şükela:  tümü | bugün
77 entry daha
  • ofiste is arkadasim ile muhabbet ederken konu enstrumanlardan acilmisti. o da tipik bir ingiliz gibi en az bir enstruman calabiliyor ve benim ne caldigimi merak ediyordu. ben de yasini almis gitmis biri olarak bas gitar calmaya calisiyorum demistim sikilarak. daha sonra bas gitarimin epiphone thunderbird-iv oldugunu ogrenince hemen internetten arastirip bakti ve cok begendi. ben de kendisine alisik olmadiklari bir yakinlik ile eger isterse bas gitarimi ona verebilecegimi bir sure calabilecegini soyledim.

    yaklasik bir iki gun sonra bas gitari alip ofise getirdim. gorunce cok begendi ve ben de begenmesine sevindim acikcasi. daha sonra bas gitari alip binanin diger bir kismina gecip bir arkadasina goturmek istedigini soyledi. arkadasindan da bahsederken cok eski bir gitari oldugundan hatta evden dahi cikarmadigindan bahsetti. tam olarak hatirlamiyorum ama gitar bir fender telecaster 70s olsa gerek. asagi yukari 10 grand dedi. inanilmaz. her neyse bas gitarimi alip binanin diger tarafina dogru gittik ama arkadasi ofiste degildi. hemen bana donup belki de taniyorsundur doug'i, doug irvine... aa evet tanismistik bir keresinde dedim.

    marillion dinleyen biri olarak olsa bile doug irvine ismi hic tanidik degildi o an. daha sonra arkadasim "eski bir grubu vardi ismini hatirlamiyorum" dedi. neyse aradan 10 saniye gecti gecmedi ve "hatirladim bizim doug marillion'u kuran eleman" dedi. gercekten sok olmustum. marillion, bir donemin populer gruplarindan biri, zaman zaman dinledigim progressive rock grubu ve doug irvine. kendisi hakkinda internette cok fazla bilgi yok ama ben kendisi ile (onun marillion'un doug irvine'i oldugunu bilmeden) bir yildir konusuyor olmam son derece sacma bir olay.

    aslinda bu yasadigim ilk olay degildi. oxford'da bir pubda farkinda olmadan ben kingsley ile muhabbet etmis olmam da ayri bir olay.
8 entry daha
hesabın var mı? giriş yap