şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • say my name (bu dinlenirken yazılmıştır)

    winter (şu dinlenirken de okunabilir)

    "adımı söyle"

    sustum.

    söyleyeceklerim vardı...

    sustum.

    bağıracaklarım vardı..

    sustum.

    o da sustu.

    yüzüme baktığında... bir yanıt için yalvarırcasına.

    sustum.

    korkuyordum... gitmesinden. susarsam kalır sanmıştım. etkisizmişim gibi.

    sustuğum için gideceğini hiç düşünmemiştim.

    gitti.

    sonra... sokak lambalarının ışıklarını açık unuttukları bir zaman, kendimi morgda buldum. hiçbir şeyin geri alınamayacağı, sessizliğin hüküm sürdüğü o mekanda.

    hiç tanımadığım yanımdakiler ağlıyorlardı. onlar bağırıyorlardı. biliyorlardı.

    ben bilmiyordum. kabullenmiyordum. ben yine susuyordum, bir duvar gibi.

    o gitmezdi. o vazgeçmezdi. o... bırakmazdı beni. gitmezdi! gidemezdi...

    hayallerin bir son kullanma tarihi olabiliyormuş... sustuğunda her şey de susabiliyormuş.

    konuşmam değiştirecek miydi şimdi? bağırmam? yalvarmam onu geri getirecek miydi?

    susmamam gereken zamanda sustum. konuşmam gereken zamanda sustum... hala susuyorum! hala duruyorum, ne kadar da sakin, metanetli olduğumu söylüyorlar. ne kadar biçare olduğumu anlamıyorlar!

    adını söylesem, ona seslensem gelir mi? bana saçlarının kokusunu içime çekeceğim kadar uzun sarılır... sanki dünyada bir biz kalmışçasına güvende hissettirip, usulca ellerimden tutar, kötülüğün olmadığı o diyarlara götürür mü?

    gelemez dimi? kendimi paralasam da gelemez, burdan hiç ayrılmasam da gelemez...

    iyiliğini yok eden neydi? onu sessiz ve derinden işleyerek vazgeçmesine sebep olan? ben miydim? ben olabilir miydim? hani ben yaşama sebebiydim... ben ondan vaz mı geçtim?

    ben sustum sadece. yorulmuştum. neden beni anlamadı? neden?

    yoksa başka biri / bir şey miydi? kendi iyiliğinden dünyayı mahrum bırakmasına sebep ne olabilirdi?

    "keşke" geç olmadan söyleyebilsem, geç olmadan bağırabilsem, geç olmadan haykırabilseydim. sustum.

    "keşke" nefret ettiğim bir kelimeye dönüştü... asla olmayacak olanları yüzüme vuran bir kelime. nefret edişime değen bir kelime oldu.

    keşke ona "benimle kal" "sen gittiğinde yok oluyorum" diyebilseydim. keşke ona, "asıl sen benim yaşama sebebimsin" diyebilseydim.

    keşke sustuklarım kadar yok olduğunu görebilseydim.

    ne ben onu görebildim... ne de o beni duyabildi...

    ne ben bildim değerini zamanın, ne de o hayatın.

    suskunluğum bizi bitirdi. suskunluğum beni bitirdi. suskunluğum onu bitirdi.

    edit: imla düzeltildi ve eklemeler yapıldı.
8 entry daha