şükela:  tümü | bugün
629 entry daha
  • benim için her daim çok başka bir yeri olan pek şahane gruptur.

    sene 2014 idi. arkadaşlarımdan birinin evinde toplaştığımız bir vakit delice zeytin'le tanışmıştım. nasıl da sevmiştim. sonraki yıl, pek kıymetli arkadaşımla konserlerini dinlemiştik, biletin üzerinde yazan koltuğumuzda oturmak yerine önlerdeki merdivenlere oturarak ve bir yandan da şarkılara eşlik ederek. ben şarkıları ezbere bilmiyordum; ama bildiğim birkaç bir şey oluyordu işte.

    bu süreçte ben ara ara dinlemeye devam ettim. gemi olsun, eksik bir şey olsun, rüya olsun, seni düşünmek güzel şey olsun, delice zeytin olsun. azeri türkülerinden nazende sevgilim ile aykız'ı da çok güzel seslendirmişlerdi tabii, onları da dinliyordum sürekli.

    2017 yılında, arkadaşlarımla beraber geçirdiğim bir noel akşamında da arkadaşımın türkçe bir şarkı söylememi istemesi üzerine aklıma ilk sigaramın dumanına sarsam gelmişti. hasta olduğum için berbat olan sesime rağmen söylemiştim. sonrasında da şarkının sözlerini tercüme etmiştim onlara. bir insanı sigaranın dumanına sarmak mümkün olabilseydi keşke. bilmem, belki sigara içiyor olsaydım mümkün olurdu.

    2019 yılının 26 nisan günü bahar şenliğimize gelmişlerdi. müthiş mutsuz olduğum, hiçbir şey yokmuş gibi davrandığım zamanlardı. (ama beni az çok tanıyanlar anlıyorlardı ruhumun coşmadığını.) konserden hemen evvel stadyumda tanımadığım yüzlerce insanla halay çekmek, mutsuzluğuma güneş açtırdı. belki sonra yine yağmur yağacaktı, ama olsundu. bir zaman sonra ezginin günlüğü başladı. iki yanımda iki arkadaşımla şarkılara eşlik ettik mümkün olduğunca. (ben acaba ne zaman şarkıları ezberleyebileceğim? telefon da olmasa benim halim nice olur?) martıyla başlayıp ebruli ile bitirdiler diye not etmişim. arada da yastıklı şarkı, aşk bitti, fincana kahve koydum gel, hişt, düşler sokağı, sigaramın dumanına sarsam, eksik bir şey ve yan kalbimi söylediler. "aşık olduğunda sadece şarkı sözleri biraz daha anlamlı gelir hepsi o kadar." gibi bir sözü alıntılamıştı. şarkıların bana bu kadar anlamlı gelmesi bundan mıydı acaba? mesela yastıklı şarkı diyordu ya hani:

    "vay, vay sevdin onu
    vay, vay sevdin onu
    sevmesen ölürdün sevdin onu öldün
    sevmesen ölürdün ama sevdin gene öldün"

    sanki bana söylüyordu. sonra, eksik bir şey'de "terliklerimle, gelsem sana / sonunda aşkı bulmuş gibi" derken ya da fincana kahve koydum gel'de "anlardım aklından geçenleri / sustukça konuştuk sanki" derken benim yerime konuşuyordu sözler. ama en çok "aşk bitti"de söylüyordu ben ne söylemek istiyorsam. o gün de ben en çok, en hissederek "aşk bitti"yi söylemiştim ya hani, öyle işte.

    "aşk bitti
    elimden sanki minik bir balık kayıp gitti
    aşk bitti
    içimden sanki bir şeyler kopup gitti
    aşk hiç biter mi
    hiçbir şey olmamış gibi
    boşlukta kaybolup gider mi
    aşk hiç biter mi"

    "bugün ezginin günlüğü bana çalışıyor." demiştim arkadaşıma, o da bana sımsıkı sarılmıştı.

    bugün, "seni düşünmek güzel şey" üstüne "eksik bir şey"i dinlerken aklıma geldi bütün bunlar. öyle işte.

    düzeltme: yazım yanlışı.
10 entry daha