şükela:  tümü | bugün soru sor
33 entry daha
  • yazdığı karamsar yazıların hepsi doğru olan cumhuriyet gazetesinin manşeti. diğerleri yazmadığı için cumhuriyet'in yazdıkları yanlış olmuyor malesef.

    apolitik, siyasi kültüre sahip olmayan, yükselemeyen, malesef yerlerde sürünen yeni nesil tarafından bir gazetede manşet oldu diye anlaşılması beklenemeyen bir tehlike var, bunu reddetmek için o kadar çırpınıyor ki insanlar, aymazoğlu ile kundakçılar oyunundaki bunaltan mesaj kaygısının ne kadar haklı olduğunu düşünmeye başladım.

    bir yandan ülke yönetiliyormuş gibi yapılıyor, diğer yandan yaratılış hikayesi bilimsel müfredata ekleniyor, yeterliliği olmadığı için binlerce(evet binlerce) yetkinlikten uzak insan vekaleten mevkilere atanıyor, hükümetteki bakanın eşi devleti dava ediyor, kazansın diye savunma yapılmıyor, başbakan kullarını azarlıyor, küfrediyor, hiçbir zaman olmadığı kadar yalaka ve satılmış medyaya dahi desteğini yeterli bulmadığı için saldırıyor, bağımsız savcılar birilerinin işine gelecek diye düzmece iddianameler hazırlıyorlar, insanlar aylarca haksız yere tutuklu kalabiliyorlar, her türlü hukuksuzluk insanların gözüne sokula sokula utanmadan yapılabiliyor, insanların içki içebilecekleri "kırmızı" bölgeler yaratılıyor, açıkça ayrımcılık yapılıyor, avrupa birliği'ne girme ve mevzuat uyumunu sağlama kisvesi altında her türlü ödün veriliyor, adını ağızlarından düşürmedikleri allahın verdiği cana sahip hayvanlar belediye eliyle işkence edilerek katlediliyor(ab uyumu çerçevesinde herhalde), din olarak sadece sünni-islam varlığı kabul edilerek hareket ediliyor, sünni faşizmin varlığı yetmezmiş gibi bir de saçma salak, bir türlü çözülemediği iddia olunan başörtüsü komedisiyle mazlum edebiyatı yapılıyor, bir de tabi ki her iktidar döneminde olan ve fakat hepsinin yanında kalmış diğer konular, ihale fesatları, mecliste saygısızlıklar, belatına vurmalar, kemal unakıtan(o gider başkası gelir) vakası, şantajlar...

    cumhuriyet gazetesinin, demokratik laik cumhuriyet destekçisi fakat bir o kadar da aymaz her insanın en azından bu soruyu kendine sormasını sağlamak için yazdığı manşete bok atmak o kadar kolay ki, bu iktidarın ne amaçla, ne kadar kararlı adımlar attığını görüp tedirgin olmak, bir şeyler yapmak yerine bunu tercih ediyor insanımız.

    martin niemöller, diğer tüm bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılar gibi, yılan kendisine "sıra sende!" diyene kadar kılını kıpırdatmamanın sorumluluğunu en azından itiraf etmişti, siz bunu yapabilecek kadar olgun musunuz?
85 entry daha