şükela:  tümü | bugün
673 entry daha
  • baştan sona spoiler:

    bir zamanlar hollywood'da amerikan yaşam tarzına sapına kadar sahip çıkanlarla amerikanlaşmayı reddedenler arasında yaşanan çatışmayı ve bunların arasında kalan taklit-insanları irdeler. öncelikle rick ile cliff arasındaki ilişkiyi doğru okumak gerekir.

    cliff yalnızca filmlerde rick'in dublörlüğünü yapmaz. gerçek hayatta da onun dublörüdür. sondaki çatışma sahnesinin büyük bölümünde cliff çatışır. rick ise çatışma tamamlanırken artık tamamen etkisiz kalmış, havuza düşen kadını film kahramanı gibi bir pozda yakarak cliff'in rolünü çalar. alkışlar cliff'ten çok rick'e gider. polis saçmasapan da olsa (polis anlamsızca olayın saatini netleştirmeyle uğraşır) sorularını rick'e sorar. tate'in misafirleri rick'le sohbet eder. bütün tehlikeyi cliff bertaraf etmesine rağmen son karede sharon tate ve doğmamış oğlu, rick'e sarılır. cliff filmlerde olduğu gibi yine perde gerisinde kalmıştır. filmin açılış sahnesindeki kısa söyleşi (o benim dublörüm, benim omzum yaralanacağına onun yaralanması daha az maliyetlidir) filmin sonunda gerçeğe dönüşür. cliff hastaneye kaldırılırken rick, seyircileri selamlar. bütün film boyunca cliff'i rick'in dublörlüğünü yaparken yalnızca bir kez görürüz. italya'da çekilen filmde araba açık köprüden geçerken. onda bile aslında ekranda yoktur. tarantino bunu mimlemek için kareyi dondurup cliff yazar. cliff'ler bu dünya için bir hiçtir.

    bütün film boyunca rick'in "namuslu ve çalışkan" amerikan genci rolünde alnının teriyle filmlerde oynayıp servet yapmasını izleriz. tarantino rick'i alkışlamamızı bekler. filmlerde 8 yaşında kız çocuğunu fırlatıp rehine isteyen karakteri oynayan rick'in karşısına savaş yüzünden topal kalmış bir adamı ya da bir binbaşıyı çıkarır yönetmenler. rick, bu kötü adamları shakespeare'den esinlenerek oynadıkça kariyeri yükselişe geçer. rick'in filmlerde alt ettiği savaş gazileri tarantino'nun yüz vereceği tipler değildir. çünkü o gaziler de başka amerikalıları öldürerek gazi olmuştur. tarantino iç savaşı lanetler ama vietnam savaşı'nı umursayan hippi kızı bir fetiş objesine dönüştürerek (cliff'e oral seks teklifi, bulunduğu her sahnede aptalca dans etmesi, sürekli vücudunu teşhir etmesi vs...) vietnam savaşı'na karşı çıkanları yerin dibine sokmayla meşgul olur. tarantino'ya göre amerikalılar birbirini öldürürse bu gereksiz şiddet, başkalarını öldürürse bu olması gereken şiddettir. rick de olması gereken amerikan tiplemesidir. oysa rick gibilere sürekli kötü adam rolleri verilir. iyi adam rolü verilen oyuncunun soyadı "madrid"dir. total yabancı. rick harika bir arabayla evine dönerken, madrid'i oynayan oyuncu döküntü bir motosikletle evine döner. tarantino her fırsatta rick'in tarafını tutar.

    cliff için dünya rick'ten müteşekkildir. hippi, arabanın lastiğini indirdiğinde ona bu hareketi için sinirlenmez. patronunun arabasına zarar verdiği için sinirlenir. ağzından çıkan ilk laf da "bu araba patronumundu" olur. hippi, lastiğe bıçak sokarak rick'in arabasına ve dolayısıyla rick'e tecavüz eder. bıçak amerikan solunun penisidir. eğer amerikan solu ve hippiler gibi özgürlükçü tipler rick gibi örnek vatandaşlara tecavüz etmeye kalkarsa bu kişilerin ağzının burnunun kırılması gerekir tarantino'ya göre. cliff de adamın ağız çevresini kana bular. açık ve kanlı bir ağızla bu açıkça vajinaya sembollenir. rick'e tecavüz etmeye kalkan hippinin yüzü vajinaya dönüşür.

    cliff'le rick'in ev hayatı uzun uzun karşılaştırılarak gösterilir. rick'in evi sterildir, cliff'inkini ise bok götürür. rick, leziz görünümlü içkiler hazırlar, cliff kirli tabaklarda basit makarnalar hazırlar. ondan da beteri ise köpeğe verdiği mamadır. rick'ten cliff'e, cliff'ten köpeğe doğru aşamalı bir ucuzlaşma gösterilir. olması gereken rick'tir ve bir kez daha o övülür. köpek ise cliff'in dublörüdür. çatışma sahnesinde de bütün işi köpek görür. cliff varken rick, köpek varken de cliff'in elini kana bulamasına gerek yoktur. cliff, ancak köpeğin yaraladığı saldırganları bertaraf eder. rick de cliff'in yaraladığı kızı yakar. amerikan dünyası dublörler dünyasıdır. bu bir zaman sonra bütün finans sistemine de uyarlanacak bir hiyerarşidir. tarantino evreninde en altta köpekler vardır: işçiler. bir hareketinizle sizin en tehlikeli işlerinizi görecek değersiz köpekler.

    charles manson da dublörler kullanır. filmde manson'ın sadece bir sahnede, kim olduğu bile tam belli olmadan gösterilmesi tarantino'nun hesap hatasıdır. rick'le manson'ı karşılaştırırken manson'a yeterince eğilmemiştir. charles manson hakkında ancak film dışı bilgilerimizi kullanmak zorunda kalırız bu yüzden. tarantino'nun amerikan solu ya da özgürlükçü amerikan tiplemesine örnek olarak seçtiği tiplemenin gerçek bir seri katiller lideri olması filmin tarafsızlıktan hiç nasibini almamış olduğunu gösterir. film boyunca gösterilen tüm hippiler ya tekinsizdir ya da pussy gibi (kızın adı bile cinsel referans içerir) ucuzlaştırılmıştır. film boyunca çalan şarkıların bir kısmının hippi kültüründen gelmesi ise tarantino'nun büyük çelişkisidir. manson da rick gibi dublör kullanır dedik. kendi öldürme itkisini harekete geçirir ama kimseyi öldürmez. bunun yerine zaten loser karakterler olan tex ve arkadaşlarını cinayetlere telkin eder. işler sarpa sarsa bile manson'ın burnu bile kanamadan atlatacaktır. tıpkı rick'in filmlerde tehlikeli sahneleri cliff sayesinde atlattığı gibi. rick hollywood tepelerinde lüks içinde yaşar, manson izbe bir çiftlik eskisinde kir pas içinde yaşar. buna rağmen manson ve onun gibiler saygıdeğer rick gibiler için tehlikedir. arabalarının egzozları bile rick gibi çalışkanlık timsali amerikan vatandaşlarının hayatlarını taciz eder. hal böyleyken manson ve çetesi yok edilmelidir. gerçek hayatta manson ve çetesi sharon tate ve arkadaşlarını yok etmiştir. tıpkı hitler'in yahudileri yok ettiği gibi. ama tarantino bu gerçeklere dayanamaz ve sinemanın tarihi yeniden yazma şansını alabildiğine kullanır. önceki filmlerinde hitler'i yahudi askerler nasıl kalbura çevirmişse bu filminde de güvenilir amerikanlar rick, cliff ve köpeği çeteyi tanınmaz hale getirene kadar dövüp öldürürler. ölen üç çete üyesi de yüzünü kaybeder. bu açık deformasyon tarantino'nun tahammülsüzlüğünün kanıtıdır. tarantino hippiler arasından seri katilleri seçerek onları tüm hippilerin sembolü yapar ve en şiddetli şekilde yok eder.

    cliff, rick'le alakalı olmayan olaylarda son derece sabırlı, şiddete bulaşmayan hatta yasalara karşı gelmemek için reşit olmayan bir kızın seks teklifini dahi reddeden bir adamdır. karısını öldürdüğü söylenir ama muhtemelen öldürmemiştir. karısı rick için tehlike arz etse öldürdüğüne inanabilirdik ama böyle bir durum olmadığı için öldürmemiş olması fikri daha ağır basar. cliff film boyunca bruce lee de dahil kimseye yüksek yoğunluklu bir şiddet uygulamaz. dövdüğü hippi rick'in arabası yerine kendi döküntü arabasına zarar verseydi muhtemelen ona da dokunmazdı. cliff için rick tanrıdır.

    cliff, hippilerin mekanında kendini bir yabancı olarak görür. çiftlikteki gençlerin elinde silah olmamasına rağmen ortam tekinsizdir. ısrarla arkadaşını görmek ister ve sonunda onun kör haliyle karşılaşır. çiftliğin sahibi hippilerden şikayetçi değildir. hatta bir tanesinin gönlü olsun diye gündüz uykusuna bile yatmıştır. kör haliyle tv izlemeyi sorgulamaz bile. tarantino'ya göre bu hippilere ancak körleşmişseniz sempati duyabilirsiniz. kendisine bir zarar vermeyen polis arabasına dahi küfür edebilen bu gençlere sağlıklı bir insan sempati duymamalıdır. onların çöplüğü o kadar geri kalmıştır ki tex, cliff'i yakalamak için at gibi ilkel bir araç kullanır. ama cliff, rick'in arabasıyla onu çoktan geride bırakmıştır. hippilerin ilkelliği hiçbir zaman örnek amerikalının çağdaşlığını geçemeyecektir.

    tarantino hippi çiftliğinin simetriğini playboy partisine giden hollywood dünyasına ilişkin bir sahneyle kurgular. rick'in alt edemediği tek adam steve mcqueen'dir. the great escape filminin deneme çekiminde rick gayet başarılı olmasına rağmen rol steve'e gider. tarantino mcqueen aracılığıyla gerçek hayattaki örnek amerikan aktörüne saygısını sunar. film boyunca sharon tate ve onun jim'le ilişkisini eleştirebilen tek kişi de steve olmuştur. tarantino, çağdaş amerikalı'yı ancak ondan daha başarılı başka bir çağdaş amerikalı'ya eleştirtir. playboy partisi açıkça izbe ve toz toprak içindeki hippi komününden daha göz alıcıdır.

    tarantino ve şiddet sineması, yönetmenin kariyerinin bütününde vardır. ama bu şiddet olgusu gittikçe yönetmenin içindeki faşist'i ortaya çıkartır. gerçek hayattaki yenilgileri (polanski-tate çiftini yıkan cinayetler, yahudi soykırımı, ırk ayrımcıları) bir türlü kabullenemeyen tarantino filmleri aracılığıyla bunlardan intikamını alır. pacino'nun canlandırdığı schwarz'ın rick'e verdiği öğüt tarantino için de geçerlidir aslında. rick, sürekli filmin sonunda ölen ya da dayağı yiyen kötü adamları canlandırdıkça seyirci bunu kanıksayacak ve onun daha iyi rollere atılım yapması engellenecektir. tarantino da o yolda ilerliyor. bir tane daha gerçek yıkımı kabullenemeyip filmi aracılığıyla intikam almaya çalıştığı bir film çekerse üzerine ezik ve faşist yönetmen damgası yapışacaktır. sonra o damganın çıkartılması da imkansızlaşacaktır.
1025 entry daha