şükela:  tümü | bugün
536 entry daha
  • “ne yalan söyleyeyim eski heyecanım yok. seninle eskiden evlenmeyi çok istiyordum ama şimdi bu istediğim de yok denecek kadar az...”
    eski heyecan; buluşacağımız günlerin saatlerinden evvel birbirimize kavuşmayı iple çekmek, birlikte kuracağımız bir geleceğin hayalleriyle yaşamak, sevmek ve bütün çıplaklığıyla sevmek. beraber geçirebileceğimiz birkaç saat için dahi türlü bahanelerle günleri boşa çıkarmak...
    ve bugün; yorgun bir sevgi yorgun bir gönül. karşımda öylece umarsız sigarasını içiyor; eski heyecanının olmadığından dem vuruyor...
    durup öylece gözlerine baktığımda; gülüyordum. “ne gülüyorsuuuun beee” diyordu. bilmiyordu ki yitip gittiğini söylediği heyecanına karşılık ben gözlerine bakmaktan, mimiklerine bakıp aydınlanmaktan hala kendimi alıkoyamıyordum...
    “ilginçsin haaa” dedi.
    “ilginç değil aşığım” dedim...
    “nahhhh” dedi.
    birlikte gülümsemeler bıraktık karanlığa. hava kararıp da yıldızlar üzerimize gelmeye başladığında çoktan ışıklı bir çatının altına girmiş bira içmeye başlamıştık. soğuk ensemizde, tenimizde varlığını hissettiriyor, rüzgar saçlarımızı hunharca tarayıp geçiyor, yağmur bizi sırılsıklam aşık kılacak kadar ısrarla yağıyordu...
    ve kelimeler ve olur olmaz düşünceler yaşadığımız o “an” içerisinde manasını yitiriyordu. “heyecanım yok” deyişi unutulmuş, “bilmiyorum” şeklindeki dudak büken halleri yerini aşık aşık bakan bir çift gözün güzelliğine bırakmıştı...
    bardan çıkıp yağmur altında eve doğru yürürken kahkahalarımız eşlik ediyordu adımlarımıza. ve belinden sarmıştım o'nu. bir an durduk;
    “noldu” dedi.
    “ne güzelsin lan” dedim.
    “yürü beee şapşalll” diyerek çekti elimden...
    evden içeri girdiğimizde tv karşısındaki kanepeye yorgun ve sevdalı kapaklanmış birbirimize uzanarak bütün keder ve sıkıntılarımızı yanıbaşımızda dindirir olmuştuk. saatler ilerlediğinde üşüttüğünü ve hasta olmaya yakın olduğunu anladık.
    o öylece yatağa gömülüp iyileşmeye çalışırken; ben yanıbaşında uzanmış nefesini dinliyordum. elim alnında, gözlerim nefes alıp verirken hareket eden vücudunda...
    ve akşamın en başındaki sözler; “heyecanımı kaybettim...”
    ateşlenen başına soğuk havlu koyarken tekrar anımsadım;
    ateş gibiydi heyecan. düşecek, çıkacak.
    sevgimiz yeterdi ateşi iyileştirmeye...
121 entry daha