şükela:  tümü | bugün
166 entry daha
  • 1) sinema avm tipi sinema kültürüyle zaten sürdürülemeyeceği açıktı. sanat ticari hırsla uzun süre götürülemezdi. büyük kitlelere ürün satmak için sanatı kullanan reklamlı, promosyonlu sinemacılık da sürdürülemezdi. hele ki bu ekonomik kriz koşullarında. elbette düşecek. hatta yerli film çekim sayılarının da düştüğünü göreceğiz.

    2) ekonomik krizin izleyiciyi vurmama şansı yok. kim o izleyici? emekçi milyonlar. krizden en çok etkilenen kesim. nereden mi biliyoruz? açın son 15 yılın en çok izlenen filmleri sıralamasına ve o filmlerin izleyici kitlesinin kim olduğuna. bir de elbette daha entelektüel ya da seçici film izleyecisi de krizinden etkileniyor. kolay mı sürekli 15-20-25 lira para ver bilete.

    3) artık dijital platformların dünyasına geldik. bakın sadece sinemada izleyici azalmıyor, tv izleyici oranları da şok edici biçimde düşüyor. sayılar ortada. tv izleyen de kalmadı yani. en sonunda her üretim kendine dijital platformlarda yer bulacak, onun dışında zor.

    dünyada topluca yapılan etkinliklerin, toplu üretme, toplu eğlenme, toplu ve iç içe yaşama koşullarını ve kültürünü yok ediyor. bu kapitalizmin ulaştığı aşamanın sonuçlarının yanında teknolojinin de önemli etkisi. önümüzde bu parçalanmışlık sorunu var şimdi, dünya önümüzdeki dönem bunu tartışacak. ve muhtemelen girdiğimiz evrede savaşlar dışında topluca yaşayıp öleceğimiz bir başka mecra olmayacak en azından bir süre. insanlık tekrar kendini bulana dek diyelim.

    bir de elbette sinema bir dönüşüm geçirecek bu çok belli. hangi eylem içerisine girerseniz bizzat o eylesin kendisi bilincini biçimlendirir , dönüştürür. işte sinemada da böyle; nasıl üretildiği ve nasıl tüketildiği, yani filmin pratiği, izlediği yol filmin içeriğini de değiştirip dönüştürecek.

    esas bunu konuşmak gerek, önümüzdeki yıllarda sinema neye dönüşecek?
1713 entry daha