şükela:  tümü | bugün
64 entry daha
  • oyunu genel hatlarıyla anlatmaya çalışacağım.

    not: yazıda ana avrat spoiler vardır.

    not2: bütün yazı şahsıma aittir. en ufak alıntı dahi yapılmamıştır. keyifli okumalar.

    2004 yılında çıkan bu oyun aslında silent hill oyunu olarak çıkmayacaktı. the room adıyla daha spin off tadında bir oyun olması bekleniyorken, konami şirketi oyunun geliştirilmesini team silent ekibine verdi. onlarda oyun üzerinde modifikasyon yapıp yapımı silent hill'e çevirdiler. oyunda bazı yenilikler var, onlara bakalım.

    - oyunun ev kısımlarında fps kamerasına geçiyoruz ama delikten geçtiğimiz zaman gene fix kamera sistemine geri dönüyoruz.

    - oyuna re serisi gibi inventory sınırlaması getirilmiş durumda. 10 item harici taşıyamıyoruz.

    - sadece evde bulabileceğimiz sandık sistemimiz var. fazla itemleri sandığa atarak inventory'i hafifletebiliriz.

    - kırılabilir silahlar var oyunda. bunun yanında şarjlı saldırılar yapabiliyoruz. sol üstteki health barının yanındaki yuvarlak barı, saldırı tuşuna basılı tutarak doldurabiliyoruz. tam dolduğu anda henry güçlü bir saldırı yapıyor.

    - oyunda silent hill kasabasında değiliz. komşu kasaba south ashfield kasabasında geçiyor oyun. sh kasabasına en yakın olduğumuz yer, oyunun forest kısmındaki toluca gölünün olduğu yerdir. hemen karşısı sh kasabasıdır.

    - önceki oyunlardan bu oyuna göndermeler var. sh2 oyununda neelys'in barına girdiğimizde camda bir yazı görürüz. " burada bir hol vardı ama şimdi gitmiş". yüksek ihtimalle bu sh4 oyunundaki hol sistemidir.

    - yine sh2 oyununda woodside apartment bölümünde çöp giderine sıkışmış çöpleri meyve suyu kutusuyla aşağı göndermiştik. orada bir gazete küpürü buluruz. mealen: billy ve miriam locane kardeşleri vahşice öldüren walter sullivan hücresinde boynuna kaşık saplayarak intihar etti. bu zaten sh4 oyununa tamamen gönderme.

    -sh3 oyununda hastanede takılırken bi dergi buluruz. makalede hope house (wish house) adlı bir yetimhanenin sapkın öğretilerinden bahseder. yazıyı yazan kiii bizim dairede önceden kalan josep schreiber'dir.

    oyun yataktan kalkma sahnesiyle başlar ve bir yazı girer: "henry south ashfield kasabasında 302 numaralı dairede kalmaktadır. her şey başta güzeldir ama bir zaman sonra dairenin içine tıkılı kalmıştır. telefon,televizyon çalışmıyordur. oda içeriden zincirlerle kilitlenmiştir, camlar açılmıyordur."

    oyundaki yerlere holler arası geçiş yaparız. bizi normal dünyadan walter'ın alternate dünyasına geçirir. holden geri döndüğümüzde ya da bölümde işimiz bittiğimizde kendimi 302 numarılı odada, yatakta uyanmış bir vaziyette buluruz ama alternate dünyada ölürsek gerçek dünyada da ölüyoruzdur.

    şimdi olay nedir?

    - olay şudur ki walter sullivan adlı kişi bir yetimdir. anasıyla babası south ashfield kasabasında south ashfield heights bloklarında kalmaktadırlar. 302 numaralı dairede kalan bu çift, bir zifaf gecesi istenmeyen bir gebelikle başbaşa kalırlar. baba, çocuğu hiç istememektedir. bebek doğduktan sonra topuk yaparlar. bebeğide apartman yöneticisi frank sunderland ( sh2 oyunundaki james sunderland'in babası) bulur. bebeğin doğum kordonu hala üzerindedir. nasıl bir sapıksa göbek bağını alır saklar. bebeği de polisler yetimhaneye götürür ama bebeği sonra wish house yetimhanesi sahiplenir. bu yetimhane the order tarikatine aittir. bu mal gibi kalan bebekte walter sullivandır.

    gayet sıkı bir din eğitiminden geçen walter, git gide sapkın öğretilere inançlı hale gelir ama yetimhanede çok sert bir eğitim vardır. öğrenciler hücre tipi odalarda kalır. devamlı gözetlenirler yeri gelince acı dayak yerler. hatta bazı yetimlerin kaybolduğu gözükür.

    - yetimhanede bir teyze, walter'a annesini uyandırabileceğini söyler. (alessanın anası dahlia gillespie) walter da bunun üzerine daha sıkı bir şekilde eğitimine asılır ve 21 sacraments adlı bir ayin öğrenir. bu arada da doğduğu apartmanı ara ara ziyaret etmeye başlar. artık o kadar saplantılı hale gelmiştir ki 302 numaralı daireyi annesi zannetmeye başlar ve bu gidiş gelişlerden dolayı komşuların dikkatini çeker. apartmanda yaşayan sert mizaçlı richard briantree bizim walterı tekme tokat uzaklaştırır.

    - büyüyünce yetimhaneden çıkar ve bir dönem south ashfieldda normal bir yaşam sürer. bu arada farklı bir yerde eğitimine devam eder ama kafasında hala annesini uyandırma fikri vardır ve 21 sacraments ayinini devreye sokar.

    - bu ayine göre 21 kişi doğacak kişi için kurban edilmelidir. ilk 10 kişi ten hearts olarak geçer. 10 kişi kalbi çıkarılarak kurban edilir. üstlerine numara yazılır. 1121, 2121, 3121.... 16121,17121...21121

    - buradaki sıralama şu mantıkla yapılır. 1121 sayısı 1/21 demektir. aradaki bir rakamı "/" işaretinin yerine geçer. yani 21 sacraments ayininin ilk kurbanıdır. 11121 sayısı ise 11/21 demektir. 21 sacraments ayininin 11. kurbanı demektir.

    10 cinayetten sonra, 11. cinayet feda edilmektir. (assumption) 11. cinayette walter kendi distopik dünyasını kurmak için kendini öldürür.(sh2 gazete haberi) üstüne de 11121 rakamını kazır.

    şimdi "neden direk walter'dan konuya daldın?" diye soracaksınız çünkü kendisi oyunun ana boss'u olsa bile karakterizasyon olarak en derin işlenen kişi olduğu için konuya walter'dan girme ihtiyacı hissettim yoksa anlatım saçma bir yere gidecek.

    bizim oğlana dönersek şayet henry townsend adlı bir karakteri yönetiyoruz. karakterle bağ kurma olayımız oldukça sınırlı kalıyor bu oyunda. bunun iki ana sebebi var.

    1.) oyundaki bosslardan tutun da diğer yan karakterlere varana kadar herkesin atraksiyonu bizim ana karakterden fazla. herkesin oyunculuğu gayet iyi ve her türlü ruh hallerini anlayabiliyoruz. ama henry diğer karakterlerin yanında aşırı tutuk kalıyor. ne adam akıllı bir üzülme (cyhntia'nın ölümü hariç) ne adam akıllı bir sevinme, karakter altyapısı, güçlü diyaloglar, ruh hali falan hiçbir şey tam olarak belli değil. işte bu belirsizlik yüzünden bir türlü o bağ kurulamıyor.

    2.) oyun henry'nin üstüne kurulmamış. tamamen walter sullivan üzerinden yürüyoruz. yani henry'i bir kutba, walter'ı öbür kutba koyup, epik bir çarpışma yaratılmamış. onun yerine walter ön plana çıksın diye ana karakterden devamlı surette rol çalınmış. neyse biz 21 sacraments cinayetlerine dönelim:

    ten hearts cinayetleri;

    1.jimmy stone (valtiel rahibi) (silahla ense köküne kurşun)

    2. bobby randolph ( üni öğrenisi korku manyağı) (boğularak öldürülme)

    3. sein martin (üni öğrenisi korku manyağı) (boğularak öldürülme)

    4. steve garland (pet shop sahibi)
    ( taramalı tüfekle eleğe çevrilme)

    5. rick albert ( spor dükkanı sahibi) (golf sopasıyla ironik öldürülme)

    6. george rosten (valtiel rahibi) ( demir boruyla gelen ölüm)

    7 ve 8. billy ve miriam locane ( sh2'deki haber) (baltayla parça pinçik ölüm)

    9. william gregory ( saat dükkanı sahibi) ( tornavidayla üfelenme qeyffii)

    10. eric walsh ( barmen) (alnının çatına kurşun)

    bundan sonraki ölümler ayinin öbür kısımlarına giriyor. bundan sonra kalp çıkarma yok işin içinde, onun yerine sembolizm hakim. ölen her kişi ayine göre bir sembolü temsil ediyor. zaten biz oyuna 16. kurbanla başlıyoruz. ondan öncekilerin ölümünü görmüyoruz.

    11. assumption (üstlenme) walter sullivan (ayini yapan kişi 10 kalple birlikte, white chrism ve obsidian gobletle ayini yapıp, hücrede kaşığı boynuna saplıyor) ( sonra kendi alternate dünyasını yaratıyor. aynı alessa gibi) (kendi alternate dünyasında walter iki kişiye dönüşmüştür. biri kendi hali öbürü ise çocukluğudur. çocukluğu, normal walter'ın kim olduğunu yada ne yapmaya çalıştığını bilmez.)

    12. void (boşluk) peter walls (high school öğrencisi) ( dayak yiyerek ölüyor)

    13.darkness (karanlık) sharon blake (boğularak ölüm) (ev hanımı)

    14. gloom (kasvet) toby archbolt (holy mother rahibi) (meksikada tepeden aşağı itiliyor)

    15. despair (umutsuzluk) joseph schreiber (gazeteci) oda 302'de bizden önce kalan karakterdir kendileri. nasıl öldürüldüğü tam bilinmemekle birlikte en vurucu tahmin ilk kurban olan jimmy stone'un hayaleti tarafından öldürülmüştür. oyun içindeki etkisi büyüktür. bize devamlı günlük yollar. buraya döneceğiz sonra ama şimdilik devaaammmmm.

    16. temptation (şehvet) cyhntia velasquez (meslek bilinmiyor) : oyunumuz başladığında ilk gördüğümüz karakter kendisidir. kendisi gayet azgın ve seksi bir karakterdir. metroda ilk karşılaştığımızda, chyntia kendini kabusta zannediyordu ve kendisine çıkışı gösterirsek "özel bir kıyak" geçeceğini söylüyordu. (bildiğin verecekti lan biz ehejej) ama işler öyle gitmedi. yollarımızın ayrıldığı bir dönemde kızımız, walter ayısına yakalandı ve 58291948482818 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. kızımızı bulduğumuzda kendisi can çekişiyordu. bize veremediği için üzgündü. geçen akşam çok içtiğinden yakınıyordu ama kabus olmadığını artık anlamıştı. finalde de öldü. üstüne de 16121 sayısı kazınmıştı.

    ek not: bazı yerlerde polisler dışarıdan ya da radyo aracılığıyla birbirleriyle konuşurlar. şimd walter öldükten bir müddet sonra 12121 kazılı bir ceset bulunur. (peter walls) polisler noluyo lan derler ama cesedin kalbi yerindedir. neyse diğer cesetler bulunamaz taa ki cyhntia'ya kadar. üstünde 16121 yazar ve polisler son cinayetin üzerinden 4 yıl geçtiğini bildirirler ama işin daha da sıkıntılı tarafı walter intihar edeki 7 sene olmuştur. e bu karıyı kim öldürdü amk diye soru sorarlar ve finalde bunun kopya cinayet olduğuna karar verirler.

    17. source (kaynak) jasper gain (meslek bilinmiyor): forest bölümünde ( aynı zamanda wish house'un bulunduğu yer) karşımıza çıkan bu kekeme manyak oldukça meraklı bir kişiliktir. kendisi ökültizme oldukça meraklı, araştırmayı seven bir kardeşimizdir. jasper'ı kocaman bir taşın önünde buluruz ve bu taşın kötü ruhları kovmak için teeeee kızılderililerden itibaren kullanıldığını anlatmaya çalıştığına şahit oluruz. "nosy guy" (meraklı adam) dediği bir kişi devamlı buna bir şeyler söylemiştir. walter'ın küçük versiyonunu da ilk burada görürüz. neyse bu herifle çikolatalı süt karşılığı küçük bir el kazması gibi bir şeyi takas ederiz ve wish house binasına dalarız ama biz 21 sacraments kitabına gömülmüşken bu mal kendini yakar ve üstüne 17121 sayısını kazır. yanarkende;

    "sonunda o meraklı adam dediğim kişiyle tanıştım. o şeytanın ta kendisiymiş" der ve ölür. bu arada meraklı adam denilen kişi walter sullivan'dır.

    18. watchfullness (gözetleme, gözkulak olma) andrew de salvo (gardiyan) : wish house yetimhanesinin gardiyanı olan bu kişinin görevi, çocukların odalarını gözetlemek yanlış yaptıklarında da cezasını kesmektir. kendisini ilk defa hücrelerin birinde kilitli kalmış ve yardım çığlıkları atarken buluruz. kendisi walter'dan ölümüne tırsmaktadır.

    neyse buradaki hapishane gibi yer çok enteresandır. spiral bir mimariye sahiptir ve odalar, vanalar yardımıyla yer değiştirebilmektedir. yani yapı, kendi içinde sabit değil hareketlidir. bina içinde gezerken çocukların günlüklerini okur ve ne kadar zor şartlarda yetiştirildiklerini anlarız. binadaki hücrelerin bazılarında alt kata giden koca delikler vardır. sebebi ise artık bir nedenden ötürü bazı hücrelerin kapıları açılamayacak derecede kapalı kalmıştır ama içeride kalan çocuklar hala mevcuttur. bu çocuklar zamanla açlıktan ölürler. diğerlerine çaktırmamak için bazı hücrelere delikler açarak ölen çocukları hücrelerinden götürürler. bina hareketli yapıda olduğu için delikleri doğru yerde tutturmak yeterlidir.

    neyse biz binanın kat düzenini değiştirirken andrew'in hücresi açılır ve küçük walter'a yalvarmaya başlar ama bir boka yaramaz. finalde de andrew'i mutfak odasının arkasında su'dan boğulmuş bir vaziyette buluruz. sırtında 17121 numarası vardır.

    19. chaos (kaos hehe) richard briantree (meslek manyaklık): 207 numaralı dairede kalır yani bizim komşumuzdur. oldukça psikopat bir karakterdir. sesden hoşlanmaz, ota boka karışır, mike adındaki bir sapığı ağız yüz döver. küçük walter'ı vakti zamanında apartmandan kovar. kendisinin revolver adlı bir altıpatlar magnum'u vardır. kendisini apartmanın önündeki alternate dünyada buluruz. canavarlarla çatışırken çatıdan düşer ve diyalog başlar. bizi görünce şaşırır ama bir yandan da artık normal bir dünyada olmadığını anlar. küçük walter'ı görür ve bir doz daha fırça atar.

    bu bölümde ilk defa hayalet barmenimiz eric walsh'ın üstünde bir kılıç buluruz. bu kılıç bir şekilde eric'i yere saplamıştır. eğer bu kılıcı alırsak eric'de ayaklanır ama siktir edin alın.

    finalde richard'ı kendi dairesinde elektrikli sandalyeye bağlanmış ve ceryanlanmış bir halde buluruz. yardım etmeye çalışırız ama biz de çarpılırız. richard ceryanı yerken bize kekeleyerek "o, çocuk değil. dikkatli ol, o 11121" der ve ölür. o sırada çocukta pencereden dışarı bakmaktadır.

    20. mother (anaaaaa) eileen galvin (mesleği bilinmiyor) : hemen yan dairemizde (303) yaşayan güzel bir dilberdir kendisi. oyunun başında şifonyerin hareket ettiğini görürüz ve kendisini kaldırırız. bir de ne görelim yerde bir silah, duvara yazılmış bir yazı ve duvarda yapılmış bir kazı çalışması vardır. küçük delikten yan tarafa baktığımızda eileen'in yatak odasını görürüz ve dikizlemeye başlarız. yazıda da bizden önce kalan joseph'in daireden çıkmak için duvarı kazdığını ama bir yerden sonra ne kadar kazarsa kazsın ileri gidemediğini anlarız.

    eileen oldukça tatlı bir karakterdir. kah komedi filmi izler güler, kah korku seyreder korkar, kah yerleri süpürür, kah bir şeyler arar, geceki partiye hazırlanmaktadır ama partiye hiçbir zaman gidemez.

    oyunun alternate apartman bölümünde eileen,i kurtarmaya çalışırız çünkü richard öldükten sonra kendi odamızdan richard'ın dairesine bakınca walter'ın bir yeri işaret ettiğini görürüz. işaret ettiği yer de eileen'in dairesidir. oyunun alternate kısmında richard'ın dairesinden dışarı bakınca da eileen'in dairesinin ışıklarının yandığını görürüz ve sıranın onda olduğunu anlarız.

    kendi alternate apartmanımız enteresan bir yerdir. diğer alternate yerlerine nazaran sh çürümüşlüğüne en yakın yerdir. bütün daireleri gezeriz. (önce anahtarları almamız lazım) apartmanda yaşayan bir çok kişinin de hikayesini öğreniriz. ressamından, çok çocuklu aileye, müthiş yemek yapan teyzeden tut, hemşireye,richarddan tut, frank sunderland'e, oyun delisi delikanlıya varana kadar herkesin alt yapısını birazcık çözeriz. walterla ilk defa konuştuğumuz yer burasıdır. elinde oyuncak bir bebek tutar ve bunu bana eileen küçükken vermişti. ben de sana veriyorum der.( almaaaaa) (buradan da walter'ın aslında bir çok kurbanını tanıdığını biliyoruz. ölümler rastgele değiller.)

    neyse finalde yatağımızım dibinde anahtar bulur ve eileen'e koşarız ama geç kalırız. walter, eileen'in ağzını yüzünü dağıtmıştır. küçük walter'da eileen'e bakmaktadır. eileen, k. walter'a "anneni bulabildin mi?" diye sorar ve ölür. (aslında ölmez, küçük walter normal walter'ı engellemeye çalışmıştır. e biz de odaya daaan diye girince walter işini bitiremez) üstünde de 20121 numarası vardır.

    21. recevier of wisdom (bilgeliğin alıcısı) henry townsend (enee biz) (meslek yok. belki biraz fotoğrafçılık). 302 numaralı dairede yaşayan ve oynadığımız ana karakterdir. normalde sh oyunlarında herkes ya kaderinin ya da seçimlerinin bedelini öder ama bu karakter tamamen karambole gelmiştir. adamın tek suçu 302 numaralı daireye taşınmaktır eğer başka biri taşınsaydı o kişi kurban olacaktı.

    bir gün dairesinin çıkış kapısının içerden zincirlerle kilitlendiğini görür. camlar açılmıyor, tv ve telefon çalışmıyordur. ne kadar bağırırsa bağırsın sesi dışarı inleme ve uğultu olarak çıkıyordur. dışarı not gönderemiyor, dışarıdan alınan notları okuyamıyordur.(sadece kan) sadece joseph'in kapı altından yolladığı günlükleri okuyabiliyordur.

    normalde bilge bir adam değildir. bi boktan çaktığı yoktur, kimseyi kurtaramaz hiçbir yere yetişemez. wisdom olmasının sebebi ise her şeye şahit olmasıdır. ayindeki son kişinin wisdom olması için yaşanan birçok şeye şahit olması gerekmektedir bu yüzden walter, sıra bize gelene kadar öldürmeye çalışmaz. bizim o zamana kadar dönen olayı tam anlamıyla çözmemiz gerekmektedir. tuvaletimizde bir hol açılır ve biz bu holden alternate tarafa geçeriz.bu yüzden de ölümünü gördüğümüz kurbanlar belli yerlerde sıkışırken, biz mekandan mekana atlarız. (richard'da da hol vardır ama tek bir yerde tıkılı kalır ) ölen kurbanların yakınlarında placard adı verilen tabletler buluruz. sonradan işimize yarar. oyun içinde gezdiğimiz yerler ise;

    1. metro istasyonu (cyhntia velasquez)

    2. forest (jasper gein)

    3. water prison (andrew de salvo)

    4. near by s. ashfield heights ( richard briantree)

    5. s. ashfield apartment (eileen galvin)

    not: oyun bölümlerinde bir kapı hep arkadan kilitlidir ve üzerinde de "halo of the sun) sembolü vardır.

    şimdi plana göre walter, eileen'i öldürdükten sonra sıra henry'e gelecekti ve daire içinde bu iş bitecekti. hatta sıra tamamlandı diye bizim hol kendisini kapattı ama bir sıkıntı vardı ki o da, eileen'in ölmemiş olmasıydı. henry uyandıktan sonra dışarıdan siren sesleri gelir. eileen ölmemiş ve st. jerome hastanesine götürülmüştür. walter'ın planlar da sekteye uğramıştır.

    biz de daha önceki kurbanların tabletlerini alarak çamaşırhaneye yeni bir hol açar ve hastaneye gideriz.

    hastaneye gittiğimizde walter'ın üstümüze yürüdüğünü fark ederiz. demek ki eileen ile bizi bir temizlemek istemektedir. eileen'i bulup hastaneden kaçmaya çalışırız ama nereye? bulduğumuz bir yazıda kaynağa inmemiz söylenir. halo of the sun sembollü bir kapı ilk defa açılır ve garip bir spiral bölmeye geliriz. devamlı aşağa inerek bir kapıya varırız. içeri girdiğimizde ise bir kapının kilidinin açıldığını görürüz ve bir de ne görelim? metronun halo of the sun kapısından içeri girmişizdir. yani geldiğimiz yerlere bir tur daha geri döneriz. artık odaya döndüğümüzde sağlığımız iyileşmez ve oda yavaş yavaş kendini alternate tarafa geçirmeye çalışır. etraftan bulduğumuz holy candle ile odayı normal hale getirebiliriz. walter da peşimize düşer ve her yerde bizi öldürmeye çalışır. sakın cebelleşmeyin kendisi son ana kadar ölümsüzdür.

    neyse finalde eileen ile birlikte kaynağa döner ve walter'ı öldürürüz.( göbek bağını unutmayın) şimdi biraz geriye sarıp, hayaletlere bakalım.

    öncelikle hayaletler nedir?

    hayaletler, walter'ın kurbanlarıdır aslında. öldükten sonra alternate dünyaya sıkışmışlardır ve oraya gelenleri öldürmeye çalışırlar. bunlarım benlikleri falan kalmamıştır. zaten ölü oldukları için öldürülemezler. bize vurmasalarda çevremizde gezinmeleri bile sağlığımızı düşürür. saint madallion itemi ile bunu atlatabiliriz ama dikkat edin kırılabiliyor ya da itaat kılıcıyla yere mıhlayabiliriz ama onun da sayısı sınırlı daha güçlü hayaletlerde kullanmak mantıklıdır. yani gördüğünüzde kaçın işte amk, cebelleşmeyin. bu arada her kurbanın hayaleti yoktur. olanlara bakarsak;

    eski tip hayaletler

    bunlar henry daireye taşınmadan önceki hayaletlerdir. genel itibariyle güçleri birbirine benzer.

    1. ilk kurban jimmy stone

    2. dördüncü kurban steve garland

    3. onuncu kurban eric walsh

    4. onikinci kurban peter walls

    5. onüçüncü kurban sharon blake

    6. ondördüncü kurban toby archbolt

    7. onbirinci kurban walter sullivan: evet walter'ın kendisi de hayalettir. hatta en güçlü hayalettir. bilinçsiz değildir, havada süzülmez, itaat kılıcı bi boka yaramaz. her türlü silahı kullanır. ormana dönüş bölümünden itibaren her yerde bizi kovar. net ölümsüzdür. distopik dünyayı resmen kontrol eder.

    yeni tip hayeletler

    bunlar ise henry daireye taşındıktan sonra oluşan hayaletlerdir. genel itibariyle hepsinin özelliği ayrıdır. önceki hayaletlerden daha güçlüdürler. sırasıyla

    1. onaltıncı kurban cyhntia velasquez: metroya dönüş bölümünde karşımıza çıkar. saçları önüne düşmüş devamlı hıçkırıyormuş,yakarıyormuş gibi sesler çıkarır.(ilk metro bölümünden dönüşte, hole gittiğimizde aynı sesi duyarız.) itaat kılıcını kesin kez saplayın. yoksa hem metroda hem de farklı yerlerde karşımıza çıkar. kılıç saplaması çok zor bir karakterdir. her yere düştüğünde süzülerek uzaklaşır. saçlarını dokunaç gibi kullanabilir. aşırı uyuz bir hayalettir.

    2. onyedinci kurban jasper gein: ormana dönüş bölümünde karşımıza çıkar. ilk orman bölümünde yandığı için, bu dönüş bölümünde de yanmaya devam ederek bize gözükür. iki üç kez yere düşürdükten sonra kılıcı rahat saplarsınız. çok zorlamaz.

    3. onsekizinci kurban andrew de salvo: water prisona dönüş bölümünde karşımıza çıkar. net havada uçar. bu hayalet devamlı bir şeyler mırıldanmaktadır. çok zor değildir ama işi çok basit halletmek için bir silver bullets sıkın üstüne de kılıcı saplayın. üzerinden anahtar alacaksınız.

    4. ondokuzuncu kurban richard briantree: sokak bölümünde karşımıza çıkar. ilk zamanki gibi çatıdan düşerek gelir. teleportasyon özelliği ve elinde demir boru gibi bir silah vardır. kılıç saplaması aşırı zordur. müthiş hasar verir. kılıç saplamazsanız apartmanda da peşinize düşer. cyhntia ile birlikte en zor hayaletlerden biridir.

    burada billy ve miriam locane kardeşlere ve joseph schreiber'e ayrı bir parantez açacağım. locane kardeşler hayalet değil de yaratık olarak gözükürler.

    joseph'de hayalettir ama şöyle bir fark var. joseph, kendisine öyle bir düzenek hazırlamıştır ki, ölümünden önce bütün odayı mumlarla kutsamıştır. bu yüzden hayaleti bilinçsiz bir şekilde kötü tarafta değildir. walter etkisi, joseph'de işlemez. sokaktan dönüş bölümünün sonunda halo of the sun kapısının sonundaki 302 numaralı odada bulunur. hayaleti silüet şeklinde tavandan baş aşağı sarkmış bir haldedir. oyun başından beri bize notlar gönderip, bizi savaşa hazırlayan, bize olayı çözdüren, bize alternate dünya ve walterla nasıl baş edeceğimizi öğreten ve kendi geçmiş tecrübelerini aktaran kişidir.

    odada gözüktüğünde de bize olayın nasıl işlediğini, sıranın onlarda olduğunu ve neler yapmaları gerektiğini anlatır. bu durumdan kaçamayacaklarını, crimson tome kitabına uyarak walter'ı mutlaka yok etmeleri gerektiğini anlatır. herhalde 50 kez "kill" demiştir. ayrıca 302'nolu odada tuvalet ile yatak arasındaki duvarı kazmayla kırmaları gerektiğini anlarlar ve henry eve dönüp duvarı kırar.

    duvarı kırdığı zaman ekstra bir yer çıkar. bu yerde walter'ın cesedi, ayin malzemeleri ve zincirlerin kilidini açacak anahtarlar çıkar. henry anahtarları takıp, kapıyı açar ve çıktığında bir de ne görsün? bütün apartman alternate tarafa geçmiştir. uzaktan da eileen gelir.

    eileen konusuna gelirsek, kızımız hollerden geçemez. bu yüzden de biz eve döndüğümüzde kendisi mal gibi kalır. eğer ki iyi sonla bitmesini istiyorsanız çok fazla geride bırakmayın, çok darbe almasına müsaaade etmeyin. darbe aldıkça vücudundaki kırmızılıklar daha belirgin hale geliyor.çocuk gibi sesler çıkarıyor bu da final savaşında ölüme daha hızlı gitmesi anlamına geliyor. size bir taktik vereyim. eğer ki eileen çok hasar aldıysa hemen önüne bir holy candle koyun. kendi kendine iyileşiyor.

    eileen apartmana dönüş bölümünde artık iyicene ele geçirilmiş hale geliyor. ana holde walter'a aşırı üzülüyor ve yardım etmek istiyor. frank sunderland'in dairesinde biz göbek bağını alınca, walter'ım doğum anlarına dönüyoruz ve başımız çatlıyor. bu sürede eileen ele geçirilmiş gibi ben gideceğim diyor ve gidiyor. tek fark ise bize walter'ı durdurmanın tek yolunun bu olduğunu söylemesidir.

    çanlar çalarken eve gidiyoruz. walter'ın cesedinin aşağısındaki yere bakıp içine giriyoruz ve ana rahmi gibi bir yerde cenin pozisyonunda uyanıyoruz. (göbek bağını unutmayın)

    burada da ana rahmi gibi bir makine etrafında kan havuzu olan bir yerde dönmekte ve eileen buraya sürüklenmektedir. artık tamamen ele geçirilmiştir. bir tane de walter'ın gerçek formu gibi duran bir canavar vardır. o canavar anne değil, walter'ın gerçek benliğidir. neyse hayalet walterla'da burada kapışırız. crimson kitabındam öğrendiğimize göre şeytana kendi parçasını yerleştirmemiz gerektirmektedir. bu yüzden göbek bağını canavara gömeriz yoksa walter ölümsüz kalır. ondan sonra öldürdüğü ruhlardan aldığımız mızrakları yaratığa saplayıp, finalde artık ölümlü olan walter ile kapışıp onu öldürürüz. eğer ki hızlı olmazsak eileen makineye kapılıp ölür. walter ölürken annee diye inler. küçük walter ise 302 numaralı odanın kapısını çalarken ölür ve ironik şekilde kapı açılır. neyse yaratıklara geçelim.

    bu alternate dünyayı kuran walter olduğu için, bütün yaratıklar walter ile alakalı imgelemelerden oluşur.

    sniffer dogs: oyunun başından itivaren her yerde karşımıza çıkan uzun dilli köpeklerdir. walter'ın küçükken, steve garland'ın pet shop'una gittiğinde az kalsın bir köpek tarafından ısırılıyordu. hatta garland bu yüzden öldürüldü. walter'ın köpek korkusunu temsil eder. uzun dili de göbek bağının yansımasıdır. bu köpekler kördür ama sese duyarlıdır. yanlarından yürüyerek geçerseniz hiçbişi yapmazlar.aynı zamanda cannibalism vardır.

    ghosts: yukarıda anlattım. walter'ın öldürdüğü kurbanlardır.

    hummers: bızzzzz diye ses çıkaran kolay ölen sinekle, yarasanın çiftleşmiş versiyonudur. walter'ın ormandaki wish house yetimhanesinde büyürken böceklerden nefret ettiğini biliyoruz. bunun yansımasıdır.

    twin victims: billy ve miriam locane kardeşlerin hayalet değilde yaratığa dönüşmüş halleridir. nedeni tam bilinmemekle birlikte ikiz oldukları için ruhlarının bir olduğu bu yüzden hayaletşemeyip yaratık kaldıkları tahmin edilmektedir. koskocaman iki tane el üzerinde dururlar. bizi gördüklerinde birbirlerine "receiver of " diye fısıldarlar. demir boruyu verin ağzına gitsin.

    gumhead: sokak bölümünde karşımıza çıkan maymun gibi yaratıklardır. vücutları kanserli ve suratları balmumundan yapılmış gibidir. küçük walter'ın insanları tamamen güvenilmez olarak nitelendirdiği için imgelediği yaratıklardır. bazıları golf sopası taşır, sıçrama özellikleri vardır. baltayı ağzına doğru vurun. zorlu yaratıklardır.

    patient: hastanede karşımıza çıkan kallavi büyüklükteki yaratıklardır. hastaneye gittiğimizde walter, bu yaratığın karnını daha doğrusu rahmini kurcalar vaziyetteydi. sonra geldiğimiz zaman yaratık canlanmıştı. kadın şeklindedir. yani walter'ın kadın/rahim/doğum denklemindeki nefreti ve onları tedavi etmeye çalışan bir doktormuşçasına düşüncesinin imgelemesidir. bu yaratık silahlıdır. vurulduğu zaman geğiriyormuş gibi bir ses çıkarır ama yavaştır. tek tekmeyle bir süre ölmeyebiliyorlar aman dikkat!!!!

    wallmen: duvarlardan auraaahghhh sesiyle çıkıp, bizi tokatlayan yaratıktır. ilk defa metro yürüyen merdiveninde çıkar. walter'ın sıkışmışlık ve klostrofobisini gösterir tabi başka teorilerde var. bunlar hareket edemezler ve seri tokatlarlar. o yüzden geçerken önce bir kurşun sıkın sonra yakın dövüş silahıyla vuracaksanız vurun yoksa kaçın. vurduğu zaman sağlam uçuruyor.

    toadstool: hapishanede karşımıza çıkan böyle soluncanla çimen arası bir şey. yani büyümeyi ve göbek bağını temsil etmekteler diye düşünüyorum. öldürmesi kolay, uğraşması zor bir yaratık.

    tremer: bildiğin sülüktür. küçük walter'ın bir arkadaşı wish house'da su içerken içinden siyah bir şey geldiğini söylemişti yani daha doğrusu okumuştuk. walter bunlardan nefret ederdi. eğer değerseniz canınız azalır. bu yüzden ezin geçin.

    wheelchair: hastanede karşımıza çıkan kendiliğinden hareket eden sandalyelerdir. eğer değersek temiz hasar verir ve enteresan tarafı eğer yaklaşırsak sanki hayalet geliyormuş gibi cızırtı sesi çıkar ve başımız ağrır. bunun yanında dikkatli bakarsak sandalyelerin gölgelerinde insan gölgesi görürüz. bu da walter'ın dünyasında görmediğimiz altı hayalete işaret ediyor. bunun yanında walter'ın hastane nefretini üstte anlattık.

    greedy worm: büyük solucandır. bize zarar vermezler. tamamen göbek bağını temsil ederler. bazı yerleri birbirine bağlarlar. bazı yerlerde vücudunu bazı yerlerde kafasını görürüz o kadar.

    bottom: gumhead ile twin victims'ın çiftleşmesi gibidir. koca iki el üzerinde durur ama üst kafası sakız gibidir. alt taraftaki kafa ise erkeksi bir halde, çığlık atar gibidir. bizi gördüğünde "wisdom" diye fısıldar. twim victimsden iki kat daha zordur. walter'ın ailesinin onu terketmesi üzerine duyduğu nefretin sembolüdür. apartmana dönüşte görürüz sadece.

    the one truth: joseph'e gitmeden önceki son duraktır. the wall men'in 10 kat büyüğü ve güçlüsü yaratıklardır. duvarlardan sarkarlar ve gene çıkarlar. içlerinden sadece bir tanesi gerçek, diğerleri kopyadır. zaten gerçeğe vurduğunuzda hepsi darbe alır. bizim gerçekleri tamamen öğrenip öğrenmediğimizin sembolünü taşırlar.

    eileen head:

    hastanede sandalyelerin olduğu odalardan birinde çıkar. odaya ters açıyla gireriz, ilerlediğimizde duvar boyunda eillen'in kafası bizi karşılar. suratı yara içindedir ve gözleri fıldır fıldır bizi takip eder. walter'ın işini bitiremediği için duyduğu endişedir. aynı zamanda bu yaratık inler. sanki mastürbasyon ya da seks yapıyormuş gibi. zararsızdır.

    conjurer: son final bossundaki gerçek walter formudur. walter'ın intihar etmeden önceki son hali gibidir. walter'ın fetüsten doğarmışçasına hareketlerinin temsilidir. göbek bağı ve mızrakları buna saplamamız lazım yoksa walter'ın hayaletini öldüremeyiz.

    geçelim silahlaraaa

    steel pipe: evin tuvaletinde bulduğumuz klasik demir boru. orta seviyede gücü gayet tatlı bir silahtır. menzili uzundur.

    aliminium bat: aliminyum beyzbol sopasıdır. albert'ın spor dükkanında buluruz. gayet iyi silahtır.

    pistol: bildiğimiz tabancadır. 12 mermi alır ve eh fena değildir. mermi sıçmadığımız için az ve öz kullanmakta fayda var. aynı zamanda silver bullets diye bir mermi de alır. hayaletleri yere serer ama çok azdır.

    paper cutting knife: bildiğin falçatadır. hastanede buluruz. çok güçsüzdür ama seridir. bi numarası yoktur.

    rusty axe: sokak bölümünde barda buluruz. en güçlü yakın dövüş silahıdır. full güç uygulandığında yaratıkları zıplatır.

    golf club: çeşitli büyüklükteki golf sopalarıdır ama kırılırlar.

    torch: orman dönüşünde bulduğumuz meşaledir. evde yağlayıp sonrs ormanda yakarsak daha iyi bir silah olur.

    wine bottle: bizim dolaptaki boş şarap şişesidir. kırılır ve bir boka yaramaz.

    revolver: richard'ın magnum'udur. oyundaki en güçlü ateşli silahtır. kodumu oturtur. mermisi aşırı azdır. walter'a saklayın!!!!

    stun gun: hapishane dönüşünde kanlı yatak pazılını çözerseniz sahip olursunuz. etkili ama menzili kısadır. eileen üzerinde denesenize biir..hihihihi

    bag: eileen'in el çantasıdır. hastanede buluruz. bu silahı sadece eileen kullanır ve çok güçsüzdür.

    riding crop: bildiğin atlara vurmak için kullanılan silahtır. metro dönüşünde buluruz silahı sadece eileen kullanabilir. temiz vurur.

    chain: orman dönüşünde wish house'da buluruz. sadece eileen kullanır. zincirle çötenek çötenek vurur ama ses çıkarır.

    nightstick: kamçı. hapishane dönüşünde buluruz. eileen için en güçlü ve en seksi silah budur.

    submachine gun: oyunu 9 yıldızla bitirip brand new fear'a girmeniz lazım. apartmanda buluruz. bu taramalı silahı sadece eileen kullanır. daşşaklı bi hasarı vardır.

    chainsaw: oyunu bir kere bitirdikten sonra brand new fear'a giriyoruz. ormanda silahı alıp yaratıj doğruyoruz bu kadar basit.

    oyun sonları:

    escape:

    1. eileen kıyma olmayacak

    2. oda ya tamamen ya da çoğunlukla temizlenecek.(holy candle)

    hepsinde aynı şekilde walter sendeleyip düşecek. elini havaya kaldırıp anaa anaa deyip ölecek. küçük walter da 302 nolu dairenin önünde ölecek. etraf sallanacak falan filan. hepsine aynı şeyi yazmayacağım anlayın artıkın...

    henry, eileen'i hastanede çiçeklerle ziyaret eder. eileen"artık yeni bir yere bakmalıyım" diyecek. gülüşmelerle son bulacakkkk.

    2. mother:

    1. eileen kıyma olmayacak

    2. oda kaderine bırakılacak.

    hastane ziyaretinde eileen "benim south ashfield apartmanına geri dönmem lazım" diyecek yani hala ele geçirilmiş halde olacak. sonra kamera 302 nolu odayı gösterdiğinde oda tamamen ele geçirilmiş halde olacak.

    3. eileen's death:

    1. eileen yağsız kıyma olacak

    2. oda temizlenecek

    henry yatağınım başında umutsuz ve kederli bir şekilde oturacaktır. radyoda eileen'in hastaneye götürüldüğü ama kurtarılamadığu haberi gelecek, henry mahvolacaktır.

    4. 21 sacraments:

    1. eileen'in filetosu çıkacak

    2. oda ele geçirilecek

    küçük walter ele geçirilmiş odaya girip "bundan sonra sonsuza kadae birlikteyiz diyecek". radyoda da "henry,eileen ve geri kalanların öldüğü haberi gelecek.

    ekstralar:

    1. kapı gözünden dışarı baktığınızda ilk 15 kanlı el izi görürsünüz. bunlar walter'ın kurbanlarıdır. sayı arttıkça el izi sayısı artar ama eileen'de yarım yamalak bi iz çıkar çünkü eileen ölmemiştir.

    2. eğer eileen'i gözetlemezseniz, kapı gözünden baktığınız zaman kanlı bir yazı çıkar. "arada sırada komşularınızı kontrol etmeniz gerekebilir" o yüzden eileen'e bakın.

    3. eileen'in yatağında silent hill oyunun maskotu robbie the rabbit oyuncağı ters bir haldedir. hastane bölümünde ise eileen'e bakarsanız, oyuncağın size bakıp işaret ettiğini görürsünüz. bu da sıranın bize geldiğine işarettir.

    4. oyunun bir yerinde camdan dışarı çok bakarsanız, kesil bir kafa önünüzden geçer.

    5. oyunun apartman kısmına gelip kapı gözünden bakarsanız, walter kapıyı tıklatıp gider.

    6. ev ele geçirilmeye başlandığında kapı gözünde bir kan görürüz eğer gidip bakarsak, ağzımız yüzümüz kan içindeki hayalet formumuzu görürüz. derin ve kesik solukları alır ve kafası titrer.

    7. holden farklı bölümlere gideriz ama her bölümde holden farklı bir ses gelir. bir yerde ayin sesleri gelirken, orman bölümüne gideceğimizde ölen cyhntia'nın hayalet sesleri, water prison bölümünde de çocuk sesleri gelir.

    ve yazı biter.
5 entry daha