şükela:  tümü | bugün
952 entry daha
  • 2000'lere hızlı bir giriş yapan türk futbolunun, skordan bağımsız en çılgın maçlarından biri.

    o sezon her maça farklı şekilde çıkan fenerbahçe bu maça solda tuncay, sağda yusuf şimşek'li devşirme kanatlarla (yusuf'un ilerde kaldığı vakitler stevic'in sağ beke emniyete geçtiği) asimetrik bir 3-4-1-2 ile başladı. bu düzende amaç topun düştüğü her bölgeye en yakın oyuncuyla pres yapmak, topu kapar kapmaz ise ariel ortega'yla buluşturmaktı. ancak ortega'ya fazla bel bağlayan bu hücum planı fenerbahçe'yi niteliksiz bıraktı:

    - link - etrafı dolu olsa bile ortega'ya oynanıyor

    - link - herkes top bekliyor

    galatasaraylıların ortega'ya doğal olarak baskılı oynaması sebebiyle, maçın başlarında ortega bireysel çabalarıyla (en azından faul alarak) duran toplar kazandırdı, ve bunlardan birinde kazanılan bir kornerden tuncay'ın golü geldi ve 1-0 oldu.

    gol sonrası daha açık alanlar bulan takımda, washington'un forvetteki partneri serhat akın sağa deplase olup soldaki tuncay'la birlikte oyunu enine genişletiyor, johnson savunmada ortega'nın arkasını süpürüp hücumda desteğe giderek boxtobox'luk yapmaya çalışıyor, stevic ise sağ içte savunma-orta saha köprüsü oluyordu. kısacası rakip sahada daha çok fırsat bulmaya başlayan takımın, ortega'nın yaratıcılığına bırakılmış hücum stratejisi yine niteliksiz devam etti:

    - link - top ortega'dan çıktıktan sonrası beceriksizlik

    - link - aynı şekilde

    - link - ortega'nın paslaşmalara dahil olmadığı bir hücuma daha güzel bir örnek

    galatasaray ise daha tertipli, ne yapacağı belli bir şekilde 4-3-3 başladı. aslında topun bulunduğu kanada göre kayan bir 4-4-2 desek daha doğru çünkü kanatlardan gelmeye çalıştıkları bu düzende (merkezdeki batista'nın iki kenarında sağ ve sol iç oynayan) ergün ve ayhan, topun bulunduğu kanada sürekli girişler yapıp oyun akışına katkıda bulunuyorlardı. ancak bu kenara açılma olayı, orta sahada topun düştüğü her yerde fenerbahçe'nin bir kişi fazla olmasına yol açıyordu. bu durumu sağdan fabio pinto'nun merkezi delmeye çalışan driblingleriyle zaman zaman çözseler de:

    - link - oyun kitlendiğinde sahneye çıkıyor

    - link - sağa deplase olan ayhan'ı görüyor

    takım merkezde hep tıkandı. bunun başlıca sebebi ise; fatih terim'in, dönemin en iyi gezici pivot santrforlarından biri olan patrick kluivert tadı almak için aldırdığı correa dionisio christian'ın topla sırtı dönük buluşmalarında hep baskı yemesiyle etkisiz kalmasıydı:

    - link - batista'nın arkasına bırakıyor

    - link - bu sefer de ergün'le anlaşamıyor

    aynı şekilde fabio pinto'nun merkeze topsuz koşu pek yapmamasının da payı vardı:

    - link - christian kenara deplase olduğu vakit merkezde kimse yok, hasan şaş topu aldığında bekliyor ve geriye oynuyor

    - link - yaptığı tek pozisyonda aceleci davranıyor

    (fatih terim bu kopukluğu, ikinci devreye ayhan'ın yerine arif'i sokup net bir 4-4-2'yle başlayarak çözmeye çalışacaktı)

    ilk yarının sonlarına yaklaşırken oyununu hala ceza sahasına taşıyamayan galatasaray yavaş yavaş disiplinden kopmaya, orta sahada daha geniş alanlar vermeye başladı. bu andan itibaren, fenerbahçe'nin kaotik bir hamlesi sahneye çıktı; kapılan toplar sonrası çıkılan kontralarda bir kişi fazla olmak için geriden şok çıkışlar yapıldı, bunların ikincisinde 2. gol geldi:

    - link - fatih akyel'in başarısız sonlanan şok çıkışı

    - link - ümit özat'ın asistle taçlandırdığı bindirmesi 2-0

    (maçın başından beri kazmalığını ustaca konuşturan washington bile ilk yarının son dakikalarında gs'nin kopukluğundan faydalandı, pozisyonun sonunda yine imzasını atmayı ihmal etmedi tabii: link)

    bu kaotik düzen ikinci yarıda etkisini daha da çok gösterecekti, hem de hiç beklenmeyen bir andan sonra.

    ikinci devreye fatih terim ayhan'ı çıkarıp arif'i forvete koyduğu 4-4-2 ile başlarken, lorant bu hamleye stevic'le yusuf'u yer değiştirerek karşılık verdi; stevic sağ bekte, yusuf ise sağ içte başladı.

    galatasaray yeni düzenin etkisini hemen gösterdi; artık çift forvetle hem ön merkez boş kalmıyor, hem de kanatlardaki hasan şaş - fabio pinto ikilisi daha içerlek oynuyor ve fenerbahçe savunmasını daha çok meşgul edip denge bozuyordu. bu sayede daha başlarda çok net iki pozisyon yakalandı:

    - link - göbeğe yaklaşıp top alan fabio pinto, arif'i arkaya kaçırıyor

    - link - merkeze çok adamla gelen takım ortada kalan topu kazanıp tekrar pozisyona giriyor

    merkezde daha etkin olmaya başlayan galatasaray, bu iki pozisyonun devamında (maçın başından beri hedeflediği) kanat organizasyonlarını da daha rahat yapmaya başladı, pek iyi sonlandıramasa da takım artık ritmini yakalamıştı:

    - link - ümit davala'nın boşluk bulup bindirmesi

    - link - hakan ünsal'ın verkaç denemesi

    fenerbahçe ikinci yarının başından beri geride bekliyordu, ve galatasaray'ın yakaladığı bu tempo karşısında kanat savunmasını biraz daha sıkılaştırarak devam etmeye çalıştı, birkaç cılız kontratak sonrası biraz kendine gelen takımda bu sefer yine geriden şok çıkışlar başladı; fatih akyel'in driblingle götürüp doldurduğu top sekti ve ortega'nın kırmızı kartıyla sonlanacak pozisyonu yarattı:

    - link - bu andan itibaren düzensizlik düzeni zirveye çıkacaktı

    10 kişi kaldıktan birkaç dakika sonra lorant washington'u çıkarıp ceyhun eriş'i oyuna aldı ve takım serhat'ın en önde oynadığı, göbekte johnson'un önünde ceyhun-yusuf ikilisinin olduğu bir 3-1-4-1'e döndü. maçın başından beri ortega'nın ayağına bakan takım bu andan itibaren göbekteki ceyhun-yusuf ikilisiyle ayağa oynamaya, topa sahip olmaya başladı, becerilemeyen anlarda yine maçın başından beri uygulanan pres anlayışıyla top kazanılmaya çalışıldı. ancak bu düzen geriden şok çıkışlarla beslenmek zorundaydı, nitekim ilk denemede meyvesini verdi:

    - link - fatih akyel'in getirdiği topla kazanılan korner

    kullanılan bu korner öbür taraftan ikinci bir kornere dönüştü, bu ikinci kornerin devamında ise 3. gol geldi:

    - link - serhat topu doldurmak yerine görerek oynamak için topu saklıyor ve sağ kanada stevic'e oynuyor 3-0

    bu golle birlikte galatasaray ikinci yarının başındaki oyununa devam etse de birkaç cılız pozisyon haricinde pozisyon bulamadı, oyunun iyice tıkandığını gören fatih terim artık riski arttırdı ve batista'yı çıkarıp ümit karan'ı alarak döndüğü 4-1-5'le göbeği tekrar boş hale getirdi ve doldur-boşalta başladı.

    ancak bu doldur-boşaltlar hemen olumsuz olarak etkisini gösterdi; galatasaray'da hava toplarına hakim kimse olmadığı için (sonuçta christian koca maç boyunca sadece bir kez kritik hava topu indirdi) fenerbahçe savunması bu topları kolayca toplamaya başladı ve 1 kişi eksik olmasına rağmen orta sahanın hakimi oldu. bu doldur-boşaltların birinde (yine fatih akyel'in şok çıkışıyla yaptığı pres sonrası) rastgele vurmak zorunda kalan mondragon'un gönderdiği topu karşılayan ümit özat'ın kafa vuruşu, bomboş orta sahanın içinden geçip asiste dönüştü:

    - link - maçın gayrı resmi son düdüğü çalındı 4-0

    ikinci yarının başlarında yaşadığı sakatlık nedeniyle zaten istim üstünde oynayan, birkaç dakika öncesinde de belinden darbe aldığı için oyundan iyice düşen bülent korkmaz'ı bu gol sonrası fatih terim oyundan alıp yerine vedat inceefe'yi soktu; bu ayrıntıyı vermemin bir sebebi de vedat'ın dakikalar sonra tarihe geçecek bir karede yer alacak olması.

    galatasaray'da artık disiplinden de oyundan da bahsetmek mümkün değildi; ama fenerbahçe ısrarla ayağa pas yapmaya, ısrarla geriden beklenmedik birini çıkarmaya devam ediyordu. bu sefer göbekte yine rahatça top çeviren takımda geriden fırlayıp +1 olmaya gelen kişi ümit özat'tı:

    - link - ümit - serhat - ceyhun'la sonlanan pas üçgeni 5-0

    galatasaray artık bari bir gol atayım düşüncesiyle hasan şaş'ın başını çektiği bireysel çabalarla gol aramaya, ancak son vuruş yapamadan eriyen pozisyonlarla çaresizce hücum etmeye çalışırken lorant serhat'ı çıkarıp ali güneş'i (sol kanada) oyuna aldı; ve tuncay en öne geçti. geçer geçmez de pres yapmaya gittiği emre aşık'la girdiği mücadele sonrası emre aşık'a kırmızı kart gördürttü, artık iki takım da 10'ar kişiydi.

    bu andan itibaren orta saha direncini iyice arttıran, zaten ekstra morallenmiş fenerbahçe top çevirirken; tuncay (serhat gibi pozisyon kovalamaktan ziyade) gezici bir orta saha gibi oynayarak top hakimiyetine katkıda bulunacak şekilde oynamaya başladı. orta göbekte iyice oyundan kopan galatasaray'ın verdiği boşluklardan bir tanesi daha yaşandı ve ümit özat yeniden şok bir çıkış yaparak skoru belirledi:

    - link - top çizgiyi geçiyor 6-0

    bu tarihi skorun altında yatan iki yönetimsel sebep vardı:

    1) werner lorant'ın her maça farklı çıkması sebebiyle öngörülemez oluşu; verdiği komutları oyuncuların ne kadar uygulayabildiği, ne kadarını doğaçlama yaptıkları hakkında pek fikir vermemesi. bu yüzden bazı basit konuların bile bilmece haline gelmesi.

    2) fatih terim'in italya macerasının ardından ulaştığı olgunluk ve daha çok önem vermeye başladığı taktik sadakat; bu yüzden oyuncularından (96-00 arasına oranla) daha fazla beklentiye girip onlara sınırları daha net rotalar çizmesi.

    saha içi sebepler (ağırlık sırasına göre):

    1) fenerbahçe'nin (maç içi/taktik/teknik her türlü kararda) yaptığı her değişikliğin anında etkisini göstermesi

    2) fenerbahçe'nin enerjisi; kariyerinin sonuna kadar yürüyerek oynayan yusuf şimşek bile hayatının eforunu sarfetti.

    3) fatih akyel ve ümit özat'ın sürpriz çıkışları

    4) galatasaray'ın ikinci yarının başında kaçırdığı iki pozisyon

    90 dakikanın özeti; aslında galatasaray'ın oynadığı oyunla 6-0'ı hiç haketmediği, ama fenerbahçe'nin inanılmaz enerjisiyle galibiyeti sonuna kadar hakettiği, kısacası ne bir tarafın balıyla, ne de bir tarafın cenabetliğiyle açıklanacak bir maç oldu.
154 entry daha