şükela:  tümü | bugün
375 entry daha
  • üniversite yıllarında bir arkadaşla akdeniz turu yapıyorduk. tur boyunca yorgunluktan öldüğümüz için biraz da geç uyandık ve sabah beklenenden geç bir saatle sırtımızda çantalarla otostopa çıktık. geç çıktığımız için yetişemeyiz dedik ve yetişemezsek afyon uşak bi yerde pansiyonda bi gece kalır eskişehire devam ederiz diye planladık. eskişehirde de arkadaşımız bekliyor.

    bir dolmuş aracılığıyla otoban kenarına çıktık ve beklemeye başladık. sap olduğumuz için yirmi dakika veya yarım saat geçmesiyle eski bir araba durdu içinde 2 dayıyla birlikte. yeğenim 1-2 km sonra köy girişinde bırakırız dediler. ben de tamam diyip arkadaşa dönüp seslenmek için iki adım attığımda araba hareket etmeye başladı. ilgilenmediğimizi düşündü herhalde, ben de arkasından noluyo amk diye bakakaldım.

    neyse arkadaşın yanına dönüp bi 10-15 dakika bekledik ki bir araba durdu. iki 30 yaşlarında eleman dedik nereye dedi ki eskişehir. öyle ki 7 saat tek bir arabayla gitmek cidden rahat bir şey. marmaristen fethiyeye 5-6 araçla falan gelmişiz in bin yaparak. çantalarla falan 35 derece sıcak işkence yani. neyse biz bindik hafif modifiyeli arabaya gidiyoruz yol kenarı tekelde durup biramızı alıyorlar, dinlenme tesisine götürüyorlar yemeğimizi ısmarlıyorlar muhabbet falan keyifler gıcır.

    en son afyon dinlenme tesisinde oturuyorken eskişehirdeki arkadaşı arayıp nereye gitmemiz gerektiğini sordum ve bana kuzeninin bizi alacağını söyleyip onun numarasını verdi. çocuğu aradım ve biraz konuştuktan sonra telefonu arabayı kullanan elemana verdim. eskişehir semtlerinden haberimiz yok tabi. şöyle bi diyalog geçti. ben tek tarafını duyoyorum tabii diyalogun;

    - alo iyi akşamlar neredesiniz siz?
    - ha tamam ben blablada oturuyorum şurada buluşalım
    - isminiz neydi?
    - ahmet? ahmet bilemne mi? ulan allah cezanı vermesin napıyosun?

    adamın yıllardır görmediği çocukluk arkadaşıymış.
113 entry daha