şükela:  tümü | bugün
5179 entry daha
  • başakşehir'i 3 sene üst üste şampiyonluğa oynatmış, bu sezonlarda oynattığı futbol kalitesi ligin üstünde olmuş bir teknik direktör.

    başakşehir'in geldiği bu noktada avcı'nın payını görmek için; olaya (elbette inkar edilemez şekilde hükümetten gelen) bütçenin nereden geldiğine bakmak yerine, o bütçenin dört büyüklerin kullandığı bütçeyle karşılaştırmasını yapmak daha doğru. bu karşılaştırma yapıldığında zaten çok daha küçük olduğunu görüyoruz.

    yani avcı'nın yaptıklarını görmek için adebayor, clichy, robinho, arda gibi oyunculara ödenen paralara değil; edin visca'yı keşfedip ligin bir numaralı kanat oyuncusu yapmasına, mahmut tekdemir'i ülkedeki en sağlam defansif jokerlerden birine dönüştürmesine, marcio mossoro gibi bir hücum jokerinden komple bir boxtobox yaratmasına, irfan can kahveci gibi 10 numara kökenli bir oyuncuyu geçiş oyununun ara istasyonu haline getirmesine, ve sahadaki oyunculara maç içinde verdiği görevler ve bunu uygulatabilmesi sayesinde emre belözoğlu'ndan 35-39 yaşları arası alınabilecek maksimum verimi almasına bakmak lazım.

    o yıldızlar işin kreması, esas yukardakileri yapamazsanız yıldızlar da hiçbir işe yaramaz. ortega, elano, misimovic, guti, ilk dönemindeki quaresma, simao sabrosa, bosingwa, malouda, diego ribas, van persie, podolski... esas verebileceklerinin yarısını bile vermediler.

    ve avcı'nın esas başardığı o şeyler, öyle iki ayda başarılamaz. dorukhan'dan mezzala, nkodou'dan skorer kanat, rebocho'dan oyun kurucu bek yaratmak için ısrarla sabrederek, şampiyonluk baskısı olmadan en az bir-iki sezon geçireceksiniz. bu bir-iki sezon boyunca da doğru stildeki yıldızlar/yetenekler ekleyeceksiniz takıma, dönüşümü uzun vadeye yayacaksınız yani. tıpkı başakşehir'deki dönemi gibi.

    ya da (elneny, victor ruiz, nispeten douglas gibi) doğrudan avcı'nın sistemine uygun adamları getireceksiniz ve sabır gerektiren süre kısalacak. yani bunu yapabilecek gücünüz / niyetiniz varsa, ve transferlerden komisyon götürme amacınız yoksa tabii.

    olaya şu yönden bakın; başakşehir bir proje diyelim, değerinin artması, belli zümrelerin nemalanması için başarılı olması isteniyor vs vs. değinmek isteidğim nokta için tüm bunları bir kenara bırakalım; sadece başarılı olmasının istenmesine odaklanalım.

    başarılı olması için takım bir teknik direktöre yıllarca emanet ediliyor, yıllarca onun istedikleri yapılıyor, bir süre herhangi bir baskı yapılmadan sabrediliyor. baskı yapılmıyor ki, hoca planlarını doğru düzgün uygulayabilsin, ve başarılı olunsun. kaldı ki sıfırdan başlayıp (belli bir bütçe yardımıyla tabii) buralara gelen bir kulübün, hele ki türk futbolunda bu hale gelebilmesi büyük bir olay (dediğim gibi o imkanları sağlayan kaynakları bir kenara bırakalım).

    yani istendiği zaman nasıl da başarılı olunuyor değil mi?

    bu örneği beşiktaş'taki abdullah avcı'nın kariyeri için yansıtalım; yani başakşehir'in çapını beşiktaş ölçeklerine çekelim (taraftar, camia gücü, ekonomik imkanlar, kulüp tarihi vs); avcı'nın başakşehir'i 3 sezon üst üste şampiyonluğa oynatmak için geçirdiği (2006-2016 arası) toplamda* 8 sezonluk süre, beşiktaş'ta en azından 2-3 sezon kesintisiz olmalı. bu süre geçmeden beşiktaş istikrarlı ve her sezon başa oynayan bir takım haline gelemez.

    buna itiraz edecek beşiktaşlılar için hatırlatayım; beşiktaş'ın yakın geçmişi sadece belli bir futbol sistemine odaklanıldığı zamanlarda başarılı: (bkz: #88218493)

    avcı'nın başakşehir'de yaptıkları, beşiktaş yönetiminin ona sundukları ve taraftarın yaptığı eleştirileri toplayınca bence önemli bir soru ortaya çıkıyor: beşiktaş başarılı olsun istenmiyor mu?
1723 entry daha