şükela:  tümü | bugün
239 entry daha
  • ben bu filmi izlemeden evvel methini çok sık duyardım. ve şaşırırdım. yahu ne olabilirdi ki en fazla? konusunu okuyorum. pavyon vesikalısı sabiha ile manav halil'in yasak aşkı. ee bu tip bir konuya sahip sürüyle yeşilçam filmi var. bu filmin farkı ne ola ki? ömer lütfi akad olsun türkan şoray olsun izzet günay olsun bu tip filmlerden düzinelerce çekmedi mi? farkı nedir diyordum bu filmin salon filmleriyle bezeli yeşilçam filmlerinden.

    izledim. galiba 4-5 yıl evveldi. izledim. çarpıldım. tövbe ettim o önyargıya. ve dedim ki bu film türk sinemasının en iyi 10 filminden biridir. filmin gücüne bakar mısınız? şurada evliyken aşık olmak, evli birine aşık olmak başlıklarını açın bakın; küfüre boğulursunuz. vesikalıya aşık olmak hele. evlerden ıraktırırlar insanı. ama bu film bu temaları alıp "hayatta bu da var" noktasına hiç hissettirmeden taşıyıp bütün ahlak algılarınızla oynayabiliyor. duygunun kuralları olmayacağını çakıyor izleyicisinin yüreğine. bunu türkan şoray başarıyor, bunu izzet günay başarıyor. benzeri onlarca kez çekilmiş bir konuyu alıp biricikleştiriyor. özgünlük kelimesinin anlamına örnek oluveriyor.

    filmde neredeyse çaktırmadan işleniyor her dönüşüm. hikayenin aldığı virajları izleyici hissedemiyor bile. kapılıp gidiyor filmle beraber. başlarda sabiha'nın o bıçkınlığı. "işi" gereği yürüttüğü ve karakterine işlediği o erkeksi kabadayılık. filmin sonunda neye dönüşüyor? halil'in babasıyla kamerayla beraber aşama aşama uzaklaşıp da gözlerine kadar indiğinde vizör, görüyoruz o değişimi. filme katıldığı ilk sahnede sesin bir anda yok olması ve o sigara dumanında boğuluveren halil. bir film sahnesinde aşkı, aşık olma hissini, çarpılmayı kimsenin yapmadığı türde çekiver deseniz kaç yönetmen böyle çekebilir? halil, delişmen halil, geleneklerine, istanbullu olsa da anadoluluğuna, örfüne, suyuna düşkün halil'in dönüşümü, o ilk çarpılmadan sonra hapishane dahil nerelere düşmesi ya? toplasan bu hikayeden sürüsüne berekettir. o zaman demek ki vesikalı yarim'in farkı hikayeyi nasıl anlattığında değil midir?

    bak şimdi yine o sahnedeyim. şükran ay'ın şarkısı kesiliverir senin yüzünden diyesiye... sabiha, halil'i çarpar. halil'in garsona ilk lafı sesinin içlenişiyle birlikte bizi de çarpar: "ne istiyorsa getir." sabiha, bütün hikayenin sonunda bir tek halil'i isteyecektir oysa. halil, sabiha'ya her şeyi verir. her şeyi. kendi özgürlüğünü bile. bir tek şeyi veremez halil, sabiha'ya: halil'ini. evlidir. çocukları vardır. onlar da ister halil'i. seyirci anlar, hak verir lakin sabiha'yı da anlar. sade anlar mı? anlayışla karşılar. yetmez, sabiha'yla beraber vazgeçer halil sevdasından. gerekirse ağlar beraber. şükran ay, kalbimi kıra kıra bıraktın bir hatıra der. film biter. herkes biter.
2 entry daha