şükela:  tümü | bugün
1698 entry daha
  • vaktiyle çok sinirli olduğu söylemlerine müthiş güzel cevap vermiş olan bu toprakların yetiştirdiği en büyük dehalardan biri.

    "sen çok sinirlisin!
    diyorlar ve bunu eleştirel bir boyutta söylüyorlar, bana gıpta ederek değil. sinirime kimse imrenmiyor. tedavi edilmesi gereken bir hastalık gibi söz ediyorlar benim birinci sınıf, o güzel ve üst düzey sinirimden! şaşırtıcı! hepsi aynı tavırdalar. içlerinde bu konuda benim gibi düşünen olmaması çok saçma! ve kendi aralarında anlaşmaları sinir dingildetici.

    kim, ne hakla eleştirebilir sinirliliği? sinirlilik tamamen felsefi bir konum, bir kendi kendine oluşumdur, tepeden tırnağa içtenlikle doludur ve yerden göğe kadar mantıklıdır. denilebilir ki gerekli bir şeydir, şarttır.

    sinirsiz bir insan, ne sinir bir tiptir! olaylar karşısında gerektiğinden fazla sakin insanlar benim sinirimi bozar. ilkokuldan beri sakin olmamız, kulağımız çok fena çekilerek öğütlendiği için sakinlik, soğukkanlılık, duygularını belli etmeyen finlandiyalı bakışlar bir marifetmiş sanılıyor. buzlucam duygular da duygudan sayılıyor; dipfriz heyecanlar, heyecansızlıkta heyecan çelebi!

    dikkat ederseniz sinirlilik yalnız bende görülen bir hal değil. genel bir sinirlilik var dünyada. ev sahibi kiracıya, işçi patrona, karı kocaya, tuvaletçi tuvaleti kullanana, kamarot kaptana, hostes öbür hostese, müdür yardımcısı müdüre, simitçi köfteciye, biletçi bilet isteyene, taksici müşteriye, minibüsçü taksiciye, pişmaniyeci keten helvacıya sinirleniyor. herkes birbirine gıcık. tarihimizde çok sinirli padişahlar görüldüğüne göre, bu sinir çok eskiden beri var ve padişah olmak da sinire engel olamıyor. padişahın en sinirlendiği şeylerden biri, kendisi konuşurken başka birinin ağzını açması, o an padişah konuşmaktadır, o biri, niye açıyor ki o kestane ağzını?

    sinirin özünden kendimizi sakin olmaya zorlamamız yatıyor. gün boyu görüşmek zorunda olduğumuz ya da rastlaştığımız insanların zırvalarını dinlemek, onlara daha zırvalamasının başında birdenbire iki tokat atmak gerekirken, bunu yapamayarak sakin sakin kafa sallamak zorunda kalışımız, yani bu gerektiğinden fazla terbiyeli halimiz bizde bu siniri üretiyor. bu kadar nazik olmak zorunda değiliz. bu kadar sabırlı olmamız gerekmiyor. noluyoruz? neyin makinesiyiz biz? bu epik hallerimize ne gerek var? iş bu gereksiz nezaket ve istihap haddinden fazla sabır insanı verem eder, kanser eder ve taksi şoförlerinin bile bilmediği bir kestirme sokaktan doğru mezarlığa götürür.

    siz siz olun, sinirinize mukayyet olun, sinirinizin kıymetini bilin. sinirsizlik çok tehlikeli bir boyut.

    müdürünüz kafanızı mı ütülüyor? birdenbire;
    -kes lan!
    diyeceksiniz. o hemen kendine gelir.

    biri size yan mı baktı, basacaksınız küfrü. o, ondan anlar. niye yan bakıyor durup dururken? bakmasaymış!

    saati sorana çakacaksın tokadı. sinir güzel bir şeydir."
    eşeğin fikri
424 entry daha