şükela:  tümü | bugün
36 entry daha
  • [4/9]
    muratin kritik bir durumda emekli olup yerini genc mehmete birakmasi hic hos karsilanmiyor, mehmet’in yasina basina bakmadan sergiledigi dikkafalilik da pek yardimci olmayinca, murat geri donmek zorunda kaliyor. yazik adama, bir nefes alamadi. gelir gelmez 1448’de kosovada ikinci kez macarlari eziyor ve anadoluda kim var kim yoksa hepsini vassal yapiyor.

    2. muratin en buyuk numarasi yenicerilerin, her hristiyan aileden alinabilmesini saglamasi ve egitimlerinin duzenlenmesi. taa 2000 sene oncesindeki spartalilari andiran bir sekilde yetisiyor bu cocuklar; evlerde degil asker barakalarinda yasiyorlar, evlenmiyorlar, sultani ve komutanlarini babalari olarak goruyorlar, vs. manyak oluyorlar kisaca. muratin bu uygulamayi yayginlastirmasi bile hristiyan nufusun ondan nefret etmesini saglamamis, bircok aile buna dunden razi. muratin da kisisel olarak hristiyanlarla arasi iyiymis, sirp karisina asikmis adam zaten. hatta 2. murat olunce kadin trabzona geri yollaniyor (trebizond’daki rum kralligi o zaman) ve daha sonralari, taze taze taht mucadelesi veren son imparator constantine, onunla evlenmeye calisiyor (uvey oglu 2. mehmet uzerindeki etkisi yuzunden) ama kadin reddediyor ve bir daha evlenmeden, baska biriyle beraber olmadan rahibe hayati yasiyor. artik bunu murat’a olan askindan mi yapmis bilmem

    2. mehmet, 2. muratin istedigi varis degilmis cunku bir koleden dogmus; murat daha asil karilarindan olan bir cocugunu tercih edecegi icin mehmet’in de egitimi epey eksik kalmis. fakat diger varisler beklenmedik bicimde olunce, murat basini bir kurt hocanin cektigi bir egitimci ordusu tutarak oglunu kisa surede adam etmeye karar vermis. soylenilene gore arapca, latince, farsca ve ibranice konusmayi ogrenmis (ben de cus dedim ama belli olmaz, bunlar bizim gibi tek dille yetismiyorlardi zaten), felsefe ve bilim calismis. fakat murat’in ilk emeklilik denemesinde, mehmetin kendini begenmisligi ozellikle ordunun ileri gelenlerini kil ettiginden, murat olunce herkes topluca killaniyor, osmanlinin rakipleri topluca seviniyorlar. mehmet’in zayif ve yeteneksiz oldugunu dusunuyorlar, o da onlari suphelendirmeyerek babasinin anlasmalarinin aynen onayliyor, hatta bizansi isgal etmeyecegine dair yemin bile ediyor resmi sekilde.

    bazi yunanlilar firsattan istifade etmek icin fransa kralindan medet umuyorlar ama o orali olmuyor. papalik da, hala floransada imzalanmis olan kiliselerin birlestirilmesi hakkindaki anlasmanin istanbulda yururluge konmamis olmasina misilleme olarak talepleri sallamiyor.

    fakat mehmet bir yandan da izin mizin almadan rumeli hisarinin insaasina basliyor, halbuki buyuk dedesi bayezit anadolu hisarini yaparken manuel’den izin istemisti. imparator konstantin defalarca elci gonderip “ne is?” diye soruyor ve yanit alamayinca en sonunda sinirlenip, istanbuldaki butun turkleri tutuklatiyor. sonra bunun nafile oldugunu goruyor ve turkleri birakiyor ama mehmet coktan basdanismani gibi bir konumda bulunan halil efendiye, tiriviri bir sebep esliginde istanbulu isgal edecegini aciklamis. konstantin de artik hanyayi konyayi anladigindan, ardiardina birkac elci daha yollayarak, en azindan bogazdaki koylerin guvenliginin garanti edilmesini istiyor ama son gonderdigi elci grubu once zindana atilip sonra da kafalari kesilince savas durumuna geciyor. (elci kafasi kesmenin diplomaside en okuz sekilde savas acma yolu oldugunu biliyor muydunuz?)

    halil efendi, mehmetin babasinin da danismanligini yapmisti ve isgale tamamen karsiydi. bizansla iyi iliskileri vardi, onlarin politik olarak gucleri olmadigini savunuyordu, istanbulla ticaret halindeki cevrelerle de arasi iyiydi. fakat genc mehmet bizansin papalikla iliski kurarsa politik olarak cok guclu olabilecegini dusunuyor ve savasi yegleyen, cunku oradan gecinen danismanlarinin gaziyla isgale girisiyor, ilk is olarak bogaz’a ilk ogs sistemini kuruyor. para odemeye yanasmayan bir iki venedik gemisini iskaladiktan sonra, hisarlar ucuncu venedik gemisini batiriyorlar.

    bu venedik ve cenevizlilerin durumu da ilginc. istanbulda kolonileri var ve hem hristiyan din kardesleriyle beraber yasiyorlar, hem de osmanlilarla karli bir ticaret iliskileri var. tabii karsi koyacak askeri gucleri de olmadigindan turkleri provoke etmemek icin tarafsiz kalmayi dusunuyorlar. sonucta papalik ve venedik, kusatma haberini duyunca, e bari yardim edelim diyorlar ama sacma sapan tartismalarla o kadar vakit kaybediyorlar ki, son gemi, kusatma basladigi gun yola cikiyor. ulkelerinin politikasina uygun olarak istanbuldaki venedik kolonisi yunanlilara yardim edecegini acikliyor. 700 cenevizli de yardima geliyor ama peradaki ceneviz kolonisi tarafsiz kaliyor. bu gelen cenevizli grubun icinde meshur bir "kusatma savunmacisi" da var (zamaninin en gozde meslegi) ama bir o kadar italyan da bir gece gizlice istanbuldan kaciyor. bu tavuklari baska izleyen olmuyor.

    bu arada tabii balkanlar bosta kaliyor ama murad zamaninda macarlari oyle bozmus ki adamlar bu avantaji degerlendiremiyorlar. wallachia (bugunku romanya gibi) da tek basina isyan etmek istemiyor. sirp despotu ise birak isyani, kusatmaya bir birlik bile gonderiyor! (bu unlem, sirplar da ortodoks kusatilan bizans da unlemi)
260 entry daha