şükela:  tümü | bugün
14 entry daha
  • ingiliz kuvvetlerinde gorev yapmis, oradan bir ingiliz yatkinligi olan, sonralari halk adami havasindaki oboteyi darbeyle devirip, "halk beni istiyor, beni goreve secti" diye diye uganda baskani olan bir adam.

    zamaninda sirin gozuktugu icin bu gelisme pek bir rahatsizlik yaratmiyor, zaten arkasinda ingilizler ve israil'in parasi var. (israil'in zamane kolonicilere ozenerek bir dizi "yatirim" yaptigi bir zamana denk gelmis arkadas). fakat iktidara geldikten kisa sure sonra, gercek yuzunu gostererek rakiplerini tek tek altetmis. bunun icin de sahane bir yol bulmus, silahla yakalanan ugandalilarin idamini ongoren bir kanun gecirerek. bu sayede istediginin eline silah tutusturup idam ettirebilmis.

    bir polis ve teror devleti kurmasini tahmin edilecegi gibi milliyetcilik naralariyla ortbas etmis amcam. kisa sure icinde ulkedeki yabancilari hedef almis populer destek icin. israillilere terk etmeleri icin 1 hafta sure tanimis ve bu da israille arasinin bozulmasinin baslangici olmus. daha sonra, ulkedeki ozel sektorun cogunu elinde bulunduran ingiliz vatandasi hint asilli uganda dogumlu homo sapiens sapienslere 3 ay sure vermis gayrimenkullerini birakip ulkeyi terk etmeleri icin. (wikipedia diyor ki idi amin bu hareketi ruyasinda gordugunu ve vahiy olarak geldigini aciklamis)

    tabii millet kendi ulkesindeki islerin basina gecince cok sevinmis ama vasifli isciler ve yoneticiler cok yetersiz kaldigi icin bir halt calismamaya baslamis. bizim guneydoguda, birinci dunya savasi sirasinda, demiryollarinda calisan ermenileri kovup (daha dogrusu alman demiryolu sirketine nota verip), sonra isler bozulunca iscilerin bir kisminin geri alinmasini hatirlatiyor bu olay. ama bunlar asyalilari geri cagirmamislar, halki da egitememisler, isler de pek duzelmemis ve halihazirda kotulesmis olan ekonomi cokmus. tabii gunahkecisi olarak bircok insan oldurulmus.

    idi amin beyimiz bu siralarda kendi halkini oldurmek, kenyayi filan isgal etmek icin yeni silahlara ihtiyac duymus ve ingiltereye yollanmis plansiz programsiz. havaalaninda buna niye geldiniz diye sorunca, kralicenizi ziyaret etmek istedim demis ama tabii kralicenin bundan haberi yok. sansina o da o sirada londradaymis, uyduruk bir gorusme ayarlanmis alelacele. boyle sacma hareketlerle kendine egzantrik bir hava verdikten sonra, asil amaci olan silah gorusmeleri icin disisleri bakanligina yollanmis ve ingiltere inanilmaz bicimde adama silah satmayi reddetmis. bunun uzerine libyaya, fkoya, suudi arabistana filan donmus idi amin ve tabii ic politikada da buna paralel olarak musluman kardesligi edebiyati yapmaya baslamis bol bol.

    sonra bir gun fko'nun rehin aldigi israillilerle dolu bir ucagin inmesine izin verip, onlara konuslanmalari icin bir yer sagliyor ve boylece baslarda cok ekmegini yedigi o sirin diktator imajini artik kesin bir sekilde yokediyor. israil ozel kuvvetleri bir operasyonla adami hacemat edip, neredeyse tum rehineleri kurtariyorlar ve bu idi aminin prestijini cok zedeliyor. o da her zamanki gibi hirsini daha cok insan oldurerek almis. zaten bu aralar artik iyice paranoyaklasmis, ingilizler buyukelciliklerini kapatinca, onlari yendigini aciklayip kendine "ingiliz imparatorlugunun fatihi" gibi bir unvan vermis. hemen arindan sizin gibi "ulan ufak at da civcivler yesin" diye gulen birsuru insani insaatlara cektirmis. discovery times channeldaki bir belgeselde gormustum, adamin upuzun bir resmi kiyafeti var ve butun on tarafi madalya kapli; yarisi iste boyle ingiltere fatihi, iskocya krali gibi gotten uydurma seyler, diger yarisi da ikinci dunya savasinda her ulkenin kendi askerlerine verdigi madalyalar. ve tabii ki amcamin askeri unvani field marshall olmus nasil olduysa. bu da size enver pasayi hatirlatsin, gerci onun hayalgucu ve piskinligi bununla boy olcusemez ama.

    en sonunda gercekten askerlikle alakali birsey yapip tanzanyaya saldiriyor ama tanzanya, bundan iyice bikmis olan ugandalilarin da yardimiyla, ulkeye girip idi amini koltugundan ediyor. ama bu mutlu son falan degil. idi amin suudi arabistana, rahat bir surgun hayatina kaciyor ve kendisinden hic bir zaman, oldurdugu 300 ila 500 bin insanla geri biraktigi koca bir ulkenin hesabi sorulamiyor. bu da bana ulkemiz tarihinin baska yapraklarini hatirlatti, hani diktatorluk anayasasina "bizi hicbir suctan dolayi yargilayamazsiniz" diye madde koyduran simdinin egzantrik, sirin ihtiyarlari var ya netekim.
27 entry daha