şükela:  tümü | bugün
21 entry daha
  • matematikte problemlerin karmaşıklıkları vardır. en önemli alanlardan biridir günümüzde de, çünkü her işi bilgisayarlarla yapıyoruz. her yerde kripto sistemleri var. bu alandaki temel tartışmalardan biri, herhangi bir problemin çözümünün polinom karşılığı olup olmadığıdır. np problemler vardır. polinom zamanda çözümü verilemeyen. bu tip problemlerde, verilen bir çözüm, polinom zamanda denenebilir.

    np de olsa p de olsa tüm bu problemler iyi tanımlanmıştır. en azından formel bir tanımı verilmiştir. kitapları kitaplığa dizme problemi ise bunların hepsinden daha yamandır çünkü cevabın neye benzeyeceğine dair bir fikrimiz yok. "kitap" kavramı bile iyi tanımlanmış değil. iki cilt kağıdının arasındaki her şeye kitap diyecek miyiz mesela?

    kütüphanecilikte kullanılan bir takım sistemler var. dileyen araştırsın. kütüphanede seğirtirken fark etmişsinizdir zaten. bir nizam var. matematik kitabının yanında matematik kitabı bulma ihtimaliniz daha fazladır herhangi başka bir alanın kitabına göre. bunu da basit bir taksonomiyle çözmeye çalışırlar. önce alanlar belirlenir, sonra o alanların akrabalık ilişkileri ve sonra o alanların alt alanları ve bu böyle devam edip gider. siz de faraday, feynman ve fermi'yi yanyana bulursunuz. foucault, fromm ve freud ise bambaşka yerdedir.

    kitapları kitaplığa dizerken biz de bu türden bir sistem kullanmaya çalışırız ancak kütüphanelerde pek de olmayan bir kaygı vardır evde. estetik. bazı kitaplar külçe gibiyken bazısı boru gibi, bazısını çük kadar yapmışlar. bir diğeri var boyu kısa ama derinlemesine gidiyor da gidiyor. neredeyse raftan taşacak.

    kütüphanelerdeki sistem tek bir sorunu çözemezken bizim kitaplıklarda bir de estetik endişeler ortaya çıkar. ama bununla da kalmaz. alan da yetersizdir. her kitabı dik şekilde koymak büyük israf gibi görünmeye başlar. üst üste dizersiniz. sonra onları da yan çevirip önüne bir sıra daha yaparsınız. bu türden bir yapılanmada, kitap sayısı arttıkça herhangi bir kitaba ulaşma süresi de üssel olarak artar. ilk olarak kitap sayısı arttığı için arama süresi çizgisel olarak artmıştır. ancak daha da önemlisi, bazı kitaplar bir bakışta görülecek yerde değildir. önlerindeki fazlalığı kaldırmanız gerekir. ve bu böyle sürüp gider. tek bir kitap almak için elli kitapla yüz göz olursunuz. kitaplarla yüz göz olmak güzeldir, bu sebeple bir kapı kapanırken bir pencere açılmıştır.

    ancak problem hala çözülememiştir. ortada, alan sıkıntısını aştığımızı varsayarsak, en az iki farklı problem var:
    1- kitapların yakınlığını neye göre belirleyeceğiz?
    2- göze ve erişime hitap eden bir yapılanma içine nasıl gireceğiz?

    ikinci sorunun net bir cevabı yok. ama kolay bir çözümü var. kitapların tipine iyice bakın. onlar size söyler ne sırayla dizilmeleri gerektiğini. aynı konuda, aynı rafa koymaya niyetli olduğunuz kırk adet kitabınız varsa, alın hepsini tek tek birkaç saniye inceleyin. sonra dizin. nasıl bu kadar güzel dizdiğinize siz de şaşıracaksınız. (japonya'da yaşadığım dönemde 16 ay boyunca bir sahafta çalıştım. ilk gittiğim zamanlardı. o eğri büğrü sembollerin bir tanesini bile anlamıyordum. shinoda usta bunu bir dezavantaj olarak değil fırsat olarak gördü. önüme koyardı üç koli kitap, diz şu rafa derdi. sonra yeşil çayını alıp izlemeye koyulurdu. ya bir tür sapıktı, ya da kitapları gerçekten iyi diziyordum. bu ilkeyi orada geliştirdim.)

    ilk sorunun cevabı da yok. hatta tüm felsefe tarihi aslında bu sorunun bir türevi diyebiliriz. bir şeyleri nasıl kategorilere ayıracağız ve bu kategorilerin diğer kategorilerle ilişkisi nasıl olacak? her bilimsel sistem bu soruya verilmiş spesifik bir cevaptır özünde.

    lakin kitap dizmek sorunu bununla da sınırlı değildir, daha da zordur. çünkü her an yeni kitap gelebilir. bir fizikçi kategoriler ve aralarında bir takım işlemler belirlerken yeni bir kategori çıkmasından pek de korkmaz. hatta sallamaz bile böyle bir olasılığı. mevcut gözlemi anlamlı kılmaya çalışır. kitaplığa kitap dizen kişiyse her an olası yeni kitapları da düşünmek zorundadır. mesela şu zurna şeklindeki kitabın serisi var. üç kitap daha var o zurna gibi. o kitaplar uzun vadede alınacak mı? alınacaksa nereye koymak gerek, çünkü biri ressamlarla ilgili diğeri fizikçiler. bu dört zurna belki de binlerce saatlik kafa yormayı boşa çıkaracak. diğer üçünü almayı bırak, bunu bile birine hediye etmek gerekebilir.
30 entry daha