şükela:  tümü | bugün
14 entry daha
  • moderniteyi yaşamadan postmoderniteye geçmiş türkiye 'nin doksanlardaki bana göre, kısa vadede en büyük ayak bağı, uzun vadede ise salt parti çalışanlarının, ideologlarının değil aynı zamanda sosyal demokratı, halk partilisi, merkez sağı hepsinin el birliğiyle türkiye'yi teslim ettikleri parti idi bu.
    siz zannediyor musunuz, akp 'nin ciddi ciddi bir islam devrimi peşinde olduğunu? böyle bir niyet yok, laiklik hususunda tehlike yok, başka tehlikeler varken, laiklik diye bir tehlike yok.
    türkiye cumhuriyeti'nin bugünlerde bu kadar basiretsiz, şu ırak'ta kurulan devletçikin bile karşısında büzülen dış siyaseti salt akp' ile başlamadı ki; 60 sene menderes 'in torunları bu ülkeyi yönettiler hem de, batının ittirmesiyle, hem de binbir demagojiyle, şimdilerde tavan yapan laiklik elden gidiyor korkusuna her ne kadar tüm benliğimle katılmasam da, ki yukarda belirttim bunu, yine dediğim gibi mustafa kemal 'in vefatından sonra, gerek inönü 'nün milli şeflik takıntısı, gerekse zaten gazi 'nin daha yaşarken arasının açıldığı inönü'nün karşısına, yüzyıllarca ümmetçi sistem içinde kavrulmuş halka hilafet, osmanlı ve arapça ezan gibi konulardaki karşı devrim söylemleriyle , sanki öncelikli sorunlarımız bunlarmış gibi, seslenen menderes 'in ülkeye yaşattığı yalancı bahar bugünlere gelmemizdeki etkenlerdir. (son dönemlerde; aytunç altındal 'ın http://www.hilafet.com/dergi/h180-189/h182/02.htm adresinden de okuyabileceğimiz iddiasına göre, hilafeti geri getirme düşüncesi aslında bizzat mustafa kemal 'in vasiyetinde yer alıyormuş. konuyla ilgili diğer kaynak: http://www.madalyon.gen.tr/…k_un_sir_vasiyeti_neydi . onca yaşanan ve türk devrimi göz önünde tutulduğunda; saçmalık!)

    şimdi akp'yi ve icraatlerinin çoğunu samimi bulmayanlar içinde ben de varım; ama bazı gerçekleri de görelim; yeni değil ki bunlar, nizam, selamet ve bu başlıkta ve entiride incelediğim refah. bu kökten fışkırmış her fidanın başı ezildi bu ülkede, antidemokratik bulun bulmayın, sadece bu zihniyetin partileri, örgütleri değil sol'da da fidanların yetişmesine, filizlerin yeşermesine izin olmadı ki, üstad attila ilhan 'ın da sık sık söylediği gibi, önce ulusal ekonomi, ulusal birlik oluşmadan siyasi yelpaze genişlemeye başladı, bu da kuramların yanlış yorumlanmasına, halka ulaştıklarında yanlış tepki görmelerine sebep oldu, her şey birbirine girdi, latin amerika'da sol güçlerin savunduğu düşünceleri, halka ulaşma söylemlerini burada muhafazakar partiler üstlendi, halkçı olması gerekenler halktan koptu. pek amerikan karşıtı olduğunu söyleyen kimi sol örgütler, doğuda ırka dayalı ayrımı destekleyerek, en büyük emperyalist abd'nin politikalarına dolaylı destek oldu. her ideoloji birbirine girdi, dün sağ sol diye birbirine girenler bugün dirsek temasında, en büyük islami cemaatlerden birinin lideri, müslüman komşularımızın başına bomba yağarken, amerika'dan cemaati yönetmeye başladı. e şimdi neresinden eleştireceksiniz akp'yi? kavramlar, pratikler birbirine girmiş durumda. en azından bu başlık altında bir şeyler vereceksem, katkıda bulunacaksam sözlük ruhuna, o halde refah partisi'ni kapatmaya götüren o meşhur konuşmalardan bahsedeyim, örnekler vereyim ki bu entiri de de diğer entirilerimde olduğu gibi aynı şeyleri tekrarlamıyayım;

    * 23 mart 1983 günü, tbmm başkanı hüsamettin cindoruk'un başbakanlığında siyasi parti liderlerinin anayasa değişikliği konusunda yaptıkları 3. toplantıda refah partisi genel başkanı necmettin erbakan;

    "..'benim inandığım şekilde sen yaşayacaksın' tahakkümünün ortadan kalkmasını istiyoruz. çok hukuklu bir sistem olmalı, vatandaş genel prensiplerin içerisinde kendi istediği hukuku kendisi seçmeli, bu bizim tarihimizde de olagelmiştir. bizim tarihimizde çeşitli mezhepler olmuştur. herkes kendi mezhebine göre bir hukuk içinde yaşamıştır ve de herkes huzur içinde yaşamıştır. niçin ben başkasının kalıbına göre yaşamaya mecbur olayım?... hukuku seçme hakkı inanç hürriyetinin ayrılmaz bir parçasıdır."

    * 13.4.1994 tarihinde refah partisi meclis grubunda refah partisi genel başkanı necmettin erbakan;

    "..şimdi ikinci bir önemli nokta, refah partisi iktidara gelecek. adil düzen kurulacak. sorun ne? geçiş dönemi sert mi olacak, yumuşak mı olacak, kansız mı olacak bu kelimeliri kullanmak bile istemiyorum amma, bunların terörizmi karşısında herkes gerçeği açıkça görsün diye bu kelimeleri kullanma mecburiyetini duyuyorum. türkiye'nin şu anda birşeye karar vermesi lazım. refah partisi adil düzen getirecek. bu kesin şart, geçiş dönemi yumuşak mı olacak, sert mi olacak, tatlı mı olacak, kanlı mı olacak. altmış milyon buna karar verecek."

    * 13.1.1991 günü sivas 'ın sıcak çermik ilçesinde refah partisinin eğitim seminerinde, necmettin erbakan;

    "..sen refah partisi’ne hizmet etmezsen hiçbir ibadetin kabul olmaz. çünkü başka türlü müslamanlık olmaz. başka türlü kurtuluş yok... refah bu ordudur. bütün gücünle bu ordunun büyümesi için çalışacaksın. çalışmaz isen patates dinindensin... bu parti islami cihad ordusudur. kendi kendine cihad ediyorum diye faaliyette bulunamazsın. karargaha bağlı olmak zorundasın, her faaliyette karargaha bağlı olmak zorundayız. karargaha danışılmadan yapılan faaliyetler tefrikadır. çalışacaksan, burada çalışacaksın. müslüman mısın? bu orduda asker olmaya mecbursun... cihada para vermeden müslüman olunmaz. kişinin müslümanlığı, cihada verdiği para ile ölçülür. bir müslüman, zekatını götürüp fakire veremez. zekatını beytülmale, cihad ordusunun karargahına, ilçe teşkilatının başkanlığına verecektir. biz müslümanız. biz kur'anı hakim kılmak isteyene gideceğiz. hepimiz refahçı olmaya mecburuz, çünkü cihad ediyoruz... şuurla refaha çalışan cennete gidiyor. neden? çünkü refah demek kur'an nizamını hakim kılmak için çalışmak demektir"

    * refah partisi rize milletvekili şevki yılmaz;

    "biz kur'an nizamından yüz çevirenlerden, ülkesinde allah resulü yetkisiz kılanlardan mutlaka hesap soracağız."

    * rize belediye başkanı seçilmeden kısa bir süre önce istanbul'da yaptığı konuşmada şevki yılmaz;

    "sizleri ahirette dünyada seçtiğiniz liderlerle çağıracağız... bugün kur'anın kaçta kaçı bu ülkede uygulanıyor hesap ettiniz mi? ben hesap ettim. kur'anı kerimin'in % 39'u bu ülkede ancak uygulanabiliyor. 6500 ayeti rafa kaldırılmış... kur'an kursu inşa ettin. yurt yaptın, çocuk okutuyorsun, öğretmenlik yapıyorsun, vaaz ediyorsun. bunlar cihad bölümüne girmez. ameli salih bölümüne girer hakkın ihkakı için, hakkın yayılması, allahın kelimesinin yükselmesi için yapılacak iktidar çalışmasına cihad derler. cenabı hak bunu siyasi mücerretten emretmemiş. cahudiden emretmiş. ne demek? ordu halinde yapılır. komutanı bellidir... namaz kılmanın şartı iktidarın müslümanlaştırılmasıdır. allah diyor ki, camilerden önce iktidar yolu müslüman olacak... beş vakit namaz kılınacak yerler için kubbeler yapmak sizi cennete götürmez. çünkü bu ülkede allah kubbe yapıp yapmadığını sormuyor. sormayacak, yetkili olup olmadığını soracaktır... bugün müslümanların yüz lirası varsa, bu yüzliranın 30 lirasını kız ve erkek evlatlarımızı yetiştirecek kur'an kurslarına ayırırken, 60 lirasını da iktidara giden siyasi kuruluşlara ayıracağız... allah bütün peygamberlerini iktidar için mücadele ettirmiştir. bana tarikat menşeinden iktidar için boğuşmayan bir isim gösteremezsiniz. size diyorum ki, saçlarım adedince başlarım olsa, herbir baş kur'an yolunda koparılsa yine bu sahip davasından vazgeçmeyecektir... allah'ın size soracağı soru şöyle: küfür düzeninde islam devleti olsun diye niçin çalışmadın? erbakan ve arkadaşları parti görüntüsü altında bu ülkeye islamı getirmek istiyor. savcı anladı. savcı kadar biz anlasak bunu, meseleyi halledeceğiz... bu ülkede dinin simgesinin refah olduğunu yahudi abraham bile anlamıştır... kim iktidar müslümanın eline geçmeten cemaati silaha teşvik ediyorsa, ya o cahildir ya başkaları tarafından görevlendirilen bir haindir. çünkü hiçbir peygamber devleti ele geçirmeden harbe müsaade vermemiştir... müslüman akıllı olur. karşısındaki düşmanı nasıl yenececeğini göstermez. kurmay çizer, asker uygular. eğer kurmay planını açıklarsa, yeni bir plan kurması ümmetin komutanları üzerine vaciptir. bizim görevimiz, konuşmak değil, asker olarak ordu içerisinde harpteki planı uygulamaktır.."

    * yine şevki yılmaz;

    "mecliste 158 tane imam-hatip mezunu kökenli milletvekili var. bizim derdimiz lise-imam hatip ayırımı değil liselileri de aynı imam hatip ruhuyla yetiştirmek... inanlara din dersi yetmez. bir de ahiret hazırlık dersi konulmalıdır... bu ülkede en büyük terör, en büyük isyan allaha ve resulüne yapılıyor. gelin bu ülkede hep birlikte başbakanından cumhurbaşkanına kadar hepimiz ölüm ve ölümden sonraki hayata hazırlık yaptıralım... samsunspor’un taraftarı olur da allahın taraftarı olmaz mı bu dünyada... elhamdülillah şimdi kilit taşı omuzumuzda. belediyeler merdiven kurdu. köprünün ortasına ulaşdık. bir buçuk milyar islam kurtuluş ordusu koruyor. bak erbakan hocayı tanımayanlar duysun, o bu köprünün kuruluş ustası ve mimarıdır."

    * refah partisi ankara milletvekil hasan hüseyin ceylan, 14.3.1993 tarihinde kırıkkale'de yaptığı konuşmada;

    "bu vatan bizimdir, rejim bizim değildir kardeşlerim. rejim ve kemalizm başkalarınındır... türkiye yıkılıcak beyler. türkiye cezayir olur mu diyorlar? orada % 81 nasıl olmuşsa, % 20 falan değil, % 81 lere ulaşacağız. boşuna uğraşmayın ey emperyalist batının, sömürgeci batının, vahşi batının ve dünyayla beraber olacağız diyerek ırz ve namus düşmanlığı yapan, müslüman kadınının bacakları arasına insan yerine köpek yerleştirecek kadar köpek yerleştirecek kadar köpekleşen ve enikleşen batının taklitçiliğine soyunmuş olan sizlere sesleniyorum. boşuna uğraşmayın. kırıkkaleliler’in ellerinde gebereceksiniz."

    * refah partisi ankara milletvekili ve genel başkan yardımcısı ahmet tekdal, 24.11.1996 günü kanal d televizyon kanalında görüntülü olarak verilen konuşmasında şöyle diyor:

    "parlamenter sistemin hakim olduğu yerlerde, eğer bir millet gerekli şuuru göstermez, hak nizamının tesisi sadedinde gayet sarfetmez ise kendisini iki bela karşılayacaktır. bunlardan bir tanesi bütün münkerler karşısına gelecek, zulüm görecek ve zulmün neticesinde de helak olup gidecektir. bir diğeri mükellef olduğu hak nizamının tesisi için çalışmadığı için cenab-ı hakka hesabını veremeyecektir ve bu uğurda mücadele eden topluluklara elden gelen gayretin gösterilmesi elbetteki vazifemizdir. türkiye'de hak nizamı tesis etmek isteyen siyasal kadronun adı refah partisidir."

    * 24.11.1996 günlü kanal d'de yayınlanan teke-tek programına katılan refah partisi ankara milletvekili hasan hüseyin ceylan;

    "asker kalkmış diyor ki, pkk.lı olmanıza müsade ederiz ama, şeriatçı olmanıza asla, bu kafayla çözemezsiniz. çözüm isterseniz şeriatçılıktır."

    * kayseri büyükşehir belediye başkanı şükrü karatepe, 10 kasım 1996 günü atatürk'ün hatırasını anmak için yapılan sonra;

    "hakim güçler <<ya bizim gibi yaşarsın, yada her türlü fitneyi, fesadı içinize sokarız>> diyorlar. bu yüzden de refah partili bakanlar bile kendi dünya görüşlerini bakanlıklarına yanşıtamıyorlar. bu sabah ben de, resmi görevim,sıfatım nedeniyle bir törene katıldım. süslü püslü görünüşüme bakıp da laik olduğumu sakın sanmayın. inancımıza saygı duyulmadığı, sövüldüğü bir dönemde, içim kan ağlayarak, bu günkü törenlere katıldım. belki başbakan'ın bakanların, milletvekillerinin bazı mecburiyetleri vardır. ancak sizin hiçbir mecburiyetiniz yok. bu düzen değişmeli, bekledik, biraz daha bekleyeceğiz. gün ola, harman ola, müslümanlar içlerindeki hırsı, kini, nefreti eksik etmesin."

    * 8 mayıs 1997 günü refah partisi şanlıurfa milletvekili ibrahim halil çelik, meclis kulisinde;

    "refah partisi iktidarında imam hatipleri kapatmaya kalkarsanız kan dökülür. cezayir'den beter olur. ben de kan dökülmesini istiyorum. demokrasi böyle gelecek fıstık gibi olacak. ordu, 3.500 pkk'lı ile başedemedi. altı milyon islamcıyla nasıl başedecek. rüzgara karşı işerlerse yüzlerine gelir. bana vurana bende vururum. ben sapına kadar şeriatçıyım. şeriatın gelmesini istiyorum."

    ..

    kaynak: http://www.belgenet.com/dava/rpdava_idd.html

    partinin savunmaları:
    http://www.belgenet.com/dava/rpdava_02.html
    http://www.belgenet.com/dava/rpdavasi_08.html

    gerekçeli karar:
    http://www.belgenet.com/dava/rpdava_g01.html
37 entry daha