şükela:  tümü | bugün
170 entry daha
  • mezopotamya’da evliliğin tarihi m.ö. 2350’ye kadar gider. temel amacı, çocukların kimin olduğunu saptayabilmektir. evlilik sayesinde kadın bir erkeğin malı olur ve adama çocuk doğurma görevini ifa eder.

    antik yunan’da evliliğe bakış ise şu şekildedir: “we [athenian men] keep hetaerae [courtesans] for pleasure, concubines for the daily care of our body, and wives for the bearing of legitimate children and to keep watch over our house.”* nesebin ispatı ve mirasın aktarılması için gereklidir evlilik.

    feodal düzende, evliliğin amacı bir aile – in-laws – edinmek ve bu yolla mevcut aileyi genişleterek işgücünü arttırmaktır.

    yani, her ne kadar feodalizmin yerini demokrasinin almasının da etkisiyle üzerine romans sosu dökülmüş olsa da, evliliğin duygusal değil, aksine, tamamen materyalist bir kökeni vardır. bir anlaşma, bir müessesedir evlilik.

    sözlüklerde “evlilik” ya da “evlenmek” sözcüklerini aratacak olursanız karşısında “sözleşme”, “yasal”, “resmi” gibi terimler içeren bir tanım bulursunuz. hiçbir yerinde “bağlılık”, “aşk”, “hayat arkadaşlığı” falan yazmaz bu tanımların.

    hal böyle olunca, evlenmemek için en geçerli neden aşktır. kişinin aşık olduğuyla değil hayatını birlikte geçirmeye kani olduğuyla evlenmesi gerekir. ben size evlenmeyin demiyorum, çok lazımsa evlenin. ama önce aşkınızı yaşayın sevgili sözlükçüler. sırf aşık oldunuz diye koşa koşa nikah masasına oturmayın. hatta tam da bu yüzden evlenmeyin. kendinize bu mucizevi olduğu kadar uçucu duyguyu doyasıya yaşamak için zaman verin. emin olun geçecek. geçtikten sonra hala istiyorsanız bakarsınız duruma. belediyeler kaçmıyor…

    not: 2 kez evlendim 1 kez boşandım.*
97 entry daha