168104 entry daha
  • - bu gün aracımın yıllık bakımını yaptırmak için oto sanayisine gittim. daha ilk andan itibaren karşılaştığım kaynak makinalarından çıkan kıvılcımlar olsun, birbirine karışan ama ahenk içinde kulağıma gelen çekiç sesleri/torna sesleri olsun, köşe başında ışığın yeşile dönmesini beklemeden kuralsız bir şekilde sadece ara gazı vererek dolaşan şahinler-serçeler olsun, beni resmen cezbetti arkadaş *. sanki hollywood’ta aksiyon film sahnesindeymişim de, ben sanayiye giriş yaparken yönetmen bir-iki-üç motor demiş gibi kendimi bi değerli hissettim.

    yıllarca her faaliyeti saati saatine düzen içerisinde planlanmış biri olarak, düzensizliğin bu kadar hoşuma gitmesi normal olmamalı. resmen sanayiye girince kendimi buldum ben. tamam dedim ya, sonunda buldum. yıllarca aradığım huzur yanıbaşımdaymış ama ben görmemişim arkadaş. benim mekanım burası, yani sanayinin göbeği olmalı. her an atraksiyon her an olay. tam bana göre bir hayat. sabah erkenden sanayiye gidip dükkanımı açsam, kademe çayı demleyip bir güzel içsem, dükkanlar arası gezip tozsam, komşu dükkandaki kankilere orantısız eşek şakaları yapsam ne hoş olurdu*

    ama bunların hiç biri şu an için ulaşabileceğim bir hayal değil maalesef. şimdilik kendi aracımı dolmuşçu modunda sürerek bu duygularımı bastırmam gerek. başka bir bakım gününde görüşmek üzere iki gözümün çiçeği.

    (bkz: sanayi)
    (bkz: oto sanayi)
    (bkz: sanyiye aşkla bağlı adam)
    (bkz: ruhum amele)
832 entry daha