şükela:  tümü | bugün
107 entry daha
  • ilk olarak;

    (bkz: #88962879)

    yani sağlığa zararlı olabilecek kısım konuşulacaksa görünür bölgenin enerjisi yüksek olan kısma kayan bölümü konuşulmalı. morötesi(ultraviyole), x ışınları ve gama ışınları. diğerleri zararsız.

    bilindiği üzere güneş kremleri bizi ultraviyole ışınlarından koruyor. dikkat edenler olmuşlar bu kremlerin üzerinde uva ve uvb yazıları görülür. bazen uva + uvb şeklinde yazar. bazen de yuvarlak içine alınır. mesela;

    https://productimages.hepsiburada.net/…24556594.jpg

    https://productimages.hepsiburada.net/…11438898.jpg

    uva dediğimiz ışın güneşten yeryüzüne ulaşan gelen ışınların %95'ini oluşturuyor. en fazla maruz kalınan ve görünür bölgeye en yakın olan kısım burası. az zararlı sayılabilir tamam ama yaşlanmayı hızlandıran bir etkisi de var. aynı zamanda uva o kadar masum da değil. çünkü solaryumlarda uva kullanılıyor ve solaryum kullananlarda cilt kanseri oranı daha fazla.

    uvb ise yeryüzüne ulaşan ışınların kalan kısmını oluşturuyor. azlar fakat enerjileri çok yüksek, dolayısıyla kanser yapan uv türü bu.

    bir de uvc var. onlar ozon tabakasında tamamen soğuruluyorlar. soğurulmasa bittik.

    ama diğer yandan da şöyle bir şey var. vücudun d vitamini sentezlemesine yol açacak olan ışın türü de uvb. çok uzun süre olmasa bile bu uvb ışınlarına ihtiyacımız var. yani bu ışın insan vücudu için hem yararlı hem zararlı.

    kanser güneş altında ne kadar kalındığıyla tabii ki alakalı ama, kaser asıl şiddetli yanıklı güneşlenmeye ne kadar maruz kalınırsa o kadar artıyor. plaja beyaz gidilip kırmızı dönülen durumlarda olduğu gibi.

    bir de güneş kremlerinin üzerinde spf yazan bir bölüm var. sun protection factor. yanında da 40, 50, 60 gibi sayılar var. spf 40 yazıyorsa senin vücuduna gelen uvb'nin 1/40'ını derinin içinden geçiriyorum diyor. dolayısıyla spf 50, 60 şeklinde gittiğinde koruyuculuğu artıyor. ama sadece uvb'ye karşı.

    bu demek oluyor ki güneş kremi sürdüğümüzde uva'nın ne kadarının vücudumuza geçtiğini bilmiyoruz. güneş kreminin üzerinde ekstradan uva'nın ne kadar süzüldüğüne dair bir bilgi yoksa risk sayılabilir. hadi hepsini koruyan yüksek faktörlü bir güneş kremi var. evden çıkarken sürdünüz, tüm gün güneşte kaldınız. denize girmeseniz bile gitti onun koruyuculuğu. en az 2 saatte bir yenilenmesi gerekiyor.

    farklı tiplerde güneş kremleri var. beyaz iz bırakan, iz bırakmayan, sprey şeklinde vs. burada biraz pazarlama stratejisi giriyor. hani laktozsuz sütlerin içine aslında laktozu inaktive eden laktaz eklenir de üzerine laktaz eklenmiş yazmaz, laktozsuz yazar ya burada da o mantık var. insan içine bir şey eklenen ürünü almakta biraz çekiniyor. güneş kremlerinin içine de bazı organik ve inorganik maddeler ekleniyor. inorganik eklendiğine bu güneş ışınını yansıtan krem haline geliyor. bunlar dağılmayan beyaz iz bırakan kremler. daha güvenilir. organik olanlarsa uv ışınlarının enerjinin deriye geçmesine izin vermeden absorbe edenler. bunlar şeffaf, daha estetik. fısfıs olanlar da bu şeffaf olanlara giriyor. ama kullanılmaması gereken tür tam olarak bu. tamam sürmesi daha kolay ama havaya da dağılıyorlar. ve bunların solunması çok zararlı.

    *kaynak mı desek, derleme mi desek yoksa yardım mı desek bilemedim;

    (bkz: açık bilim)
74 entry daha

hesabın var mı? giriş yap