şükela:  tümü | bugün
139 entry daha
  • askerlik hayatında nereden baksan her hafta 3 km tam techizatlı koşmuş biriyim.
    (bkz: #87210514)

    kimse koşmaktan ölmez denmiş ancak bu bildiğiniz anlamda bir koşu değildir,

    üzerinizde askeri kamuflaj, ayağınızda ise askeri botlar vardır, gömleğinizin üzerinde hücum yeleği, yeleğin ceplerinde 4 adet g3 şarjör ve arka cepte 1kg su matarası bulunur. ön göğüs ceplerinde el bombası bulunması gerekir ancak ağırlık yapsın diye maketi vardır,
    g3 piyade tüfeğini sırtınıza çapraz asar ve taşıma kayışını olabildiğince gerdirerek tüfeğin sırtınıza yapışmasını istersiniz.
    yapışsın ki her sıçrayışta, her adımda 4,3 kiloluk çıkıntılı sivri köşeli metal bir borunun sırtınızı dövmesi biraz da olsa azalsın.
    başınız da ise kompozit başlık vardır, 2 kiloya yakın bu nalet şey adeta size süpersport motorcu kaskıyla koşuyormuş hissiyatı verir. başınız alev alır güneşin altında, yüzünüzden çıkan buhar nefes alışınızı bile engeller, ayağınızdaki botlar sanki tuğla kaldırıyormuş gibi his verir her adımda...
    buna rağmen;
    ben 30 derecenin üzerinde hiç koşmadım, hiç antremansız bu işe kalkışmadım, bu şartlarda bile 15 dakikanın altına inmek için bayılmayı göze almak gerekiyordu,
    20 defa koşmuşumdur, bir çok komutanımın arkadaşımın silahını taşıyıp sırtından bile itmişimdir, zira özü budur, hücum için hazırlık mahiyeti taşır ve silah arkadaşlarınızı geride brakmazsınız, brakmamalısınız ama bu hazırlığa ve bilince rağmen istisnasız her koşu sonunda kan tükürdüm arkadaş.
    ciğerım boğazım çabalamaktan parçalandı resmen.

    bu koşuyu 42 derecede 5km olarak yapmak ve keyfi emir vermek adam öldürmeye teşebbüstür, görev ihmalidir, tsk'nın en değerli unsuru olan mahmetçiği hiç uğruna harcamaktadır.
    affedilemez !
150 entry daha