şükela:  tümü | bugün
77 entry daha
  • kulağa enteresan gelen, hele ekrem başkan tarafından uygulanınca çok daha değerli zannedilen garip bir uygulama...

    imamoğlu seçimlerden önce bir "israf" algısı tutturdu, vatandaş da bu konuda duyarlı davranınca, kendisinin ve taraftarlarının hiç ümit etmediği şekilde istanbul büyükşehir belediye başkanlığını açık farkla kazandı.

    seçim öncesi yazılan entryleri gözden geçirirseniz, bu ümitsizliği rahat bir şekilde görürsünüz.

    israf elbette ekonomik olarak çok olumsuz bir şey. hele bizim gibi iktisaden zayıf ülkelerde tam tersine "tasarruf" yapmak önemlidir.

    burada asıl üzerinde durulması gereken konu şu. harcanan her para gerçekten israf mıdır? israf, gereksiz, lüzumsuz harcamaya denir.

    şu anda vatandaş olarak bunu tam olarak bilmemize ve anlamamıza imkân yok. sadece söylenenlere "inanarak" bu sonuca varıyoruz.

    inanmak, tam olarak aslını bilmediğimiz, bilmemiz de asla mümkün olmayacak şeyi, bize söylendiği şekilde doğru kabul etmektir.

    hangimiz şu ana kadar somut olarak bir israfın önlendiğini ve buna karşılık şu kadar tasarruf yapıldığını anlatabilir ve ispat edebilir? hiç birimiz... bilgimiz ekrem balkan'ın söyledikleriyle sınırlıdır.

    şimdi de sayın başkan literatürümüze, "temel atmama töreni" gibi bir terim kazandırdı. rahmetli erbakan'ın sürekli temel atma töreni ve yaptığını ve her yere temel attığını bilirdik. ekrem başkan'ın ki, çok daha farklı birversiyon.

    yapılması planlanan bir "arıtma tesisi"nin gereksizliğinden bahsediliyor arkadaşlar. hakikaten gereksiz yere bir arıtma tesisi yapılması mı düşünülmüştür?

    eğer böyleyse, bu kararı verenler hakkında yasal işlem yapılması gerekmez mi?

    yoksa yapılmasından bir şekilde vazgeçilen bir tesis için, ileride niye yapılmadığı sorulmasın diye yeni bir şov programı mı düzenleniyor, doğrusu insan şüpheye düşüyor.

    istanbul'a göçün ne kadar yoğunlaştığı, konut sayısının ve dolayısıyla nüfusun ne kadar çoğaldığı ortada. bir arıtma tesisi nasıl ihtiyaç olmaz?

    belki şu an ihtiyaç bir şekilde karşılanıyor olabilir. peki, bu günlerin yarınları yok mu?

    sevgili gençler, ekşi sözlüğün gözü kapalı ekrem başkan'a biat eden istanbullu yazarları!

    topkapı-aksaray arasındaki vatan ve millet caddelerini bilir misiniz?hiç yolunuz düştü mü? günün her saatinde nasıl bir trafik yoğunlupu olduğunu hiç gördünüz mü?

    o caddeler açıldığı zaman, "bu kadar israf niye yapılıyor, buraya uçak mı konacak, pist mi yapıyorsunuz cadde mi" diye menderes ve hükümeti tenkit ediliyordu.

    bu açıdan bakarsanız, dünyanın birçok ülkesinden büyük bir şehir olan istanbul'un, çok kısa bir süre sonra bir arıtma tesisi ihtiyacı olmayacağını kimse iddia edemez.

    kasım ayına geldiğimiz şu günlerde yağmur sıkıntısının olduğunu, barajlarda suların dibe vurduğunu, önümüzdeki yaz bir su kısıntısı ve sıkıntısı tehlikesinin şimdiden baş gösterdiği bir dönemde, içme suyuyla sulanan alanların sulamasını da sağlayacak olması bile, arıtma tesisinin bir ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor.

    bir vatandaş olarak "temel atmama" töreni yapanlara küfür falan etmiyorum. sadece bu açılardan arıtma tesisinin ihtiyaç olduğu görüşünü savunuyorum.

    siz de bana ve benim gibi düşünenlere küfürle cevap vermeye kalkışmayın olur mu?

    herkesin "düşünce özgürlüğü" hakkını yanlıştan yana kullanma hakkı varsa, bu hakkını doğrudan yana kullanmak isteyenlere kızmak gerçekten haksızlık olur.
34 entry daha