şükela:  tümü | bugün
902 entry daha
  • benim de bu insanların çorbasında tuzum olsun niyetiyle gittiğim, pırlanta gibi oyunculara ve emekçilere sahip olan, iki arada bir derede, üç ikilemde beş karakterde, "komik ama aslında o kadar da komik değil ya..." diyebileceğim, 'bana göre süt onlara göre çikolata' olan bir film.

    ali atay, tıpkı yukarıda yazdığım paragraf tadında bir film yapmış; bir taraftan güzel, fakat diğer taraftan gereksiz tekrarlara sahip diyaloglar bunaltıyor (evet, film bu yapıda örülü fakat biraz fazla örülü işte), aşırı yüklemeler seyirciyi durgunlaştırıyor, hikaye oyunculuklar altında kendisini unutturuyor ve ortaya çıkan eser, kara komediden ziyade, durum komedisine daha yakın, flu bir hal alıyor, sonu ise iyi düşünülmüş olmasına rağmen, sırıtıyor.

    neyse, fazla tatava yapmayayım. bu filmi beğenenleri hor görmemek, beğenmeyenleri de iyi anlamak gerek. başta söylediğim gibi, ali atay ve bu ekip benim -ve elbette birçok izleyicinin- gözünde değerli insanlar, değerli oldukları için de, kendilerini yerme küstahlığında bulundum, naçizane. ha, kim siker lova kaymakamını, orası tabii ki ayrı hikaye.
178 entry daha