şükela:  tümü | bugün
23 entry daha
  • - gramerde bir kurala karşılık dokuz tane istisna olması,
    - cümleleri sonsuza uzatabilme olasılığı, (virgül koyarak ya da relativpronomen ile sürekli uzatabilirsiniz)
    - cermenik kökenli sözcüklerin tercih edilmesi de göz korkutabilir (örn. başlamak anlamında beginnen ya da starten fiilleri varken anfangen daha sık kullanılır)
    - fiiller. fiiller gerçekten zordur. anlamadığını bile anlamaz insan. eylemlerin ifade ettiği içeriği tam olarak bilmek gerekir. bence almancanın en zor yönü budur. sözlüğü açıp "haa, bu, bu demekmiş" diye alıp kullandığınız fiil ile anlatmak istediğiniz şeyi an-la-ta-maz-sı-nız. durmadan, yorulmadan, bıkmadan, usanmadan fiil çalışmak gerekir. örnek cümle görmek, öğrenmek gerekir. doğruluğundan emin olduğunuz cümleler bulmalı, kafadan cümle atıp ezberlemeye çalışmamalısınız. belki o fiil dativ alıyordur, belki sadece genitiv ile kullanılıyordur. mutlaka örnek bir kullanım görmüş olmak gerekir.
    diyelim ki birine “seni bekliyorum” diyeceksiniz. sözlüğü açtınız beklemek = warten. seni (akkusativ olduğuna göre “dich”) ich warte dich??? zııızzzzt, yanlış cevap. warten fiili auf gerektirir. auf präposition (edat, ilgeç) olarak dativ de akkusativ de alabilir. ama “warten auf + akkusativ” olarak öğrenirseniz bir adım öndesiniz: “ich warte auf dich” olması gerekir. ama sözlükte beklemek = warten yazar, auf’u filan ilk bakışta göremezsiniz.
    ya da beğenmek, hoşa gitmek fiilini ele alalım: gefallen. bir şeyi beğenmediğinizi söyleyeceksiniz, türkçe düşündüğünüzde "bunu sevmiyorum, beğenmiyorum, bu hoşuma gitmiyor" deriz. yani bu-(n)-u aslında akkusativ. almancada da aynı halde çekilmek zorunda değildir. keza gefallen fiili almancada dativ gerektirir. "es gefällt mir nicht" dersiniz. yani açıp sözlükten bakınca yine hapı yutarsınız.

    yukarıdaki bir entryde suser bir sürü madde listelemiş, ama ben büyük oranda katılmıyorum kendisine, çünkü

    - ayrılan fiiller (trennbare verben) aslında ingilizcedeki phrasal'lardan daha kolay, zaten sayıca daha az. ayrılmayan ön ekler (präfix) belli (misal ver-, be-, zer-)

    - ayrılan fiillerin ön eklerinin hepsi birer edat (präposition). o edatın anlamını biliyorsanız, önünde durduğu fiilin anlamını da çıkarabilirsiniz. gözünüz korkmasın. örn. fiilimiz aufgehen olsun: “auf” üzerine, üzerinde… die sonne geht auf. güneş doğuyor yani, güneş yukarı gidiyorsa doğuyor demek ki.
    sadece hem ayrılan hem ayrılmayan ekleri öğrenmek gerekir, o da konuşarak duyarak yerleşir. zaten gerçekten anlamaya başladığınızda ayrılan ve ayrılmayan fiillerin cümleye kattığı anlamları da ayırt edersiniz.

    - tanım edatları (artikel) iyi ki var, çünkü artikeller nesnelerin bel kemiği. isim çekimleri için olmazsa olmaz bunlar. hangi adın artikeli nedir diye basit bir düşünceye saplanmayın. halleri (ismin hâlleri: yönelme, bulunma, ayrılma gibi) artikeller sayesinde kolayca açıklayabiliyoruz. ben yıllar evvel latince öğrenirken latincede artikel bulunmaması sebebiyle sıfat ve isim tamlamalarını bir türlü anlayamadım (b2 ispanyolcam vardı o zaman), ama çatır çatır artikel bilgisiyle antik yunancanın isim çekimlerinde hâlâ harikalar yaratırım. yani artikeller dili zorlaştırmıyor, aksine kolaylaştırıyor.

    - edatların birden fazla hâl ile kullanılması da zor değil. örneğin auf dem baum (ağaçta, ağacın tepesinde, üzerinde), auf den baum (ağaca, ağacın üzerine doğru). gördüğünüz gibi dativ ile kullandığımızda bulunma, akkusativ ile kullandığımızda yönelme anlamı mevcut. ama siz oturup “hmm, auf hem dativ hem akkusativ alır. acaba burda hangisi?” diye düşünürseniz bu iş ol-maz. mantıklı düşünüp cümleyi anlamaya çalışırsanız zaten anlayacaksınız.

    - ingilizce ve ispanyolca gibi bir sürü zaman (tense) ve türevleri (çekimleri) yoktur almancanın. almancada continous'lar, progressive'ler, simple'lar yoktur. anlamca vardır, ama ayrı ayrı çekimlenen tempus yoktur. koskoca almancada 6 tane zaman vardır: präsens, präteritum, perfekt, plusquamperfekt, futur ı, futur ıı
    bu kadarcık zaman her şeye yeter. felsefeye yeter, edebiyata yeter, mühendislik ve fen bilimlerine yeter, savaş teknolojisine yeter, yeter oğlu, yeter.

    ezbercilikten kurtulup kavramaya çalışın. almanca matematik gibi bir dildir.

    viel spaß noch!
87 entry daha