkeler arasında da çok önemlidir.

    önce bireysel olarak ne yapabilirsiniz ona bakalım.

    ilk olarak fiziksel olarak güçlü bir vücut tek başına tehditleri önleyici bir faktördür.

    dik duran, kendine güvenli bir şekilde dik yürüyen, kaslı ve çevik bir bedene sahip insanın saldırıya uğrama riski sürekli iki büklüm duran ve zayıf bir vücuda sahip birine göre daha azdır.

    bu sebeple spora,beslenmeye ve vücudunuzu taşıma şekline önem verin.

    mümkünse bir savunma sporu yapmanızda da büyük faydalar vardır. adrenalini yönetmeyi öğrenirsiniz.

    hareketleriniz ve konuşmalarınız genel olarak çok hızlı olmasın. hızlı hareketler ve hızlı konuşma etrafınıza tedirginlik ve korku mesajı verir.

    kendine kurban arayan bir saldırganın sizden tedirginlik ve korku sinyalleri almasını gerçekten hiç istemezsiniz.

    genel olarak tavrınız barışçıl olsun ama bulunduğunuz ortamlarda kendinizi savunmanız gerektiğinde konu ne kadar küçük ve önemsiz gözükse bile kendinizi savunmaktan çekinmeyin.

    çünkü küçük ve önemsiz bir meselede bile hakkını koruyabilen insanın daha büyük meselelerde ne yapacağının ipuçları bu önemli mesajı alması gereken yerlere gider.

    bu yüzden eğer haklıysanız sakın "aman ne olacak küçücük bir şey için kavga edip keyfimi kaçırmaya değer mi demeyin" çünkü bugün bahçenizdeki küçücük bir çiçek için gereken kavgayı vermezseniz yarın bahçenizin tamamını elinizden alırlar ve işte keyfiniz o zaman gerçekten kaçar.

    bu denklem şirketler ve devletler için de geçerlidir.

    bir şirket pazardaki payı ve marka değerine rakipleri tarafından yapılacak saldırıları ufak tefek de olsa önemsemez ve gerekli tedbirleri zamanında almazsa kısa bir zaman içinde kendini rakipleri tarafından yutulmuş olarak bulabilir. ilgilenenler betamax ve vhs video kaset formatları için seksenli yıllarda yapılan global mücadeleyi ve vhs formatının betamaxı nasıl yok ettiğini inceleyebilirler.

    aynı şekilde bir devletin silahlı kuvvetlere sahip olmasının amacı da kendisine saldıracak bir ülkenin bu işten son derece zararlı çıkacağı imajını vermek içindir.

    bir ülkenin ordusunun yaptığı askeri tatbikatlar veya düzenlediği küçük askeri operasyonlar istediğim zaman bana saldıracak bir ülkeyi çok sağlam ısırabilirim mesajı vermek içindir.

    yalnız burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur.

    kendinizi korumak ve potansiyel tehditleri caydırmak amacıyla sürekli saldırgan bir tavır sergilerseniz caydırıcılığınız artmaz tam tersine azalır.

    bunun nedeni insan beyninin belirsizlikten her şeyden daha fazla korkmasıdır. ikinci nedeniyse her insan kendi korktuğu şeylerden diğerinin de korktuğunu düşünür ama bu böyle değildir.

    örneğin sizinle sürekli uğraşıp kışkırtan birine gidip "benimle uğraşmaktan vazgeç yoksa çeneni kırarım" şeklinde açık bir tehdit sergilerseniz karşınızdaki kişinin beyni hemen bunun bir simülasyonunu canlandıracak ve bir risk analizine girişecektir.

    eğer bu analiz sonucunda sizin çenenizi kıramayacağınız sonucuna varırsa bu meydan okumanız hiç bir işe yaramaz.

    ikinci faktörde siz kendiniz fiziksel şiddetten korktuğunuz için karşı tarafında aynı şekilde korkacağını düşünüyorsunuz. ama bu kişi çocukluğundan beri dayak yiye yiye artık fiziksel şiddet sabah kahvaltısında peynir yemek kadar onun için normal bir hale gelmiş olabilir. bu sebeple sizin şiddet tehdidiniz onu caydırmak bir yana tam tersine saldırıya geçmek için tetikleyebilir.

    bunun yerine karşınızdaki kişinin psikolojisine oynayarak "benimle uğraşmaya devam edersen sana ne yapacağımı sen çok iyi biliyorsun" gibi belirsiz bir caydırıcılık uygularsanız karşı tarafın beyni sizden gelen somut bir tehdit unsuru olmadığı için harekete geçerek kendi en korktuğu senaryoları devreye sokacak ve kendi kendini caydıracaktır.

    diyelim ki bu kişi toplum önünde rezil olmaktan çok korkuyor. siz ona yukarıdaki sözü söylediğiniz anda beyni potansiyel olarak rezil olabileceği tüm durumları bulup çıkarır ve sizin bu konularda yapabileceğiniz şeyleri kurgulamaya başlar.

    böyle bir psikolojik caydırıcılık aleni ve somut bir tehditten her zaman daha etkilidir.

    kısacası sevgili dostlar saldırganlara karşı kullanacağınız en büyük silah insan psikolojisini doğru kullanmaktır. psikolojiden iyi anlayan tek bir insan, güçlü kuvvetli yüz kişiden çok daha etkili olabilir.

    toparlarsam.

    barış içinde yaşamak istiyorsanız caydırıcı bir imaj vermeniz ve insanların psikolojisine oynamanız lazımdır.

    bugün güven içinde yaşayan insanlar ve ülkeler bu durumlarını gerçekçi olmayan "pıtırcık felsefelerine" değil akıllıca dizayn edilmiş psikolojik caydırıcı mekanizmalarına borçludurlar.
2 entry daha