şükela:  tümü | bugün
580 entry daha
  • 20 yıldır dinlediğim, sadece bir kez canlı izleyebildiğim (3 temmuz 2001 - istanbul) sanırım en sevdiğim grup. kişisel beğenime dayanan "best to worst" listem:

    *****rust in peace (1990)
    kusursuz. dinlemekten asla sıkılmadığım, her dinleyişimde ilk dinleyişimin heyecanını yaşadığım albüm. evde plak, cd, remaster cd, kaset her türlü formatı olsa da hala cd'sini görünce bir daha alayım mı diye tereddüte düştüğüm albüm.
    çocukluğum, gençliğim, orta yaşlılığım...

    *****peace sells... but who's buying? (1986)
    kalbimdeki yeri rust in peace'e çok yakın. zaman zaman en iyi megadeth albümü olduğunu da düşündüğüm olmuştur. rust ve peace'e yaklaşımım şöyle aslında; o an rust dinliyorsam rust'ın, peace dinliyorsam peace'in daha iyi bir albüm olduğunu düşünüyorum. o yüzden bu 1. sıra 2. sıra ayrımı çok net değil. ama rust'ı daha önce dinlediğim için rust'ı koydum zirveye.
    peace sells, rust'ın aksine kusurlu bir albüm. (prodüksiyon vs.) ama bu özelliği onu daha da iyi, daha da yırtıcı bir thrash metal albümü yapıyor. metal müziğin en önemli yılı kabul edilen 1986'nın incilerinden.
    ayrıca en sevdiğim megadeth kapağı. (bkz: ed repka)

    *****countdown to extinction (1992)
    thrash metalden uzaklaşma yolunda atılan ilk adım. muhtemelen metallica'nın black albümünün başarısı ile şekillenmiş ve çok da başarılı olmuş bir albüm. megadeth diskografisi içinde şarkı sözlerini ve dave mustaine'in vokallerini en çok sevdiğim albüm. rust in peace gibi bir kusursuzluğun arkasından grubun farklı bir tarzda aynı ihtişamı koruyabilmesi hayranlık uyandırıcı.

    ****so far, so good... so what! (1988)
    müzikalite bakımından diskografide daha iyi albümler olsa da bu kişisel bir liste ve benim en sevdiğim 4. megadeth albümü so far... in my darkest hour, mary jane, hook in mouth vs hepsi inanılmaz şarkılar. daha önce ayrıntılı yazmıştım.

    ****youthanasia (1994)
    countdown'ın thrash'e kayan yönleri törpülenmiş, akılda kalıcı, kolay dinlenilir şarkı yazma konusuna ise daha çok ağırlık verilmiş. 90'lardaki thrash gerilemesinden çok da hoşlanmayan thrash fanboylarının geri plana attığı ama olgunlaştıkça değeri daha da iyi anlaşılan bir albüm.

    ****cryptic writings (1997)
    bu sırada fazlasıyla duygusal davranıyorum çünkü bundan sonra yazacağım iki albüm de cryptic writings'den müzikal anlamda daha iyi. cryptic writings ise ben megadeth ile tanıştığımda piyasadaki son albümleri idi. youthanasia'nın kardeş albümü sayılır ama onun kadar güçlü değil. yine de secret place, she wolf, use the man ve trust gibi muhteşemlikler var. şöyle bir şarkı listesine baktığımda, ismini gördüğümde kafamda çalmayan, hatırlamadığım, hatta sözlerine eşlik edemeyeceğim bir şarkı yok. dolayısıyla benim için önemli bir albüm.

    ****endgame (2009)
    bu albümün özelliği ise ben megadeth ile tanıştıktan sonra çıkan albümler arasında en sevdiğim oluşu. başarılı bir thrash günlerine dönme çabası. gerek güçlü thrash şarkıları gerekse de countdown albümü tarzında parçalarıyla megadeth'in en güçlü zamanlarını başarıyla hatırlatan bir albüm.

    ****dystopia (2016)
    super collider faciasından sonra gelen ve beni çok şaşırtan megadeth albümü. söz konusu albümden sonra bir daha hiç bir megadeth albümünün bütün şarkılarıyla aklıma kazınacağını düşünmemiştim ama dystopia geldi ve aylarca beni meşgul etti. hala bazen özleyip bazı şarkılarını açıyorum. modern megadeth klasiği. endgame ile kalbimdeki yerleri çok yakın.

    ***the system has failed (2004)
    buradan itibaren baştan sona güçlü albümler kategorisinden çıkıp güzellikler barındıran albümlere giriyoruz. system de böyle bir albüm. kick the chair, scorpion, truth be told gibi güzellikleri ve kendine has bir ruhu var. çıktığı zaman fazlasıyla dinlemiştim. sonraki yıllarda ise albüm bazında değil şarkı bazında geri dönüşlerim oldu. yine de severim.

    ***killing ıs my business... and business ıs good! (1985)
    çiğ thrash metal. peace'lerin ve rust'ların sinyallerini veren bir debut albüm. ilk albüm olmanın çeşitli tecrübesizliklerini barındırsa da oldukça parlak bir başlangıç albümü. mechanix ve loved to deth eskimeyen güzellikler.

    ***the world needs a hero (2001)
    risk ile karşılaşılan başarısızlık sonrası birilerine yaranmaya çalışma albümü. aslında bir sürü güzel şeyler var ama biraz kafası karışık bir albüm. azıcık da şundan koyalım azıcık da bundan koyalım derken karakterini kaybetmiş bir garip albüm. megadeth'in 2001'deki istanbul konseri öncesi yayınlandığı için epeyce vakit geçirmiştim bu albümle. bütün olumsuz eleştirilerime rağmen yine de tüm şarkıları eşlik edebilecek kadar bilirim.

    **risk (1999)
    megadeth diskografisinin en alakasız albümü. herkes kadar nefret etmiyorum aslında, çok başarılı bulduğum yönleri var. ayrıca yayınlandığında satın aldığım ilk megadeth albümü. o zamanlar sabah gazetesi ünlü satanistlerin resimleri diye megadeth'in risk albümü için çektirdiği fotoyu kullanmıştı. çıkışını beklediğim ilk megadeth albümü olduğu için de büyük bir gazla defalarca dinlemiştim. bu yüzden tüm şarkılar aklımda, güzel besteler var içinde. alakasız olsa da insanların düşündüğü kadar kötü bir albüm değil.

    **thirteen (2011)
    never dead ve we the people şarkıları aklımda. bir de eskiden kaydedilen ama yayınlanmayan, bu albüme doldurulan millenium of the blind gibi şarkılar var. genel hatlarıyla iyi hatta bir üst sıralardaki risk ve world needs albümlerinden de iyi ama bir türlü benimseyemediğim, sahiplenemediğim bir albüm. ayrıca ismi en ergen, en kötü megadeth albümü.

    **united abominations (2007)
    yarısı güzel albüm. peace sells göndermeli kapağı ve washington is next, united abomination ve never walk alone şarkıları güzel. albümün ikinci yarısından aklımda kalan şarkı olmamış. çalsa sözlerine eşlik edemem.

    *super collider (2013)
    tracklisti hatırlamak için baktığım tek albüm. bir tek dance ın the raini olumlu hatırlıyorum onun da müziğini hatırlamıyorum. verdiğim paraya tamamen acıdığım, benim için bir şey ifade etmeyen ama arşivde eksik olmasın diye rafta duran, en sevmediğim megadeth albümü.
42 entry daha