şükela:  tümü | bugün
212 entry daha
  • “i hated it but i wasn't interested in it enough to find out why.”

    filmin içindeki bu replik filme karşı hislerimi açıklıyor aslında ama...

    uzay-zaman sürekliliğindeki öngörülemeyen bir anormallik, tarihin birçok anahtar unsurunu birkaç seçilmiş kişinin anıları dışında her yerden siliyor. böyle başlayan bir hikaye kendi saçmalığını kucaklayarak, iyiden iyiye absürt takılsa ve kendini bu denli ciddiye almasa daha izlenilir olabilirdi. amma velakin öyle olmuyor.

    son derece düz karakterizasyonlarla gayet yüzeysel bir film ortaya çıkmış. özenilmiş bir yapım izlenimi uyandırmıyor hiç. tüm kusurları bir yana, film yapması gereken belki de tek şeyi yapmıyor; beatles olmasaydı -sadece müzik değil- dünya nasıl bir yer olurdu? beatles’ın müziğe gerçekten ne katkısı olduğunu anlatma gereği duymuyor. ki bu, tüm filmin üstüne kurulduğu fikrin ta kendisi. çıkış noktası. bunu seyirciye veremedikten sonra ne anlamı kaldı izlememizin. sadece parlak bir fikri alıp bunu tüm film boyunca koltuk değneği olarak kullanmak tembel yazarlığın doruk noktasıdır.

    filmin dayandığı konseptin işleyebilmesi için en azından küçük zeka pırıltıları içeren göndermeler yapılabilirdi fakat onlar bile son derece kısıtlı ve sığ kalmış. gereksiz melodrama kaçan hikayesi çok tahmin edilebilir bir çizgide gidiyor. film şaşırtabilecek birçok imkân sunabilirken hepsini pas geçiriyor. her şey klişe ve tepeden inmeci bir anlayışla sunulmuş.

    filmdeki 17 şarkının çoğunun konvansiyonel şarkılardan seçilmesi ve ruhsuz coverlar şeklinde yapılması içinde ed sheeran'ın olduğu basmakalıp bir film için şaşırtıcı değil aslında. ne umduk ne bulduk denilemez yani. tamam bu film için beatles kataloğundan seçilen şarkıların karşı konulamaz sadeliğini anlayabiliyorum fakat başka birkaç beatles daha var. buz dağının görünmeyen beatles'ları var mesela içinde ob-la-di, ob-la-da olmayan (!) ve onların müşterisi için de müzikal yönden pek bir şey ifade etmeyen bir film olmuş yesterday.

    john lennon mesela gerçekte niçin new york'ta yaşamayı tercih ettiğini açıklarken; new york'un yaratıcı dünyanın merkezi olduğunu hissettiğini ve roma imparatorluğu zamanında, kenar mahallelerde değil de roma'da olmak isteyeceğini söyleyen biri. yani bu adamın şimdi ne işi olur balıkçı kasabasında? john lennon'ın the beatles'ı kuramama sebebi paul mccartney ile bir şekilde tanışamamasından mıdır? bu hikayeyi değerli kılacak şeyler bu tür sorulara getirilecek küçük alternatif kelebek etkisi kırılma anları önermeleri olmalıydı. bunları yapmıyorsan ve beatles'ın olmadığı bu paralel dünyayı zenginleştirmiyorsan o zaman herhangi bir x grupla da yapabilirdin bu filmi. niye özellikle beatles? zaten asıl sorun da bu ki en başta dediğim şeye dönüyoruz; 'müziğin big bang'i sayılan böylesine biricik bi' grubun hiç var olmayışının nasıl bir dünya doğuracağını asla tatminkâr bir şekilde gösterememesi.
3 entry daha