şükela:  tümü | bugün
9 entry daha
  • yaklaşık 6-7 yıl önce istanbul'dan taşındım. burada yaşadığım sürece kendi aracım vardı. benim için e5'te araç kullanmak stresten başka bir şey değildi. trafik 2 türlü akıyor, ya saat 10 km/h hızla ilerliyorsun, ya da sollamaya çıkmak için hızının 150 km/h falan olması gerekiyor. trafik o kadar hızlı akıyordu ki, şerit değiştirmek bile bir kabus haline geliyordu. sürekli kıçına dayanıp, selektörle taciz eden, şirket altına megane ya da symbol verdi diye kendi adamdan sayan sik kırıklarından hiç bahsetmiyorum. akaryakıtı, bakımı nasıl olsa şirket ödüyor diye, hayvan gibi kullanıp, kendisi gibi hayvanlaşmayanları da taciz etmekte beis görmeyen ibneler sizi.

    neyse, geçen günlerde tekrar gittim istanbul'a hem de baya bir aradan sonra. araba kiraladım, çıktım yola. lan o sol şeritte 150 km/h ile akan trafik gitmiş, herkes efendi gibi 80 km/h hızla gidiyor. şirket arabasını kullanan yavşağı bile adam olmuş sanırsın ki, şehirler arası yolculuklarda sığırlığından hiçbir şey kaybetmediğini görürsün aslında. sonra bir öğrendim ki, yollara radar koymuşlar. gezici radarlar da fink atıyormuş. tay siki gibi araba kullananlara 1000'er lirayı yerleştiriyorlarmış. bizim tapagaz gezen pezevenklerin hepsi boş otobüste ayakta gitmeye başlamışlar.

    radar, terör falan değildir. toplum kurallarına adapte olmamak için kıçını yırtan, insanları taciz eden, kendi sikik canı kıymetsiz diye herkesin canı kıymetsiz sanan hıyar ağalarını yola getirmenin en güzel yöntemidir.

    insan gibi araba kullanmayı böyle eşşek gibi, anıra anıra öğreneceksiniz.
112 entry daha