şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
958 entry daha
  • üst edit: aşağıdaki şahsi tecrübelerim ve bilgilerimi panik bozukluk alanında çalışan bir psikiyatr hocamıza rica ederek kontrol ettirdim ve kendisi hatalı olduğum noktaları düzeltti. aşağıdakiler konunun uzmanı tarafından da kontrol edilmiş bilgilerdir. kendisine buradan da teşekkürlerimi iletiyorum.

    yazarlığım onaylandıktan sonra bu konu hakkında 7 yıldır tecrübeli biri olarak ve tez yazıcak kadar ulusal ve uluslararası araştırma yapmış birisi olarak birkaç kelam etmek isterim. biraz uzun olacak ama umarım birçok kişiyi bilgilendirebilir ve hayatlarını kolaylaştırabilirim.

    ilk olarak söylemek isterim ki panik atak diye bir rahatsızlık yoktur rahatsızlık olan şey panik bozukluktur. panik atak günlük yaşamda her insanın ve tüm memeli canlıların biyolojik yapıları gereği yaşayabileceği bir alarm durumudur. bir insan korktuğu, heyecanlandığı (kavga, korkulan bir durumla karşılaşma, öznel fobiler v.s) tüm durumlarda sempatik sinir sisteminin devreye girmesi sonucu bu belirtileri yaşar( kalp çarpıntsı, hızlı nefes alıp verme, terleme, titreme, baş dönmesi, görme bulanıklığı v.s) vücuttaki belirtilerin şiddeti korku ya da heyecan düzeyiyle doğrudan ilişkilidir.

    panik bozukluk ise kaygı bozukluğudur, bu sebeple internette okunan etraftan duyulan birçok hikaye sizin zaten bozuk olan kaygı düzeyinizi arttırmaktan ve acaba bana da bunlar olacak mı soruları sormanızdan ve daha da kötüye gitmenizden başka kolay kolay bir işe yaramaz.

    panik bozukluk temel olarak tanımlarda " beklenmedik anda vücudunuzun sanki bir odada kaplanla karşı karşıya geldiğinizde yaşayacağınız belirtileri ortada herhangi bir sebep yokken gerçekleşmesi olarak tanımlanır. esasında düzeltilmesi gereken nokta tam olarak da budur.

    her şey esasında bir yanlış anlama ile başlar. ilk panik atağınızı o anda ne yapmakta olduğunuzu ve ne düşündüğünüzü hatırlamanız işinizi çok kolaylaştıracaktır . bilişselci kurama göre x bir günde vücudunuzda alışılagelmemiş bir değişiklik hissedersiniz (çarpıntı, nefes daralması, baş dönmesi v.b) bunu o anki duygu durum ve içerisinde bulunduğunuz psikolojinizle felaketleştirirsiniz ve ciddi bir korku duyarsınız. korku neticesinde belirtiler bir anda aşırılaşır ve şiddetlenir. düşüncelerinize daha çok inanırsınız ve soluğu acilde alırsınız. yaşadığınız şey o kadar korkutucu gelir ki işte bu andan sonra bana ne oldu soruları sorar ve sonucunda kendinizi doktor doktor gezmekten alamazsınız. onlarca test ve sonunda geldiğiniz nokta sapasağlamsınızdır. ortada kalan son şey panik ataktır. bundan sonrası ise internet v.b kaynaklarda bilgi aramak ve insanların kötü anlarında girdiği bilgileri okuyup daha da kötü hissederek iyice dibe batmaktır.

    esasında ilk panik atağınızı tetikleyen o vücut belirtisinin 100 lerce sebebi olabilir ama burada önemli nokta o anki psikolojiniz ve durumunuzla daha önce yapmadığınız bir şekilde belirtiyi felaketleştirmeniz ve doğal olarak vücudunuzun sempatik sinir sistemini aşırı aktive etmenizdir. bundan sonrasında ise sürekli bir beklenti haline girdiğiniz için; zira tanımlarda panik bozukluk ortada hiçbir sebep yokken vücudun alarm durumuna geçmesi olarak tanımlanır. bu alarm düğmesine(farkında olmasanız da) sizin bastığınızı bilmeniz çok önemlidir. ilk panik atağınızı yaşadığınızdan sonra girdiğiniz beklenti anksiyetesi vücudunuzun ritmini her zaman yukarıda tutacaktır bunun neticesinde vücudunuzdaki x bir değişikliği yakalayıp eyvah tekrar mı yaşayacağım ya da şurada yaşarsam kaygısı ile arttırıp tekrar bu kısır döngüye gireceksinizdir. bu işin kesin çözüm yolu ise;

    1- fight flight savaş kaç tepkisinin yani esasında panik atağın ne olduğunu nasıl oluştuğunu ve bu durumun maksimum 10-15 dk(bu kısımda anlatmak istediğim ise pik yani en tepe noktasıdır. tüm gün panik atak yaşadığını söyleyen kişi panik atağı sonrasında kaygılı hissetmesinden bahsediyordur.) sürecektir. panik atağın, vücudun doğası gereği genlerimizden gelen bir savunma mekanizması olduğunu, evrimde bizleri tehditlere karşı korumak için geliştiğini, yani temelde bizi korumakla mükellef bir mekanizmanın bize zarar vermeyeceğini bilmek.

    2- hiçbir şekilde ölmeyeceğinizi, bayılmayacağınızı ya da çıldırmayacağınızı, etrafınıza zarar vermeyeceğinizi, sizin istemediğiniz hiçbirşeyi yapmayacağınızı bilmek.

    3- asla ve asla çaresiz olmadığınız bilmektir.

    4- insan doğası gereği zaman zaman kaygılanmalı, heyecanlanmalı, korkmalıdır. bu sebeple bu duyguların ebediyeten hayatımızdan çıkarmak gibi bir amacımız asla olmamalıdır. bu duyguları olmayan bir kişi aynı zamanda insan da değildir :)

    temel olarak panik bozukluk ilaçla tedavi edilmez (burayı biraz açıklama gereği oluştu; panik bozukluk rahatsızlığında şuanda en çok reçete edilen ssrı türevi ilaçlar 2-3 hafta içerisinde etki etmeye başlar ve panik, anksiyete, depresif duygu durumu şikayetlerinizi keser atar ancak konuya tedavi olmak olarak bakacaksak ilaçlar genellikle kısmi nadiren de tam düzelme sağlar bununla birlikte ilaçlar kesildiğinde genellikle nüksler yaşanır. bu anlamda panik ataklardan kalıcı olarak kurtulmak sadece ilaçla nadiren mümkün olur.) ilk yaşanan panik ataktan sonra şanslıysanız ve benim 7 senede yaşadıklarımı sizi karşısına alıp anlatacak doktoru bulursanız 1 günde kurtulursunuz.

    yukarıda bahsettiğim ssri diye tabir edilen paxil lustral v.b ilaçlar kaygı düzeyinizi düşürüp semptomları baskılar, size anksiye ve panik atakları unutturur ama temelde değiştirilmesi gereken felaketleştirici düşünceden kurtulmaktır. bir kaç yıl paxil kullandım yazılan yan etkilerin biraz kilo almak dışında diğerlerini yaşamadım.

    xanax, tranko buskas, atarax v.b türevler anlık olarak kurtarıcıdır. (hiçbirini denemedim, iradesi zayıf insanlar için tehlikelidirler, atarax hariç bağımlılık riskleri vardır.)

    buralarda da çok meşhur olan dideral tarzı beta blokerler. çok eski bir ilaçtır, bağımlılık yapmaz, kalp dr u kontrolüyle kullanılmalıdır. farmokolojist james w. block tarafından keşfedilmiş ve bu ilaç sayesinde kendisi nobel tıp ödülü kazanmıştır. mantığı basittir. çalışma mekanizması vücutta üretilen stress hormonlarının ilgili reseptörlere bağlanmasını engeller. panik atak hem bilişsel hem de fiziksel tepkilerden oluşan bir bütündür. yarım dideral stress hormonlarınızı baskılayacağı için günde iki kere içilen yarım dideral ile panik atağın fiziksel belirtilerini yok edebilirsiniz ancak bilişsel kaygılarda çok da etkili değildir. birkaç kere sunumlarda v.s denedim işe yarıyor.

    sözün kısası bilimsel veriler okuyun. bilişsel davranışçı terapi uygulayan mümkünse psikayatr (burası da önemli, klinik psikologları kesinlikle tedavi dışı bırakmak değil amacım ancak, bir insanın ihtiyacının ilaç mı ? terapi mi ? ya da her ikisi mi olduğuna bir psikiyatri uzmanının karar vermesinin daha doğru olduğunu düşünüyorum) ile tedavi olun. tıp biliminde (şeker, tansiyon v.b ) hastalıkların tedavisi yoktur. sadece septomlar ortadan kaldırılır ancak panik bozukluğun tedavisi vardır.

    bu rahatsızlıkla ilgili bilinmesi gereken bir diğer nokta şudur ki internette okuduğunuz tüm yorumlar, esasında kişilerin kaygı düzeyleri yüksekken yazdıklarıdır. dolayısıyla olumlu birşey bulmanız çok zordur. bir çoğu da abartıdır. bu rahatsızlıktan sonra üni ve master bitirdim. 2 çocuk sahibi oldum. yurtdışı gezileri yaptım. tüm taşıtları kullandım. geçenlerde de roller coaster a bindim. umuyor ve diliyorum ki internette mümkün mertebe bu rahatsızlıkla ilgili yazılan birçok saçmalıktan uzak durursunuz ve çok kolay olan bu rahatsızlığı anlamanız ve alt etmeniz için benim gibi 100 lerce makale okumak durumunda kalmazsınız.

    unutmayalım düşünceler duygularımızı, duygularımız davranışlarımızı davranışımız da karakterimizi,benliğimizi oluşturur.

    anksiyete = heyecan, kaygı, korku duymaktır. anksiyetenin düşünmeden oluşması gibi bir durum söz konusu dahi olamaz. bir örnekle tamamlayalım;

    günümüzden sıradan bir insan ve bir ilkel kabile üyesi aynı odada oturuyorsunuz. kapı açılıp içeriye elinde tabanca ile yüzü maskeli birisi girdi. bu durumda bu iki insanın hissettikleri ne olacaktır ? kabile insanı anlamsızca bakacak, diğer kişi ise panik atak yaşayacaktır. temelde her ikisi de aynı insan. yalnız günümüz insanı giren kişinin elindeki silahın ona zarar verme öldürme, imkanı olduğunu bildiği için korkmaktadır. bu sebeple bu rahatsızlığın çözümü bilişsel yollarla olacaktır. vücudumuz masumdur. değişmesi gereken felaketleştirilmiş otomatik düşünce kalıplarıdır.

    cümle düşüklüklerim için şimdiden özür dilerim. elimden geldiğince her konuda destek olmaya çalışırım bir yeşil uzaktayım.

    edit : cümleleri biraz toparlamaya çalıştım.
    edit 2: @braveheart'a böbrek üstü bezleri düzeltmesi için teşekkürler.
    edit 3: bazı açıklayıcı düzenlemeler.
114 entry daha