şükela:  tümü | bugün
325 entry daha
  • ne zaman macaristan gündeme gelse atatürk geliyor aklıma.

    cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren macar-türk dostluğunu geliştirmek, ortak tarih kurulması amacıyla bir çok çalışma yapmış/yaptırmıştır.

    atatürk’ün, macar kralı naibi amiral horthy’ye 30 mayıs 1924 tarihinde gönderdiği mektupta; “manevi ve fikri meziyetlerini ziyadesiyle takdir ettiğim macar milletinin samimi bir hayranıyım. memleketlerimiz arasında mevcut olan asırlık dostluk münasebetlerini bir kat daha takviye etmek için hiçbir şeyden kaçınmayacağım.” ifadelerine yer vermiştir.

    atatürk, türk tarih tezi için macar bilim adamlarından yardım alma düşüncesiyle frenc zajti’yi türkiye’ye davet etmiştir.
    zajti’nin hun-macar-türk akrabalığı isimli kitabı olduğunu öğrendikten sonra derhal bu kitabı kendisi için türkçeye çevirttirerek okumuş ve zajti’yi hun-macar-türk ırklarının tarihi özdeşliğini araştırmak üzere görevlendirmiştir. bu çalışmasının sonunda zajti türk tarih kongresinde “hindistanlığa ait türklük (az ındiai rokennepek közt)” isimli tebliği ile macarların wo-szua isimli altay sınıfından gelen ve türklerle akraba olan bir koldan geldiğini ortaya koymuştur.

    1935 yılına geldiğinde atatürk’ün girişimleriyle türk-macar kültürel ilişkilerinin geliştirilmesi için hungaroloji enstitüsü kuruldu. ulu önder’in arzusu üzerine hungaroloji bölümü de fakülte kapsamına alındı ve hatta hungaroloji bölümünün hangi konularda faaliyet göstereceği de bizzat atatürk tarafından belirlendi. kurulduktan sonra da atatürk tarafından takip edilen hungaroloji bölümüyle sadece macar dilinin öğretilmesi amaçlanmamış, aynı zamanda türk-macar tarihi, edebiyatı, ilişkileri, kültürleri ve sosyal paradokslarının araştırılması da hedeflenmiştir.
9 entry daha