şükela:  tümü | bugün
185 entry daha
  • anneannemin cenazesi.

    yoğun bakımdayken kalbinin durduğu haberi gelmişti, annemler benden önce gitti tabii. ne oldu ne bitecek diye beklerken sadece memlekete gel diye haber geldi. olanı biteni bilmediğimden, hayatım boyunca edebileceğim tüm umutla yola koyuldum.

    otobüse biner binmez annemin arkadaşı aradı, duyduğum ilk ve tek cümle şu oldu:

    “anneannen nereye gömülecek?”

    bir cümle beynimin içinde ne kadar yankılanabilirse o kadar yankılandı sanırım. arabadan arabaya koşturarak, bir şekilde yetiştim cenazeye. önce köydeki eve gitmiştim. bahçesinde güle oynaya kahvaltı ettiğimiz çardakta anneannemin tabutunu görmeyi hiç beklemiyordum. yere çöküp kaldım, dedemle oturup ağlaştık. dakikalar içinde mezarlığa gittik, defnettik anneannemi.

    o gün zaman durmuş ve kısa sürede yaşanabilecek ne kadar travma varsa yaşamıştım. telefonu aldığım andan hakkımı helal ettiğim ana kadar sonsuz bir kabusta gibiydim. içten içe haykırıp “neden buradayız, ne yapıyoruz biz?” diye sonu gelmeyen sorular sordum kendime. çaresizlik, bilinçsizlik, acı ve daha tarif edemediğim pek çok duygu harman olmuştu içimde.

    canımın acısını ancak gözyaşlarım tükendiğinde duyabilmişim. hayatım boyunca ağladığım en uzun gündü o gün. belki ağlarsam uyanırım bu kabustan diye düşündüm, uyanamadım. sorgularımın ardındaki çaresizlik yerini derin bir özleme bıraktı şimdi.
119 entry daha