şükela:  tümü | bugün
41 entry daha
  • [9/9] - oldu da bitti masallah

    savasin bitimini izleyen gunlerde baska bircok ilginc olay yasaniyor. mesela isgal anindaki hengamede kacan bir kardinal, kiyafetini bir dilenciye vermis. dilenciyi goren ve sehre yeni girmis gazli askerler onu oldurup kafasini kesmisler, kardinalse yagma bitene kadar saklanip hayatta kalmis ve sonra birinin kolesi olmus. peradan gelen bir tuccar da ertesi gun kole pazarinda adami taniyinca, onu dilenci sanan sahibinden yok pahasina satin aliyor domates alir gibi. tabii sonra serbest birakiyor kardinali, domatesi serbest birakamazsin. (ama birakmalisin, eger donerse zaten senin domatesindir, donmezse…)

    osmanlilara karsi savasan prens orhan da cok iyi yunanca konustugu icin bir ortodoks rahibi kiliginda pacayi kurtartmaya calisiyor ama yanindaki esirlerden biri gercek kimligini ispiyonlayinca oracikta kafasini kesiyorlar. kimse artik o ispiyoncu, tam bir pustmus. savasin ortasinda gogsunden yaralanip geri cekilmek isteyen guistiniani ise yakinlardaki bir adada, bir iki gun icinde yaralarindan oluyor. cenevizliler tarafindan bir kahraman olarak aniliyor, digerleri ise onu saygideger bir kumadan ama nihayetinde bir kacak olarak hatirliyorlar.

    sehirden kacan venedikliler, kayiplarini telafi etmek ve onceki yardimlarini finanse etmek icin gemilerindeki yunanlilarin mallarina el koyuyorlar ve sultana mesaj gondererek, aralarindaki ticaret anlasmalarinin bozulmasina gerek olmadigini bildiriyorlar. pera ise “gonullu” olarak sultanin kontrolune girmek suretiyle bir miktar ozerk kaliyor; hristiyan sehri oldugundan orada saray gorevlileri disinda muslumanlarin yasamalari yasaklaniyor. artik bogazlar osmanlinin kontrolunde oldugundan, 50 sene icinde de karadenizdeki diger ceneviz kolonileri de teker teker boyun egiyorlar. 1461’de de son yunan baskenti olan trabzon aliniyor.

    istanbulun dustugunun haberini ceneviz gemileri suratle yayiyorlar. hatta papaligin ve venedikin gecikmeli yolladiklari yardim filosu da, istanbula gitmek icin duzgun bir ruzgar bekledigi ege adalarindayken haberleri bu ceneviz gemilerinden aliyor.

    tahmin edeceginiz gibi kusatmaya hep karsi cikmis olan halil pasa daha sonralari gorevinden aliniyor ve agustosta idam ediliyor. mehmet zaten ona eskiden beri gicikti, babasinin ilk emekliligi sirasinda murat’in geri donmesini en cok savunanlardan biri oldugu icin. artik eski sayginligini da yitirdiginden, “bizans icin calisiyordu” suclamasiyla intikam almak kolay olmustur.

    istanbulun alinmasiyla macarlarla yapilan balkan savaslarinda iyice ustunluk saglaniyor, bu arada savas alanina donen sirbistan perisan oluyor tabii. rusya ise zaten bu kiliselerin birlesmesi kararina karsiydi ve bizans dusunce ortodokslugun gercek merkezi olduklarini iddia ettiler. halbuki fatih de unvanlari arasina rum kayserini, yani roman caesar’i eklemis, kendini bu kulturun devami olarak gormus. ama tabii muscovy kralligi o aralar bize uzak ve onemsiz oldugundan fatih onlari pek sallamiyor.

    fetihten kacan bizans alimlerinin italyaya yerlesip ronesansa neden olduklari anlayisi ise her onemli olaydan kendine pay cikarma hastaliginin bir belirtisi olsa gerek cunku zaten fetihten onceki yuzyili yunanli alimler ve sanatcilar italyaya yerleserek geciriyorlar. buna ek olarak ronesansi bizanslilara maletmek de ayrica yanlis.

    neyse, sultan mehmet megadux’un oldurulmesinden sonra biraz acele bicimde bir patriarch seciyor ve bu yunan milletinin basi oluyor, onlar icin bir de “anayasa” hazirlaniyor. kisa surede fatihin istedigi sekilde sehir canlaniyor; muslumanlara ek olarak trabzondan 5000 rum ailesi getiriliyor ve nufus 100 sene icinde 500 bine dayaniyor. ama tabii hicbir zaman bizansin zirvesindeki gibi bir etkinlige sahip olamiyor istanbul, kendi eski seviyesine ulassa bile avrupa karanlik cagdan coktan cikmisti.
252 entry daha