şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
196 entry daha
  • bir şey izlerken, okurken kahramanlarla empati kurmaya çalışıyorum. ama bunu bazen abartıyorum sanırım. fleabag'i izlerken sürekli yaptım. ablası gibi miyim yoksa üvey annesi gibi miyim, karar veremedim. üvey annesi bir bakıma olmak istediğim karakter. hayır, ezileni daha da ezip, üzerinden tır gibi geçmek için değil. bir şekilde hedefine ulaşmış, güçlü bir kadın. bu tarafından baktığımda bir sorun görmüyorum.

    ablası, başkaları için kendi hayatından feragat etmiş biri. ona bakınca da bir noktada kendimi görüyorum. son sahneyi düşünüyorum. yapar mıydım onun gibi, yapardım.

    ve esas kız, dünya sikime minare götüme dolaşırken aşık oluyor. istenmiyor. hayat işte o zaman acımasız oluyor ona. annesi ölmüş halbuse, en yakın arkadaşı ölmüş, bir gine domuzu ve saçma salak herifler var sadece yanında. ablası kaçıyor ondan, babası korkusundan kaçıyor. o da goygoya vurmuş. çok acımasızca. ama bunu öyle güzel anlatıyor ki, ona acıyacağınız yerde gülüyorsunuz, zaman zaman "porno mu açtım, ne izliyom ben" diyorsunuz. haksızlık yapmış, haksızlığa uğruyor. karma hep, her yerde çalışıyor.

    dizi bittiğinde üzgündüm. her anlamda, hem bittiğine üzüldüm, hem bu zamana kadar ne izlemedim diye üzüldüm, hem kendime üzüldüm. ben sürekli kendime üzülüyorum çünkü. o çok önemli bir detay değil. keşke bir sezon daha olsaydı dedim, sonra da "bokunu çıkartma" diye kendimi teselli ettim. kitap okudum, dışarı çıktım, üzerimden ağır bir yük kalktı.

    canınızı yakabilir.
669 entry daha
hesabın var mı? giriş yap