şükela:  tümü | bugün
97 entry daha
  • dallanıp budaklanmış, ne olduğu anlaşılmayan duruma beren saat'in verdiği bir sondur. sonlar gereklidir, sağlıklıdır, herkesin ihtiyacı olan o büyük son gelmiştir.

    bu yazı nedir şimdi? açıklayalım. yolun burasına kadar gelme cüreti göstermiş birine, tıpkı beren saat'in yaptığı gibi, o yolu bitiş çizgisine layıkıyla götürmek gerekir. keyifli bir yolculuk kisvesi altında gösterilen o yolculuğun geldiği nokta ile, gelinen yerle yetinilmemeli ve o yol güzel bir trafik kazasıyla süslenmelidir. patlak hava yastığından habersiz olan o yolcu kafasını çarpmalı ve burnu kırılmalıdır. ağaca çarpmış araç alev alırken de kendi kaderiyle baş başa bırakılmalı ve araç terk edilmelidir. hem de doğum gününde. işte bu yazı da tam bu şekilde başlamış ve ilerlemiştir.

    övgü mü yergi mi, bir teşekkür mü yoksa aşağılama mı, affetme mi yoksa yüzleşme mi anlaşılmaz. çünkü hiçbiri değildir, hepsinin bir araya geldiği bir kazadır. bir sondur. neden sessizlikle, kapalı kapılar ardında, kendiliğinden yapılmamıştır bu son? sebebi şudur.

    beren saat, ilk sevgilisini, hayat arkadaşı denebilecek sevgilisini trajik bir şekilde yaşayan, ruhunda ve bedeninde travmalar taşıyan bir kadındır. zirvededir ama yalnızdır. bir kenan gelmiştir oyun arkadaşı olarak, ona geçmişin trajedisini unutturmasa da böyle bir trajedi olduğunu bilerek özenli davranması gereken, öyle de davranmış ama sonunda herkes gibi olmuş ve bir hayal kırıklığı olmuş dolayısıyla yaptıkları sıradan bir bitişten çok daha şaşırtıcı ve üzücü sonuçlara sebep olmuştur. aşık olabilen bir adam olması, bir sürü kadına düzinelerce şarkı yazması o adamın sonunda yaptıklarını kurtarmayacak hatta boynuna dolanacaktır çünkü gerçekten, her şeye rağmen bir yalancıdır. aşk onun için beren'in tanımına uyan bir aşk değildir, gelene geçene hissedilebilen, anlık bir duygudur ve önemsizdir. korunup kollanacak bir şey değil herkeste, her kucakta yaratılan bir şeydir.

    bu da tüm bunlara cevaptır ve anlayabilen için bu yazı baştan sona küfür içermektedir.

    *masumiyetini kaybettin: sen de çevreni düzinelerce kadınla doldurdun

    *bu demode romantizmde ortağım olduğun için teşekkür ederim: yarattığın sözde aşık adam imajı ile beni de içine kattığın, güya örnek çift olduğumuz, sonunda senin de tipik bir karaktersiz abaza çıktığın bu hikayeye beni de ortak ettiğin için sağol. her şey aslında çok sıradan, klişe ve iç sıkıcıydı.

    *sen tabii ki yeni şarkılar yazacaksın: senin hayatında hep birileri oldu, hep aynı anda birkaç kişi oldu, hepsine de şarkı yazdın. bana da yazmıştın. başkasına da yazacaksın. kimsen o olmaya aynen devam edeceksin yani. zaten hep oydun. kadın koleksiyoncusu bir söz yazarı. aşkı kendi oyunlarına alet eden bir düzenbaz. ben tabii ki ne ilktim, ne de son olacağım.

    *artık içimde ne öfke, ne en ufak bir pişmanlık; her damla gözyaşıma ziyadesiyle değdin: bu övgüyle karışık bir yergidir. sen benim için nefret edilmeye bile değmeyecek olan, bende öfkenin zerresini bile barındıramayacak kadar değersiz ve önemsiz bir roldesin hayatımda. ve seni sahneden tamamen attım. artık pislik yapmak için dahi olsa hayatımda barınamayacaksın. çünkü bende sevgi de, nefret de uyandıramıyorsun. yaptıkların artık beni etkilemiyor. sıfırsın yani, tamamen bittin ve tükendin bende. istesem de bir şey hissedemem artık. iyiki de öyle oldu. üzüldüm, ağladım da senden kurtuldum sonunda, ağlamama değdi.

    bir yerlerin kapısında el ele çekilmiş naylon fotoğraflarımızı aşk sananlar için bunlar, arkadaşlarımızın gözünden hesapsızca biz işte: herkes bizi örnek çift sanarken sen bana kan kusturuyordun. uzaktan herkes yaşadığımız şeyi aşk sanıyordu, oysa bu anları her şeyden habersiz arkadaşlarımız çekmişti. onların gözünden böyleydi her şey, gerçekte böyle değildi. aşk bu değil. gram alakası yok bunun aşkla.

    ne zaman boşanacaksınız diyorlar sürekli; güvenmek, bağlanmak, bağışlamak, vazgeçmek bütün bu ağır duygusal süreci hiç merak eden yok. boşanmak işin en kolay kısmı: boşanmak kolay, son bir karar verip imza atıyorsun oysa boşanana kadar ne aşamalardan geçtim, neler çektim. ben de şok oldum, olanları hazmetmem, affetmem, yüzleşmem sonra da bu adamdan vazgeçmem zaman aldı haliyle.

    ben evlenmeye de görece az hevesli taraftım zaten. benim için esas olan hep aşktı, aşktır! : evlilik umrumda değil zaten kenan istedi ve zorladı biraz da. (burası küfür niteliğinde) kenan istemese evlenmezdim. ben aşka bakarım, aşığım diye yapayım dedim. aşk yaptırdı yani kenan falan değil. sokayım kenan'a. aslolan aşktır. evliliğin de kenan'ın da canı cehenneme.

    bir yastıkta kocamak mı, beraber ölmek mi insanların bir aşkı başarmaktan anladığı bilemiyorum. oysa sen, ben, baba’nın gitarı bir yatağın içinde; sonsuz zamanın durakladığı, ömrün tamamlandıgı yüz yıllar yaşadık. : ben sana aşık oldum ve seninle bir şeyler yaşadım, bu başarı mı yoksa ölene kadar mı birlikte olsak başarılı olurduk bilemem ama seninle hayatımızın bir dönemini paylaştık en nihayetinde.

    fotoğraf seçimi ayrıca güzeldir çünkü beren önde, kenan arkadadır. beren önde kenan'ın yaptıklarıyla alay edercesine ve onun kullandığı aracı bir ağaca çarptırarak alev aldırıp, her şeye görkemli ve utanç verici bir şekilde, tıpkı kenan'ın hakettiği gibi bir son vermesinin alaycılığıyla gülümsemektedir. kenan da yaptıklarından, geride bırakılmasından, s*ktir edilmesinden habersizce; özündeki gerçek yüzünden tabanı tabanına zıt bir şekilde, şemsiye ile güya beren'i yağmurdan korumaktadır. fotoğraf gerçekten muazzam bir ironiye sahiptir.

    olay beren'in aldatılmış ve tüm duygularıyla güvendiği adamın ikiyüzlü bir yalancı çıkmış olması değil. olay beren'in bu tavra karşılık öfkelenme, yerin dibine sokma, bağışlama ve siktir etme hakkını herkesin gözü önünde sonuna kadar kullanabilecek kadar cesur olmasıdır. bu yüzden takdir edilesidir. kadın diye, ünlü diye, sözde örnek çift oldu diye susmasını bekleyenlere inat sesini yükseltmesidir. bir vedadır, bir iyileşmedir ve bir sondur. cesurca ve tam da özgür, mutlu, korkusuz bir kadının alacağı tavırdır. küfürlerin bir çiçek gibi bittiği o güzel yüreği ve cüretkar, cesur, haddini bildiren duruşuna hayran kalmamak mümkün değil. helal olsun sana özgür, cesur kadın.

    ------------------------------------------------

    edit: ekşi şeyler'e çıkan 3. entry'm oldu. herkese teşekkür ederim. konu hakkında söylemek istediğim birkaç şey var. rahat ve açık, konuşma dili üzerine bir üslup kullandım böyle bir konu üzerine derinlemesine akademik analiz beklenemez herhalde. ayrıca her konuda, her durumda analiz yapılabilir. sadece bilimle, ekonomiyle ilgili mi yapılacak? sözlükte trilyonlarca futbol entry'si giren, maç geceleri sözlüğü çökerten, instagram'da şokopop'u takip eden, yemek yerken youtube'da saçma sapan videolar izleyen, günlerce sıla-ahmet kural olayını konuşan, twitter'da bu tarz haberlere ve esprilere etkileşim bırakanlar siz değilmişsiniz gibi davranmayı kesin. bu konu bu haftanın en büyük gündemiydi, biraz medya okuyun, reklamları takip edin, insanların hareketlerine biraz dikkat edin, popüler kültür kodlarına ne yapacağını şaşırmış yabani bir dinazor gibi tepki vermeyi kesin artık komik oluyor. böyle şeyler var, oluyor, gündem oluyor ve olacak. beren, lady diana, beyonce, melania trump, artık her kimse. göz önünde olan bir kadının kendisiyle ilgili paylaşmaya değer gördüğü şeyler haber niteliği taşır. gündem olur. öff magazin ya diye geçiştirirsiniz sonra bu insanların gücünü, yarattığı etkiyi, oluşturdukları marka değerini ve etkilerini görür abi hiçbir şey anlamadım ya insanlar çok garip şeklinde entryler girersiniz. vallahi her şeyin bir açıklaması ve sebebi var, kallavi bir iletişim ve medya eğitimi alan insanların parmağında çılgınca oynatılan sizsiniz.

    beren saat kadınlar konusunda ülke gündemini ve herkesin belli bir konudaki anlayışını değiştirebilecek, tartışmaya açacak kadar büyük bir medyatik güce sahip. özgecan aslan cinayetinden sonra uğradığı tacizleri anlattığı için, #sendeanlat hashtag'iyle günlerce türkiye gündemini değiştirmiş, kadın erkek herkesin taciz hikayelerini anlatmasına ön ayak olmuş bir kadın ve bu kadının ve onun gibi göz önünde olan insanların medya değerinden habersiz, yaratacağı etki ve değişimden habersiz, akıllı telefonundan çıkmayıp saatlerce sosyal medya kullanan insanlara göre nasıl bu kadar cahil, medyanın temel kodlarından bihaber, teknolojiden pazarlamadan ve gündemden bu kadar uzak kaldığı soru işareti olan, kendi ininde sadece bilim ve ekonomi konuşulsun diyen ama kendisi de o konuları konuşmayan ve insanların hem medyayı hem de ekonomiyi ve bilimi bilerek yaşayabileceğinden bihaber, sadece kendi arzu ettiği şeyleri çevresinde görmek isteyecek kadar bencil, boş ve tekdüze, zavallı birer dinazorlarsınız. diana belgeselleri, monica lewinksy olayı, insanların çizdiği imajlar ve bu imajın halka etkisi, reklamlara etkisi, modaya ve tasarıma etkisi... temel genel kültür sahibi herkes bunları bilir ve üzerine konuşmakta beis görmez. bu gerçeklerin farkına varın da dönün aynaya bakın artık bence.
120 entry daha