şükela:  tümü | bugün
130 entry daha
  • "iran devrimi" dediğimizde, aklımıza ilk önce 1979 senesi gelir ancak bundan önce de iran'da önemli bir devrim gerçekleşmiştir: 1905'te başlamış olan inkılab-ı meşrutiyet. iran'da meşrutiyetin ilânı, aslında osmanlı'da da gördüklerimiz ile pek çok açıdan benzerlik göstermektedir. meşrutiyet yanlısı osmanlı aydınlarının iranlı meşrutiyet taraftarlarını etkilediklerini söyleyebiliriz.

    mescid-i süleyman'da büyük bir petrol sahasının keşfedilmesini takiben, ingilizler anglo-persian oil company'i kuruyorlar ve bu firma, iran'dan petrol çıkaran ilk şirket oluyor. bilin bakalım bu şirketin günümüzdeki ismi ne?

    bp. (bp ismini 1954'te alıyor)

    şirketin müthiş ayrıcalıklara ve güce sahip olduğunu belirtmeme lüzum yoktur sanırım. zira rıza han'ı, yaptığı darbede destekleyerek rıza şah pehlevi'ye dönüştürenler ingilizlerdir. pehlevi hanedanı ise pek köklü bir hanedanlık değildir, bu hanedandan şah olmuş isimler yalnızca rıza şah pehlevi ve oğlu muhammed rıza pehlevi'dir. rıza şah'tan önce iktidar, kaçar hanedanlığı'nın elindedir. rıza han ise o dönemde kazak birliği komutanıdır. iktidarı ele geçirip kendisini şah ilân etmesi 1925 senesine tekabül eder.

    rıza şah, 1930'larda iran'ı daha seküler bir devlet hâle dönüştürmüş, modernize etmiştir. tüm bu reformlar din adamlarınca eleştirilmiştir. bu durum pek şaşırtıcı değildir, iran'da ulemaların politik güç elde etmesi 1500'lere dayanır. rıza şah dindarlara pek tolerans göstermemiştir. iran'daki çoğu din adamı ırak'a kaçmak zorunda kalmıştır.

    ingiltere rıza şah'ı her ne kadar kendi elleriyle iktidara getirmiş olsa da, rıza şah iktidarı boyunca ingiltere'nin iran üzerindeki hakimiyetinden rahatsızlık duydu ve yapılan petrol anlaşmalarını feshetti. ingiltere'den petrol gelirinin %5'lik daha fazla bir dilimini talep etti ve ingiltere bu talebi kabul etmek durumunda kaldı. (ondan önce de %16'lık gibi komik bir oranı iran'a bırakıyorlardı)

    2. dünya savaşı'nda ise gerilim doruk noktaya ulaştı, çünkü rıza şah ruslara iran üzerinden mühimmat gönderilmesine izin vermedi. binaenaleyh ingiltere ve rusya iran'a girdi. iran ruslardan aldıkları silahlarla ruslara karşı direnemedi. rıza şah iktidarı bırakmak zorunda kaldı, uzun süren diplomatik gayretler neticesinde muhammed rıza'nın başa geçmesine göz yumuldu.

    2. dünya savaşı'nın bitimini takiben ingilizler, iran'da başka partilerin de yönetime dahil olabilmelerine izin verdiler ki bunun ekmeğini yiyen komünist parti oldu. (bkz: tudeh) 1951'de muhammed musaddık, başbakan olarak atandı ve mensup olduğu milliyetçi parti ile "iran kitlelerinin partisi" olarak da karşımıza çıkabilecek olan komünist tudeh partisi arasında güçlü ilişkiler kurarak ingiltere'nin çıkarlarına zarar verecek olan bazı reformları uygulamaya geçirdi. bunlardan en mühimi petrolün ulusallaştırılması idi. petrolün ulusallaştırılmasının ucu ingiltere'ye dokunduğundan, cia ve ingiliz istihbaratı el birliği ile musaddık'ı makamından indirmeyi başardılar.

    sözünü ettiğimiz iki politik parti ise, 75 yılında şah tarafından kapatılarak tek bir parti altında birleştirildi, bu da otokrasiyi daha da güçlendirdi. muhammed rıza pehlevi ise iktidarı süresince ile iran'ı modernleştirmeyi sürdürdü. asıl yatırımlarını eğitime ve endüstriye yaptı. kadınlara oy kullanma hakkını verdi. kapitalist modern ekonomiye dönüşümü sağladı ve tüm bu reformlar beyaz devrim olarak tarihe geçti.

    ayetullah humeyni ise bu noktada devreye girdi. zaman şiiliğin, kâfirlere karşı savaş verme zamanıydı. humeyni şah rejimine karşı taraftar topluyordu. 87 yılının ocak ayında ise, bir iran gazetesinde humeyni'nin sömürgecilere hizmet eden bir ingiliz ajanı olduğu öne sürüldü. (bu sırada humeyni paris'te)

    gazete

    gösteriler bundan sonra başladı. bu gösteriler ilk etapta büyük çaplı değildi, bir islâm devrimi olarak değil, yönetime karşı ekonomik sebeplerden ötürü çıkmış sıradan bir isyan olarak başlamıştı. lakin hükumetin göstericilere karşı silahlı kuvvetlerini kullanması olayları alevlendirdi. protestolar gitgide büyüdü.

    isyan bastırılamayınca muhammed rıza pehlevi iran'dan kaçtı. humeyni 1979'da iran'a döndü ve devrimin siyasi ve ruhani lideri oldu. böylece eski dikta rejiminin yerini, şeriat soslu yeni bir dikta rejimi aldı.

    sözün özü: ingiltere, 1900'lerde iran'da her ne olmasını istedi ise iran'da o oldu.
13 entry daha