şükela:  tümü | bugün
67 entry daha
  • yer: ankara esenboğa havalimanı
    tarih: 12 mart 1987

    (istanbul'a bir metreye yakın, ankara'ya yarım metre kar yağdığı günün gecesi. yurtta karayolu ulaşımı felç.)

    uçuşun olup olmayacağı belli olmayan sekiz saatlik bir bekleme sonunda, erzurum'dan gelen thy uçağı diyarbakır'daki yolcuları almış, uçak içinde de bir saat beklettikten sonra, kaptan pilotun "ankara'da pistte şu anda otuz santim kar var, inemezsem adana'ya ineceğim" anonsuyla hareket edilmiş ve kaptan mükemmel bir şekilde esenboğa'ya inmişti. herkes şaşkın yorgun, valizlerini almak üzere terminal binasında ilerlerken,

    "amına koduğumun orospusunun peşinde ne geziyosunuz lan?" şeklinde bir höykürmeyle irkildim. (höykürme daha ağır kelimelerden oluşuyor olabilirdi ama fazlası yok yani). dönüp baktım bu abi. yanındaki bi kaç adamı böyle süslü sözlerle motive ediyor, onlar da "tamam abi" filan diyerek yumuşatmaya, sakinleştirmeye çalışıyorlar. nıç nıç diyerek yürüdüm uzaklaştım.

    aylar sonra gazetede filmin haberinden anladım ki, bingöl'de çekilmekte olan katırcılar filminden dönüyorlardı. uçağa onlar erzurum'da, ben diyarbakır'da binmiştim. o zamanki adıyla yeşilköy'de pist kapalı olduğu için ankara'ya inmek zorunda kalmışlardı. arkamdaki koltukta oturan kar yanığı tenli ve muhteşem sesli afet de ayşegül aldinç olsa gerekti. nası da tanıyamamıştım. iniş sırasında ingilizce bir şarkı mırıldandığını ve inişten hemen sonra da "o ne biçim inişti öyle ya? avuçlarım terledi." dediğini hatırlıyorum.

    allah için, okkalı küfrediyodu ama abi. hakkını vererek böyle.

    yolculuğun en güzel ve en tatlı tarafı ise, uçakta olduğundan haberimizin olmadığı sakıp ağanın, business class perdesini bir anda açıp, pilotun adana anonsu üzerine galeyana gelen yolculara hitaben "adana'ya inersek hebinüz misafirümsünüz!!" diye bağırması ve galeyanın, yerini bir anda alkış ve neşeyle karışık şaşkınlığa bırakmasıydı.
402 entry daha