şükela:  tümü | bugün
168 entry daha
  • 20-30 yıl sonra bile hatırlanacak ve büyük ihtimalle tottenham'ın düşüşünün miladı olarak kabul edilecek bir olay.

    öncelikle koyu arsenal taraftarıyım yani ezeli düşmanımızın kendi topuğuna sıktığı bu hareketi sevinçle biraz da empati duygumdan ötürü buruk karşıladım. uzun yıllar üst sıralara tırmanmaya çalışan fakat bunu gerçekleştiremeyen, bu yolda aldığı oyunculara cezbedici teklifler ve ortamlar sağlayamadığı için elinde tutamayan ve yıldız oyuncuların tercih etmediği bir takımdı bu tottenham. ancak harry redknapp ile başlayan kısmi istikrardan sonra istenilen alınamayınca kısa süreli iki td yerine adını bu kulübün efsaneleri adına yazdıran pochettino takımın başına geldi. o tarihten sonra da tottenham sempatisi baş göstermeye başladı. gerek pochettino'nun oynattığı göze hoş gelen futbol gerekse de altyapıdan çıkardığı ve transfer edilen kendini gösterememiş futbolcuları birer yıldız haline getirmesi bu sempatinin büyümesinde en büyük etkenlerden biriydi. bir kaç sezon sonra tottenham üstte bahsettiğim sıkıntıları aşmış yıldız oyuncular transfer edebilen (bkz: moussa sissoko)(bkz: lucas moura)(bkz: davinson sánchez) ve parlattığı oyuncuları madrid, juventus, barcelona gibi takımlara kaptırmamaya başladı.

    bu peri masalı gibi gözüken olaylar esnasında takım ne kadar güllük gülistanlık gözükse de aç gözlü tottenham yönetimi ille de kupa ille de kupa diye tutturması ve üç tranfer sezonunda pochettino'ya bütçe ayırmamaları yönetimle arasına mesafe girmesine sebep olmuştur. zaten premier lig'e baktığımızda başarılı olan takımların yönetimler ingiliz değildir zira ingilizler hiçlikten bir iki adım sonrasını başardıklarında kendilerini zirvede görürler böyle de iğrenç bir kibre sahipler. neyse efendim bu transfersiz geçen dönemler sonrasında 18/19 sezonunda yaşanan sakatlıklar sonrasında pochettino'nun elinde oynatacak adam akıllı futbolcu kalmadı bu yüzden altyapıdan mecburi oyuncuları oynatmak zorunda kaldı. bu tersliklere rağmen tottenham tarihinde yakaladığı en büyük başarı olan şampiyonlar ligi finaline gerçekten hak ederek çıktılar ve şans bir penaltı sonrasında liverpool'un skora yatmasıyla kupayı müzelerine götüremediler.

    bu kötü başlayıp harika biten sezon sonrası kadrosuna tanguy ndombélé,ryan sessegnon,giovani lo celso gibi tottenham'ın en büyük sıkıntısı ve nicelik olarak yeterli olmadığı orta sahaya yapılacak en iyi transferleri yaptılar. işte kaderin cilvesi mi yoksa şansızlık mı denir bilinmez ama tottenham sezon başladığından beri bir türlü belini doğrultamadı. ancak her ne olursa olsun sizi bir yerden alıp zirveye çıkartan bir adamı daha henüz ligin üçte biri bile bitmemişken göndermek tek kelime ile vefasızlıktır.

    pochettino bundan sonra istediği her türlü takımı çalıştırabilir. real madrid zaten kendisini zidane sonrası için düşünüyordu senelerce önce olmayınca başkasını seçtiler şu an onlarda pek iyi gidiyor sayılmaz o yüzden bu bir seçenek. sürekli eleştirilen valverde yerine barcelona başka bir seçenek. ama benim isteğim tabi ki tottenham'dan da intikam almak ve çok daha iyi bir ortamda çalışmak için arsenal'a gelmesini canı gönülden isterim. tottenham ise bundan sonra öyle her adını duyurmuş hoca ile başarıya ulaşamaz. çünkü mevcut oyuncuların bu seviyelere kendilerinin cabasının yanında pochettino'nun yeteneği ve onlara verdiği görevler vardı. tavsiyem julian nagelsmann olabilir ama o da bundesliga'dan çıkacağını sanmıyorum.
92 entry daha