şükela:  tümü | bugün
249 entry daha
  • daha evvel onlarca kere yazıldığı üzere;

    -yürüyüşe akşam değil sabah çıkıyorlar. saat 8:30 da tepeye doğru yürümeye başlamışlar. akşam 18 söylemi tamamen yanlış.

    -normal trekking olarak düşünmüş olacaklar ki, yanlarında kayda değer hiç bir teçhizat yok.

    -sis varken yürüyüşe başlıyorlar. muhtemel gün ilerledikçe sisin dağılmasını umdular. ama aksine yağışla birlikte daha da arttı ve yer-konum-doğrultu oryantasyonlarını yitirdiler. bu tip durumlarda, iç güdüsel olarak geniş halkalar çizme eğilimi vardır.

    -bir noktada vazgeçip dönmüş olmaları gerekiyor. kaza geçirip hareket kabiliyetlerini tamamen kaybetmedilerse muhtemelen bir yere sığınmış şekilde bulunacaklar.

    yıllardır kendimizce bizde kış yürüyüşleri ve kampları yapıyoruz. yaptıkları en temel hata, en kötüyü düşünmemiş olmaları. en temel yürüyüşde dahi gazlı-benzinli spider tip bir ocak, yanında ufak bir metal kap, basit de olsa bir elyaf tulum inanılmaz işler görür. ıslak dahi olsa dalları bir araya yığıp altına gazlı ocak yakıldığında 15-20 dakikada dalları önce kurutup, sonra tutuşturur. elyaf dolgulu bir tulum ıslansa dahi izolasyona devam eder. kaz tüyü gibi yapışıp kalmaz. en azından su ısıtıp, pet şişe içine doldurup tulumun içine atıldığında ciddi bir ısı yayar, yaşam alanı sağlar. öyle kar sığınağı, ağaç dallarından barınak falan hikaye. yapsanız dahi korunamazsınız. düşen vücut ısısını başka bir kaynakla artırmak gerekir.

    bu işlere heves edenlere tavsiyem, kaz tüyü tulumlar, goretex astarlı çadırlar, bilmem kaç katmanlı montlar, omurga destekli çantalar, vibram tabanlı botlar falan hikaye. evvela daima taşıyabileceğiniz güvenilir bir ocak alın. yaz kış yanınızdan ayırmayın. ateşiniz varsa yaşarsınız.

    umarım bulunduklarında sağ olurlar.
1967 entry daha