şükela:  tümü | bugün
378 entry daha
  • son yillardaki onlenemez cokusu "40 yasindan sonra yalnizca aptallar ve zavallilar yasar" diyen fyodor mihailovic dostoyevski hakli miydi lan acaba dedirtse de, populer sinema tarihine yaptigi benzersiz katkilardan dolayi sonsuz kredisi var bu hirtosun. zaten dostoyevski de once kendisine baksin, 59 yil yasadi amca tipi ve tum itici laflariyla.

    kolej cocugu kilikli tim burton'dan once buyuk butceli (bkz: blockbuster) filmlerin kesin kurallari vardi, kahramanlar her zaman piril piril ve kahramanca takilirken, kotuler de iki boyutlu ve sigdi. hele superkahraman filminlerinde bunun aksi dusunulemezdi. elbette farkli denemeler oluyordu ama tamami b film olarak bagimsiz kucuk studyolardan cikiyor, dev studyolar asla buna yanasmiyordu. iste ispiyoncu kilikli tim nasil yaptiysa (beetlejuice'un buyuk basarisi sayesinde yapti) dunyanin en buyuk studyosunu son derece karanlik bir superkahraman filmine ikna etti. arizali ve karanlik yonleri olan bas karakter, en az bas karakter kadar on planda ve derinlemesine islenmis kotu karakter, ustune de cila niyetine kasvetli, gri, karanlik bir ton ekleyince batman oldu, populer sinema tarihini kalici olarak degistirdi. bugun tim denen ana kuzusu kiliklinin batman filmlerini asagilayanlarin anlamadigi nokta bu. eger onceki filminde (beetlejuice) kazandigi buyuk ticari ve sanatsal itibari tumuyle riske ederek, dev butceyle o tarzda batman'i cekmeye studyoyu ikna edemeseydi bugun ovule ovule bitirilemeyen modern tarihli kahraman-derinlikli kotu adam catismasi filmlerinin hic biri varolmayacakti. yani zengin cocugu kilikli falan ama, ovguyu de hakediyor tim denen keraneci.

    peki oss'de ilk bine girmis kilikli tim'in ozellikle ilk donem filmlerinde gorulen muthis yaraticilikta etkilendigi kaynaklar ve ilham aldigi seyler neler? diyelim ki sizin de kolejde okuyan zengin cocugu, annesinin direktifleriyle yasayan pasif isyankar, ispinyocu mizmiz bir tipiniz var, "ben de tim burton olmak istiyorum benim neyim eksik" diye tutturdunuz, ne yapacaksiniz? nelerden ve kimlerden ilham almaniz gerekiyor? bakalim tim'in tarzini olustururken etkilendigi kaynaklar neler;

    edward gorey

    amerikali illustrator, sair, yazar (bkz: #95697678). surrealizm ve gotik sanat akimlarinin temsilcisi olan bu tekinsiz herifin son derece kasvetli bir cizim tarzi vardir. ozellikle birkac satirlik tam kafiyeli kisa siirleri, cogu kisiye itici gelebilecek ugursuz bir mizah tarzi ve olum temasini cok sik kullanmasiyla evlerden irak bir tiptir edward. gercek hayatta da aseksuel, kedileri ve kitaplariyla yalniz yasayan bu ibretlik vaka, tim'i o kadar yogun sekilde etkilemistir ki, 1991 yilinda cektigi edward scisohra... edward sickhor... edward siksorsan... amaaan her neyse o makas elli lavuk iste, hah iste o filmdeki edward bu edward'a gondermedir. gorey'in karakter cizimlerindeki vucut proporsiyonlari ve surreal mahlukat tipleriyle tim'in tasarimlari birebir aynidir.

    quay kardesler

    amerika'li tiyatro tasarimcisi, kuklaci, stop motion animasyon yonetmeni ikiz kardesler. evlat olsa sevilmeyecek bu ikili cektikleri stop motion filmlerle dar bir kitleye hitap etseler de etkileri buyuktur. ozellikle fazlasiyla ezoterik bir yaklasimlari oldugu icin eserlerinde bariz bir olum-yasam muglakligi vardir. bu utanmazlar surrealist de olduklarindan (surrealist latince "suradan bir kadikoy uzatirmisiniz" dediginizde uzatan kisi demek, amma uzattim ben de bu parantezi) genel kitleye hitap edemezler ve ne kadar cok taklit edildikleri bilinmez. halbusemki (bu ne lacka anlatis yalebbi) quay kardeslerin filmlerindeki cogu sahne tim burton da dahil olmak uzere pek cok yonetmen tarafindan aynen kullanilmistir. eserlerinde tahta kukla kullanmalari sebebiyle zaten var olan donukluk bir de olum-yasam, gercek-surreal muglakligiyla birlesince benzersiz bir tekinsizlik hissettirir izleyene.

    southern gothic

    aslen bir edebiyat akimi olup muzikte de karsiligi bulunan sanat tarzi. ismini anmaktan imtina ettigim (yazmaya usenmis de olabilirim) bir kisim deyyus tarafindan icat edilen ve bir takim diger dumbugun de hemen katilimiyla cig gibi buyuyen bu yazim tarzinin temelinde; kucuk ve kapali gruplardaki dis dunyaya on yargili yaklasim, dar gorusluluk, yabancilara donuk korku, yalnizlik, caresizlik, olum korkusu, delirmek gibi neseli olgular vardir. ozellikle "disaridan mutlu gozuken ama arkada bir yigin ugursuz olayin yasandigi kucuk kasabalar" temasi cok sik gozukur. evet hala farketmeyeniniz kaldi mi? tim'in en basarili filmlerinde de (ozellikle erken donem) tam olarak boyle arkaplanlar vardir.

    buyulu gercekcilik

    ozellikle uzak dogu ve guney amerika'da yogun sekilde gorulen edebiyat akimi. yine bir takim iblisin dolleri tarafindan ortaya cikarilan bu gavur icadi, gundelik hayatin siradan gercekligine gercekdisi ve masalsi ogeler katilmasi ile ortaya cikar. bu tarzin fantastik edebiyatla ayni olmamasinin sebebi tamamen gercek dunyada ve gercekci ogelere katilan masalsi ve surreal ogelerden ibaret olmasidir. mesela hayao miyazaki'nin "cadi olup ucabilmesine ragmen kuryecilik yapan vizyonsuz kucuk kiz" adli bir filmi vardi, gerci adi oyle de olmayabilir, japonca oldugu icin bakmaya usendim ama takuyiddin mi ne oyle biseydi, kiki'ydi kizin adi. hah iste guzel bir ornek o film, tamamen gercek bir dunyada supurgeyle ucan kiz ve bunu herkesin normal karsiladigi bir dunya. "vere vere bu ornegi mi verdin baska ornek yok mu lan?" diyorsaniz, kucuk bir kasabada elleri makas olan shorolo, oldukleri evde yasamaya devan eden cift vesaire... aaa bunlar tim'in filmleri lan? baska sorum yok sayin hakim.

    alman disavurumculugu

    ehehehehehe ay pardon lan... almanya'da ortaya cikan sanat akim...ehehehehheh. tamam ciddilesiyorum. temelinde yogun duygularin gorsel ifadesini amaclayan bu tarzda, keskin acilar, buyuk bosluklar, duygularin siddetine bagli olarak duz cizgilerin bozulmasi, devasa acik alanlar gibi yontemler kullanir. yogun anksiyete hisleri de olusturabilen bu zindikligin, yogun isik ve golge kullanimi, golgeyi kompozisyonun ana noktalarina uygulayarak sahnenin temel unsuru haline getirmesi de cabasidir ozellikle yalnizlik, delilik, caresizlik ve olum duygularini tetikledigi icin ugursuz hisler uyandirir. alman disavurumculugu diyince benim aklima alman pornosu ve dolayisiyla suphesiz ki gina wild'in gelmesi ise size ilgilendirmez, lutfen kapatin bu konuyu, izninizle ben de vurusarak cekiliyorum eheheheh.

    the hardy boys-nancy drew

    ilk kez 1930'lu yillarda amerika'da yayilanmaya baslayan cocuk kitaplari serisi. rep yapan zibidi grubuyla duet yapan itici kiz sanmistiniz dimi? aslinda bu kafir cocuklarinin televizyon oncesi donemde en buyuk eglencesi olan bu seriler kizlar icin nancy drew, erkekler icin the hardy boys, gunun yemeginde ise musakka ve cacik.. aman pardon iste cinsiyetlere gore farkli maceralar iceren kitaplar bunlar. ana temalari gizem, gerilim, dogaustu sanilan olaylar falan filan. kucuk kasabada buyuklerin ciddiye almadigi ve dalga gectigi cocuklarin kendi baslarina gizemli olaylari cozmesi gibi naif konular. tim'in tarzi buradaki hikayelerden fazlasiyla etkilenmistir.

    edgar allan poe

    amerika'li korku ve gerilim yazari. buna niye ayri madde yazdim? cunku sadece genel hikayeleriyle degil, olum korkusu, paranoya, sevdiklerini kaybetme korkusu gibi karakter ozellikleriyle de tim'in tarzini ve hikaye yapisini etkilesmistir bu mendebur bunak.

    roger corman

    b film tarzi korku filmleriyle taninan amerika'li yapimci, yonetmen. bu munafik kimsenin umursamadigi zamanlarda son derece dusuk butcelerle poe hikayelerinin filmlerini cekerek tim'e cesaret vermistir. bu fimlerin genel kalitesinin kiytirik otesi olmasina ragmen poe hikayelerinin ruhunu yakalamis olmasi sebebiyle saygiyla anilan kult bir yonetmen olmayi haketmis, kult kult takilmaya devam etmistir.

    *****

    peki tim denen hirbo'nun kariyerinde olmazsa olmaz kisiler kimlerdir? akliniza oyuncular falan geliyorsa gecin onlari bir kalem, tim'i bugun bildigimiz saygin konuma getiren kisiler sunlar;

    bo welch

    amerika'li produksiyon tasarimcisi. beetlejuice, edward scissorhands, batman returns filmlerinin yapim tasarimciligini yapan deha. o filmlerde tam kararinda olan gotik ve karanlik gorsel tarzin, ona uygun setlerin, bina/heykel/doga/obje gibi seylerdeki orjinalligin sebebi iste bu arkadastir. bunun tim burton denince akliniza gelen koyu mavi ton ve korkutucu oyuncaksi gercekligin filme cekilebilmesini saglayip tim'in vizyonunu basariyla gorsellestirebilmistir. kisacasi bu abi olmasaydi bugun tim burton hayrani gotik hatunlar olmazdi, gerci o hatunlar da kayboldu gitti, bir zamanlarin tim burton hayrani gotik hatunlari simdi cocuklarinin ogretmenleriyle cocuklarinin ne kadar ustun zekali ve hiper aktif oldugunu tartisan teyzelere donustuler. zaman cok acayip bisey lan.

    danny elfman

    amerika'li besteci, muzisyen. bu adamin isitsel dehasi burton'in ugursuz pesimist tarzina o kadar uydu ki, eger elfman olmasaydi tim burton filmleri bu kadar etkileyici olmazdi. zamaninda populer sinema tarihini degistiren batman filmine studyonun onay vermesinin en onemli sebeplerinden birinin elfman'in yaptigi batman theme oldugunu biliyor muydunuz? eger o muzik olmasaydi proje iptal edilebilirmis. iste bu yuzden tim'in kariyerindeki en onemli ikinci kisi bu heriftir.

    neyse iste ya, tim iyi yonetmendir. gerci son filmleri yaslandigini ve yaraticiligini kaybettigini kanitliyor ama, ulan tim burton hayrani gotik kizlar bile yaslanip coluk cocuga karisti organik sebze derdine dustu, tim yaslanmis cok mu?
8 entry daha