şükela:  tümü | bugün
411 entry daha
  • once upon a time in hollywood, hippi akımının yükselişte olduğu yıllarda hollywood dünyasına kendini kabul ettirmeye çalışan aktör rick dalton (dicaprio) ve dublörü cliff booth’un (brad pitt) hayatından bizlere kısa bir kesit sunuyor. film, charles manson müritlerinin en çarpıcı cinayetlerinden biri olan ve ünlü yönetmen roman polanski’nin hamile eşi sharon tate’in (margot robbie) de aralarında bulunduğu 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan 1969 tarihli beverly hills cinayetinin paralelinde geçiyor ve bu olayı filmle bağlayan bir nokta var: rick dalton’ın, roman polanski ve eşi sharon tate’in komşusu olması.

    hem amerika’nın en skandal olaylarından birine iki kurgusal karakter ekleyip hem de kendi tarzına uyan bir film çekmek, tarantino dışında başka hiçbir yönetmenin kolay kolay kalkışabileceği bir iş değil. ve bana göre tarantino, beklentilerin bu denli yüksek olduğu bir atmosferde böylesine hassas bir konuyu, filmografisine oldukça yakışır bir şekilde işleyebilmiş. kendisinin sinemaya bakışını çok seven biri olarak filmden inanılmaz bir şekilde keyif aldığımı söyleyebilirim. özenle seçilmiş film müzikleri eşliğinde dicaprio-brad pitt ikilisinin başrolde olduğu bir dönem filmi izlemek, gerçekten çok farklı bir deneyimdi.

    biraz da oyunculuklardan bahsetmek gerekirse, filmde ne yazık ki pasif bir margot robbie performansı izliyoruz. robbie, filmin pazarlamasında öne çıksa da; filmde durum kesinlikle öyle değil. al pacino da aynı şekilde. yani bu ikilinin filmdeki ağırlığı konusunda beklentilerinizi yüksek tutmamanız iyi olabilir. ancak brad pitt ve dicaprio ikilisinin performansları konusunda beklentilerinizi istediğiniz kadar yükseltebilirsiniz. istediğiniz kadar.

    kısaca, once upon a time in hollywood öyle keyifli bir filmdi ki; filmden çıktığımda tüm tarantino filmlerini yeniden izlemek istedim. film özelinde, beklentileri karşılıyor ya da karşılamıyor konusuna girmek istemiyorum. bu aslında sizin filmden ne beklediğinize bağlı çünkü tarantino’nun eski filmlerini de göz önünde bulundurursak, kendisinin vadettiği şey yine çok farklı değil. p.s: bolca ayak izliyoruz. bolca.
1289 entry daha