şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • f. scott fitzgerald'ın ona isim verme onuru bana aittir dediği 1919 işçi bayramındaki isyanın bastırılması ile 1929'da borsanın çöktüğü güne kadar devam eden süre.

    fitzgerald aynı zamanda bu çağı en çok yeren ve en çok öven kişidir. bugün de hala geçerli olan istersen elde edersin mantığını hem idealize eder hem de bu mantıkla dalga geçer. the great gatsby'de olduğu gibi herkes bu amerikan rüyasına bir yerden girmeye ondan bir parça almaya hevesli ve iştahlıdır. bu kitaptaki karakterler zengindir, amerikan rüyasının içindedir ama en tepesindeki tom, daisy ve gatsby paraları olan ama amaçları olmayan tiplemelerdir.

    fitzgerald'ın sadece the great gatsby kitabında değil çeşitli dergilere özellikle de saturday evening post'a yazdığı öykülerinde bir başarı hikayesi vardır. yazar bunu istiyor mu bilmiyorum ama dönemin dergi çevreleri hırslı insanların hikayelerini istiyordu. golf topu toplayocılığından ödüllü bir golf oyuncusuna, mahalle berberliğinden moda tasarımcılığına uzanan yol gibi.

    caz çağı derken the great gatsby'nin özellikle film uyarlamasında olduğu gibi, hayatlar caz müziği ya da genel olarak müzik etrafında dönmüyor. fitzgerald'ın bahsettiği şey, 1920'lerde caz dünya tarihini özetler düşüncesinin altında yatan kibri insanlara uyarlayarak anlatmıştır.

    bu dönem savaş sonrasında enflasyonun arttığı, üretimin düşmesinden dolayı alt sınıfın zarar gördüğü ve her ekonomik krizde olduğu gibi milliyetçiliğin ve dinciliğin yükseldiği bir dönem. tüm bunlarla birlikte aynı zamanda alkollü içkilerin üretimi ve satışının da yasaklandığı bir dönem. ayrıca tüm bu yasaklamaların ve gericiliğin karşısında eğlence endüstrisinin geliştiği, yasadışı içki satılan yerlerin çoğaldığı, bu işi yapanların dünya para kazandığı da bir dönem.

    aynı dönemde kara film ekolünün başlaması da tesadüf değil. bu filmlerde ekonomik olarak özgürlüğü eline almış, sosyal hayatın içinde bulunan fettan kadın rolleri bolca bulunuyor. savaş döneminde ev temizleyen kadın imajı yerini artık partilere giden, sigara içen, kılık kıyafetine önem veren kadın imajı yer almıştır. flapper moda akımı bu dönem başlamıştır. zayıf ve zarif kadın algısı yükselmiştir. kişisel yorumum iyi de olmuştur. kadınlar önden bir buklenin kıvrımlı olduğu kısa saçlar, midi ve püsküllü etekler, aksesuarlar kullanırlar. korseler artık bir kenara atılmıştır. fitzgerald'ın bir öyküsünde dediği gibi, doğuştan sahip oldukları şeylerden ziyade doğru erkeği bulmalarına ya da bulmamalarına bağlı olarak esaslı bir metres ve esaslı bir eş olabilen kadınlar.

    son olarak o döneme damgasını vuran scott fitzgerald'ın eşi zelda fitzgerald'dan bahsetmekte fayda var. o dönemin önemli kadın figürlerinden olmakla birlikte aynı zamanda yazar ve ressam. 1934'te new york'da bir sergisi olsa bile 1996'da torununun eserlerini bir araya getirdiği an illustrated life çalışması sanırım en kapsamlı olanı.

    https://i0.wp.com/…4/04/zelda_art15.jpg?w=480&ssl=1

    https://media-cdn.tripadvisor.com/…a-fitzgerald.jpg

    https://news.psu.edu/…havenue (2).jpg?itok=ht0r0oyi
1 entry daha