şükela:  tümü | bugün
1585 entry daha
  • transfer kesinleşene kadar bir şey yazmama kararındaydım. gerçi bu bekleme süresinde de muriqi başlığı altında çoğu boş, bilgi kirliliği beş yüz mesaj birikti, bunların arasında kaybolup gidecek yazdıklarımız ya, neyse.

    neyse. transfer bitti. artık konuşabiliriz. burada yazılanlara bakılınca, ciddi bir çoğunluğun basının yarattığı bilgi kirliliğine kolayca aldandığını görüyorum.
    bu bilgi kirliliğini biraz temizlemeye çalışalım:

    1) muriqi'nin en baştan bu yana fenerbahçe'ye ve ersun yanal'a daha uygun bir transfer olduğunu ve fenerbahçe'nin bu transferi öyle ya da böyle bitireceğine inanıyordum. öyle de oldu.

    ha galatasaray istemedi mi? terim gibi bir kurt hoca istemez mi? ama elinde zaten diagne var. gs diagne'yi bir çin takımına aptal bir rakama okutabilseydi, durum çok farklı olur, muriqi kesin gs'da olurdu. fakat satamadılar ve bir bakıma bizim ligde çok uzun yıllar başarılı performans gösterecek bir ikinci hakan şükür'ü kaçırdılar.

    şu anda, en azından bilinçli olanlarının ortalığı bu mesaj kirliliğine boğma sebebi de bu.

    2) muriqi kaça alınırsa alınsın çok iyi transfer. rize biraz daha diretebilse veya kontrat yenilemiş olsa daha yüksek fiyatlara bile satabilirdi. kontratının son yılında olması , bir bakıma onların da elini kolunu bağladı ve transfer türk takımlarının karşılayabilecekleri seviyede gerçekleşti.

    3) muriqi'nin kararı hala gs'dan yana değil mi? istemeye istemeye gelen oyuncudan ne fayda gelir?

    muriqi basının iddia ettiği gibi galatasaray fanatikliğinden değil, şampiyonlar ligi'nde daha çabuk boy göstermek, daha hazır bir takıma gitmek istediği için galatasaray'ı tercih ediyordu . bir emre akbaba gibi açıkça gönül verdiği takım meselesi yok ortada.

    ve biraz uzun vadede bakıldığında fenerbahçe aslında muriqi açısından daha iyi bir tercih. galatasaray'da çok uzun zamandır hiçbir santrafor seyirciyi mutlu edemiyor (hadi gomis kısa süreli bir istisna teşkil etti). burak yılmaz'dan bile nefret eden gs taraftarı çoğunluktaydı. (adamlar bir kez drogba'yı gördü, her gelen transferden bir drogba performansı bekliyor, bir tık aşağısını acımasızca eleştiriyor).

    fenerbahçe seyircisi ise fernandao gibi bir kazmayı bile yokluktan bağrına basabilmiş. rvp şerefsizinden, slimani kabzımalından sonra, kim gelse ciddi destekleyecek durumdalar.

    4) muriqi'nin fiyatı iki büyük takımın rekabeti neticesinde gerçekten çok arttı mı? ali koç iddia edildiği gs'dan oyuncu kapabilmek için hiç hesapta olmayan rakamlara çıkmak zorunda mı kaldı?

    görünen hiç de öyle değil. bence iddia edildiği gibi rizespor başkanın gs ve fb'i birbiri ile kapıştırıp fiyatı aşırı arttırması söz konusu değil.

    rizespor'un en başından bu yana muriqi'i satmak istediği rakam 4-6 milyon avro bandındaydı. avrupa piyasasından gelen 2-3 milyonluk teklifleri, gözü kapalı reddettiler. çünkü onlar da bu rakamların muriqi'in gerçek değerini yansıtmadığının farkındalar.

    fenerbahçe cephesinde de transfer sanki kabul edilebilir sınırlar içinde kaldı gibi görünüyor. şu anda transferin kesin rakamını bilmiyoruz, 4 milyon avronun üstünde olsa fenerin bildirim zorunluluğu var, yapılmadı. transfermarkt'a göre bonservis ücreti 3.5 milyon avro. ama bu miktar haklı olarak rizeyi tatmin etmez, muhtemelen bonuslarla 5-6 milyon avro bandına ulaşıyordur.

    bonuslarla oyuncunun geldiği takımı ikna etmek iyi bir fikir. çünkü bu sayede en azından ffp açısından çıkaracak sorunların önüne geçilmiş oluyor.

    5) muriqi'in balon olduğu, anadolu kulübü topçusu olduğu, üç büyüklerde başarısız olacağı iddiası.

    bu iddianın tek mantıklı desteği, muriqi'in sadece okan buruk döneminde, rizespor'un çok iyi bir teknik direktörle takım oyununu kusursuz oynadığı dönemde gerçekten faydalı bir oyuncu haline gelebilmesi. bu açıdan bakıldığında, gerçekten hangi büyük takıma giderse gitsin, beklentilerin altında kalabileceği riski mevcut.

    fakat şahsen geçen yılki seviyenin sadece hocaya ve takıma bağlı bir saman alevi olmadığını, tam tersine, muriqi'in mevcut kapasitesinin çok daha üstüne çıkabileceğine, çok iyi yerlere gelme potansiyeline sahip bir oyuncu olduğunu inanıyorum.

    bu tarzda çok uzun boylu (1.94), pivot santrafor tarzı oyuncuların gelişim eğrisi diğer futbolculara göre daha geriden geliyor.

    bir burak yılmaz örneğini hatırlamakta fayda var. adam 25 yaşına kadar faydasız, bir türlü isteneni veremeyen bir oyuncu oldu. bir potansiyel sahibi olduğunu herkes görüyordu, ama faydalı olamıyordu. o yüzden beşiktaş, fenerbahçe dolandı durdu. o kadar kıymetsizdi ki, trabzonspor'a transferinde gökhan gibi bir kova forvetin transferi 5 milyon euro + burak yılmaz şeklinde gerçekleşti. (para artı holosko gibi bir şeydi yani).

    25 yaş ve şenol güneş burak için bir dönüm noktası oldu. sadece burak yılmaz değil, birçok başka örnekleri de var. uzun boylu, çalışkan, top tekniği iyi ve cüssesine rağmen yine de hızlı bir santrafor bizim ligde, hatta daha üst liglerde bile çok iş yapıyor. çünkü adamlar zaten doğal olarak hava hakimiyeti ile bir sıfır önde başlıyorlar yarışa.

    muriqi'de bir de üst düzey top hakimiyeti var. rize'nin bu sezon başakşehirle istanbul'da oynadıkları maç bence tek başına bu transferin neden çok yararlı olduğunu kanıtlamaya yeterli. topu çok iyi saklıyor, faulsüz ayağından top kapmak çok zor, topu tutup atağa çıkan arkadaşlarına pas dağıtabiliyor, takım oyununda çok iyi, iyi hücum pres yapıyor. (özellikle bu konunun ne kadar önemli olduğunu, rakip sahada boş boş gezinen gamsız diagne'yi izleyen galatasaray'lılar takdir edecektir).

    muriqi'i de değerli yapan özellikleri bunlar.

    6) yalnız bu özelliklerde oyuncuların kimi zaman uzun süreli gol oruçları da yaşanıyor. hakan şükür'ün ilk yıllarında neredeyse sezonun ilk yarısını gol atamadan tamamladığı dönemler yaşanırdı. muriqi'in büyük takım baskısı altında, mental olarak nasıl bir yapıya sahip olduğunu kestirmek güç. mesela diagne geçen sene bu konuda çok sorunlu olduğunu kanıtladı.

    umarım muriqi taraftar baskısı altında, gol kuraklığı yaşadığı ve sahada istediklerini yapamadığı bir kabus senaryosu yaşamaz. şu ana kadar görülen kişiliği o baskıyı atlatabilecek kültüre ve zekaya sahip olduğu izlenimini veriyor. bakalım izleyip göreceğiz.

    7) ve son olarak comolli varken neden zaten gözümüzün önündeki bu adamı getiriyoruz, neden güney amerika'dan keşfedilmemiş bir yıldız adayı getirilmiyor?

    avrupalı çok ciddi maddi güce sahip scoutlar güney amerika'da ilkokul çocuklarına kadar taradıkları için. özellikle ileri uç oyuncuları kurutulmuş, sömürülüp bitirilmiş durumdalar. brezilya amatör liginde genç bir çocuk üç tane şansa gol atıyor, bir yıl sonra transferinde milyon avrolar dolaşıyor.

    fenerbahçe'nin bu sene verebileceği transfer rakamları belli.4-5 milyon euro bandında bir rakam ileri uç için çok riskli. ihtiyaç duyulan seviyede bir genç oyuncuyu buraya getirmek çok daha pahalıya gelir.

    bir de şu var: birçok fenerlinin haberi bile yok ama fenerbahçe zaten gelecek için ciddi umut vaat eden, tabi henüz kırk fırın ekmek yemesi gereken, ama şu anda bile iyi giden maçlarda denenebilecek bir yabancı santraforu, çok da uygun bir fiyata getirdi bile:

    sayyedmanesh. iranlı. ciddi potansiyeli var. şansı yaver giderse çok iyi yerlere gelebilir.
1818 entry daha