şükela:  tümü | bugün
136 entry daha
  • ekşi sözlük yazarlarının hoşuna gitmese de, aktroll olarak yaftalanma ihtimalime sebep olacak olsa da binali yıldırım'dır.

    peşin peşin söyleyeceğim: 31 mart'ta ekrem imamoğlu'na oy verdim, kendisinin fikirlerini beğendiğim için istanbul gönüllüleri'ne katıldım fakat söz konusu yayında, ön plana çıkacağı bir performansını göremedim.

    bu yayın, karşı güruhtan seçmenleri ikna etmek için yapılmış bir yayın değildi. az evvel, oturumu değerlendirirken bir arkadaşımın dediği ve hepimizin mutabık olduğu bir gerçek var artık bu ülkede: parti desteklemek, takım tutmaktan farksız. hiçbir hatasına rağmen vazgeçilmeyen partiler, sahip oldukları kemik kitle ile ilerliyor yıllardır. taraflar ve taraf olmayı tercih etmeyenler var artık. bu kitlelerin taraf değiştirmesinin söz konusu olacağını sanmıyorum.

    bu yayında da, iki tarafa da meyletmeyen ya da herhangi bir sebeple sandığa gitmeyen insanlar amaçlanmıştı açıkça.

    ekrem imamoğlu, en başından itibaren agresifti. en başından itibaren, derdini kısaca anlatamadı. kendisine sorulan soru için ayrılan üç dakikasının yarıdan fazlasını, önceden kalanı yanıtlamakla harcayıp ne onu açıklığa kavuşturabildi ne de sorulan soruya dönebildi. binali yıldırım sakindi, "yalancı." dedi defalarca ve arkasına yaslandı. hepsi bu. rakibini defalarca yalancılıkla suçlayıp arkasına yaslandı ve gülerek sırasını bekledi. yavaş konuşması ile eleştirdiğimiz hâlde, kendisine ayrılan dakikalarda, konuyu uzatmadan, konudan ciddi manada sapsa da, partisinin yaptıklarını anlattı.

    bunu izleyen seçmen kitlesi, uzun analizler ve detaylı cevapları dinleyecek insanlar değil. ekrem imamoğlu, ilk seçim döneminde de uzatmadan sonuca gidiyordu ve bu yüzden başarılı oldu. bugün, uzattıkça uzattı. kendisinin verdiği cevaplar, "ha, tamam. şu olacakmış. o zaman oy verilebilir." minvalinde değildi benim görüşüme göre.

    "sizin şu an bağlı olduğunuz bir grubun, iktidar partisiyle olan münasebetinin milyonda biri kadar o grupla münasebetim yoktur." gibi özet bir cevap duyamadım ekrem imamoğlu'ndan. tamam, güzel cevaplar verdi ancak bunlar, bizim gibi kendisini seven kitleyi etkilemenin ötesine gidemedi.

    en başından beri akp'nin planı, kendisine değil, kimseye oy vermeyen seçmen üzerineydi ve oynadıkları kartlar, şu yayında oldukça doğruydu. binali yıldırım, söz kesip defalarca rakibinin cevabını bölerek, rakibine ve partisine söyledikleri ile ortamı bulandırdı ve ekrem imamoğlu'nu defalarca konunun dışına saptırdı. adım gibi eminim, programın sonunda da belli oldu zaten, "10 saniye ekrem" gibi lakaplar takılacak ekrem imamoğlu'na yarından itibaren; binali yıldırım defalarca sözünü kesip hakkını gasp etmesine ve burada haksız olan kendisi olmasına rağmen.

    bu söylediklerim, ekşi sözlük yazarlarının hoşuna gitmeyecek belki ama bu yayın, ekrem imamoğlu'nu sevmeyen değil, kararından emin olamayan seçmen için olumlu bir intiba oluşturmadı. bizim, her gün burada gördüğümüz vakıflara aktarılan paraları, örtülen yolsuzlukları, verilen ihaleleri tekrar duyup hiç duymayan insanlara anlatacak bir şey izlememiz gerekiyordu.

    aksini düşünen yazarlar ile uzun uzadıya konuşmak, durumu yanlış değerlendiriyorsam daha geniş bir perspektiften bakmak isterim bu arada. ekrem imamoğlu'nun daha olumlu bir sonuçla ayrıldığı, a haber yorumcularının gülen yüzlerini görmediğim bir yayın bekliyordum çünkü; bundan kaynaklı olarak olumsuz bir görüş belirttiysem, affola.

    evet, her şey çok güzel olacak!

    edit: görüşlerini belirten ve mantıklı argümanları ile beni düşünmeye sevk eden barsacar ve crollax rumuzlu yazarlara teşekkür ederim.
203 entry daha