şükela:  tümü | bugün
146 entry daha
  • internet of things altında yatan temel fikir, mümkün olduğunca fazla cihazın internete bağlanması ve günlük hayatı kolaylaştırması yönündedir. bu cihazlar kullanılan arabadan, evdeki buzdolabına kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. bu cihazlar birbirine bağlı olduğu sürece, her birisinin ayrı olarak internete bağlı olması gerekmemektedir. iot sayesinde nesneler önceden fark edilip, uzaktan kontrol edilebilmektedir. ayrıca fiziksel nesneler ve bilgisayar sistemleri arasında doğrudan bağlantı kurmayı kolaylaştırmaktadır. örnek olarak eğer bu teknolojiye sahip bir aracınız varsa, eve gelip park ettiğiniz zaman otomatik olarak evinizdeki kablosuz ağa bağlanabilir ve gün içindeki gittiğiniz mesafeyi ve tükettiğiniz yakıtı bilgisayarınıza gönderebilir veya mail atabilir. iot teknolojisi şu an için çok yeni olsa da, uzmanlar önümüzdeki 5 yıl içinde yaklaşık 50 milyar cihazın bu teknolojiye bağlanacağını ön görüyor. bu sayı aslında çok büyük bir miktar, şu an için dünyada yaşayan her bir kişinin ortalama 7 cihazının bu teknolojiyi kullanacağı anlamına geliyor. günümüzde bu teknolojiyi kullanan cihazlar bulunmaktadır. google’ın geliştirdiği termostat nest sayesinde evinizin sıcaklığını uzaktan cep telefonunuz sayesinde ayarlayabiliyorsunuz ve eviniz istenilen sıcaklıktan fazla veya az olunca telefonunuza bir bildirim geliyor. bu bildirim sayesinde evinizde yaşayan evcil hayvanınız varsa onun üşümesini veya sıcaktan bunalmasını engelleyebiliyorsunuz. samsung ve lg’nin bu teknolojiyi kullanan çamaşır makineleri ve kurutucuları bulunuyor. eğer makinede çamaşır varsa ve yıkanması bittiyse telefona bir bildirim gönderiyor ve bu sayede makinede bekleyen çamaşırlarınızın olduğunu biliyorsunuz.

    bu teknolojinin ana fikri aslında 1982 yılında ortaya atılmıştı carnegie mellon üniversitesinde bulunan bir içecek makinesi internete bağlanarak dolaptaki içecekler azaldığında veya dolabın soğukluğu istenilen seviyede olmadığında ilgili kişiye haber gönderiyordu. ancak iot terimi 1999 yılında bir ingiliz tarafından ortaya atıldı. aynı yıl cambridge üniversitesindeki bağımsız bir enstitü tarafından daha yaygın hale getirildi. bu teknolojiyi kullanmak için radyo frekansları, yakın saha haberleşmeleri, barkodlar, qr kodları ve dijital imzalar şu an için standart olarak görülmektedir.

    gelecekte bu teknolojiyi kullanan bir çamaşır makinesi için bazı ön görüler vardır. örnek olarak çamaşır makinesi, şehir şebekesinin günlük elektrik tüketim saatlerini öğrenebilir ve çalışma saatini buna göre ayarlayabilir. bazı yerlerde elektrik tüketimi talebin daha az olduğu saatlerde daha ucuzdur, çamaşır makinesi bunu kullanarak gündüz çalışmak yerine gece tüketimin az olduğu saatte çalışabilir ve elektrik faturasının daha düşük ücrette gelmesini sağlayabilir. veya evinizdeki tartı günlük olarak kilonuzu not altına alır ve telefonunuza gönderebilir. bu sadece kiloyla kısıtlı kalmak yerine vücut ısısı, yağ oranı ve diğer özellikleri de kullanabilir. diğer bir fikir ise bu cihazların birbirleriyle yerel olarak konuşmasını sağlamaktır. örnek olarak arabanıza yakınlaşınca kolunuzdaki saatin sinyal göndermesi ve arabanın kilidinin otomatik olarak açılması denilebilir. veya saatiniz telefonunuzdan çok uzaklaşınca bir uyarı gönderebilir ve bu sayede telefonunuzu evde unutma olayını ortadan kaldırabilir. başka bir örnek olarak motorsikletiniz anahtarsız olarak hareket ettirilirse veya devrilirse telefonunuza bildirim gelebilir. akıllı buzdolapları sayesinde dolabın içindeki ürünlerin son kullanma tarihi yaklaştığında bir uyarı gönderebilir. veya dolapta sürekli bulunan ürünler azaldığı zaman dolabınız bu ürünün azaldığını söyleyebilir ve hatta belirlediğiniz marketten online sipariş bile yapabilir. araçla giderken bir kaza veya yangın gördüğünüz zaman aracınız otomatik olarak acil yardım yetkililerine bildirim gönderebilir. veya mutfağınız siz evde yokken evinizde yangın çıkarsa telefonunuza bir bildirim gönderir, ayrıca itfaiyeyi arayabilir.

    önümüzdeki 5 yıl içinde bu teknolojiyi 50 milyar cihazın kullanması ön görülüyor. ancak bu cihazların çok sınırlı kaynaklarının olacağı ve çok belirgin uygulamalarda kullanılacağı düşünülmektedir. çevre izleme bu uygulamalardan birisi olabilir. ağa bağlı küçük cihazlar ve özel sensörler yardımıyla su kalitesini görebilir, hava durumunu izleyebilir ve toprağın yapısını gözlemleyebiliriz. ayrıca yaban hayatı da izlememiz mümkün, hayvanların göç yönlerini gözlemlemek ve doğal yaşamını izleyebiliriz. deprem ve tsunami gibi doğal afetler sensörler tarafından önceden tespit edilerek can kaybının önüne geçebilir. buna benzer bir yöntem kanada’da kullanılmaktadır. bölgede tsunami tehlikesi olduğunda yetkililere otomatik olarak bir uyarı gitmektedir, ardından yetkililer durumun ciddiyetine göre bölgedeki insanlara haber vermektedir. doğal afet gibi her saniyenin önemli olduğu durumlarda cihazların internete bağlanarak birbirlerine haber vermelerinin ve insanları uyarmalarının önemi oldukça büyüktür. bu bildirimler telefona, saate, tablete gelerek doğal afetin yaklaştığını haber verebilir. aletler aynı zamanda alt yapıları, köprüleri ve tren raylarını gözlemleyebilir. bu tür yapılar internet üzerinden izlenebilir ve denetlenebilir. buralarda oluşan değişimleri ve güvenliği riske atan durumları da bu teknoloji sayesinde izlememiz mümkün. örnek olarak her gün kullandığımız yolda bir araba alev aldıysa bu teknoloji bize orada trafiğin tıkandığını söyleyebilir ve bizi farklı bir rotaya yönlendirebilir. ayrıca bölgede oluşan yangını itfaiyeye haber vererek yetkili ekiplerin bölgeye gelmesini sağlayabilir. bunun diğer güzel bir tarafı ise acil durum birimlerine gelen sahte çağrıların azaltılmasıdır. bu sayede merkezi bir bölgede birden fazla kişi bulunacağı için çağrılar birden fazla kişiden otomatik olarak gidecektir. merkezi bir yerden tek bir çağrı gelirse buna itibar edilmemesi gerektiği de anlaşılabilir. altyapıları izlemek de ayrıca günlük hayatı büyük oranda değiştirebilir. örnek olarak evimizde enerji tüketen cihazları izleyebiliriz. eğer çok enerji tüketen bir cihaz varsa onu kullanmayarak veya daha az enerji tüketen bir cihazla değiştirerek ekonomik olarak katkı sağlayabiliriz. eğer çatıda güneş paneli varsa ve kendi enerjimizi üretebiliyorsak, o an için kullanmadığımız enerjiyi tekrar panele göndererek daha fazla tasarruf edebiliriz. bu teknoloji sayesinde evimizdeki ışıkları ve klimayı uzaktan kontrol edebiliriz ve böylece evden çıkarken açık unuttuğumuz ışığı telefonumuzdan kapatabiliriz. ayrıca bazı ayarları zamana bağlı yaparak enerji tasarrufu sağlayabilir ve gece uyurken kapatmayı unuttuğumuz cihazı bu teknoloji sayesinde otomatik olarak kapatabiliriz. bu teknolojiyi sağlık sektöründe de kullanmamız mümkün. örnek olarak kalp atışında, kan basıncında, solumada vs. bir anormallik olduğunda kullandığımız saat bunu tespit ederek kayıt altına alabilir ve doktorla olan randevunuzda bu durumların yaşandığı günü ve saati tam olarak rapor haline getirebilir.

    tabiki bu teknolojinin bazı güvenlik sorunları da beraberinde geliyor. bu teknoloji geliştikçe siber saldırıların artması ve kişileri hedefine alması da beklenen bir durum. doğal olarak bu saldırılar arttıkça, bunların gerçek dünya karşılığı da insanları etkilemektedir. artık hırsızlar sadece şifrelerinize ve verilerinize değil, aynı zamanda fiziksel eşyalarınıza da erişebilir ve bunları yönetme yeteneğini elinde bulundurabilir. günümüzde bile bilgileriniz isteğiniz dışında başkaları tarafından ele geçirilebiliyor. televizyonlar, mutfak gereçleri, bilgisayar kameraları, oyun konsolları, termostatlar ve daha birçok cihaz günlük olarak bilgilerinizi toplamakta. bu bilgilerin tanımadığınız kişilerin eline geçmesi büyük bir güvenlik sorunu oluşturabilir. bu teknoloji sebebiyle hırsızlık durumu yaşayan bir kişi bulunmakta. avrupa’da bir kişi bu teknolojiye sahip yeni bir araba aldıktan sonra, yolda giderken iki hacker bu aracı takip ederek motoru uzaktan kapatmayı başarıyorlar. aracın sahibi arabayı kenara çektikten sonra kendisini takip eden hackerlar adama yardım etmeyi öneriyorlar. ardından bir tanesi şoför koltuğuna binerek arabayı çalarak uzaklaşıyor. bu sebeple bulut hizmetlerinin güvenliği büyük bir endişe konusu olarak duruyor. bu gibi verileri saklamak çok önemli olduğu için özenle korunması gerekiyor. ancak bundan 20 sene öncesinde insanlar internete güvenerek resim yüklemek, çalıştığı yeri bildirmek, yaşadığı konumu paylaşmak gibi kişisel bilgilerini herkesin görebileceği bir ortama aktarmayı büyük bir güvenlik açığı olarak görebilirlerdi. günümüzde ise sosyal medya aracılığıyla bu tür paylaşımlar birçok kişi tarafından yapılıyor ve güvenlik sorunu her ne kadar düşünülse de birçok kişi tarafından fazla üzerinde durulmuyor. iot teknolojisi henüz yeni olduğu için güvenlik sorunları olması şu an için gayet normal ancak önümüzdeki 20 sene içerisinde bu sorunlar tamamen çözülmese de, insanların bunları riske alacağı ön görülebilir.

    geçtiğimiz son birkaç yılda donanım maliyetleri oldukça düştü. bu sebeple sensörlere, mikrofonlara ve diğer parçalara erişmek artık eskisi kadar pahalı değil. kablosuz erişimin de artık ucuzlaması sebebiyle, günümüzde internete bağlanmak artık oldukça kolay bir hale geldi. günlük hayatımızda kablosuz olarak internete bağlanmak için televizyon, tablet, telefon, oyun konsolu gibi cihazları sayabiliriz. donanım teknolojileri ucuzladıkça iot teknolojilerinin de daha fazla hayatımıza gireceğini ön görebiliriz.

    iot teknolojisine cihaz bağladıkça yeni bir ip adresine ihtiyaç duyulmaktadır. günümüzde kullanılan ipv4 adresleri artık yeterli olmayacaktır. ipv4 ile internete yaklaşık 4 milyar cihaz bağlanabilir. iot ile birlikte önümüzdeki 5 yıl içinde internete bağlı cihaz sayısının 50 milyar olacağı ön görülmektedir. yani ipv4 teknolojisi yeterli olmayacaktır. bu sebeple yeni bir teknoloji olan ipv6’ya geçiş artık mecbur bir hale gelecektir.
11 entry daha