şükela:  tümü | bugün
  • özellikle "sinemanın hakikati" kitabını hiç sinemayla ilgilenmeyen insanların bile zevkle okuyup bakış açılarının değiştiğini gördüm.
  • tarkovsky hayranı, tasavvuf ve sinema ilişkisini mükemmel yorumlamış, düşünür, yazar.
  • tarkovski'yi çok yanlış anlamış; belki de hiç anlayamamış, sinemayla alakası olmayan adam. ibrani tanrısına tarkovski'yi kurban vermiş, sanatı bu yolla din için bir araç yaparak manipüle etmiş, zavallı ilkel düşünce adamlarından. bunun bir ekürisi de (bkz: tarık tufan) denilen kişidir. dinlenilmesi, okunması tamamen zaman kaybıdır, uzak durulması gereken ekoldendir. çok şey söyleyip, aslında hiçbir şey söylemeyen, lafı ağzında geveleyen, dönemin konjektürel gücünü arkasına alıp, eline mikrofon verilenlerdendir.
  • vesilesiyle konjektürel güç kavramsallıştırmasını literatürümüze armağan eden çok sevgili tarkovski mütehassısı arkadaşımıza plaketini eline vermek üzere ayvansaray üniversitesi iletişim fakültesi dekanımızı huzurlarınıza davet ediyorum.

    saçmalanmasın demiyorum, elbette saçmalayacağız, sözlükte yazar olmuşuz, en tabii hakkımız. lakin biraz daha usturuplu olalım. yani ne bileyim, mesela adamı ölesiye eleştirdiği tiplemeyle, hele ki anlamını bilmediğimiz kelimelerle anmayalım. ya da efendim, manipüle gibi, işte efendim, nedir, ekol gibi yeni okuduğumuz kitaptaki kelimeleri cümle içinde kullanmak için bu denli kendimizi kasmayalım. doğal akışında saçmalayalım. ya en basitinden, okuduğumuzu, dinlediğimizi anlamadığımızı bu kadar açık etmeyelim. bir dahaki sefere bunlara biraz daha dikkat edersek inşallahurrahman, 'biz de boş değiliz bir şeyler biliyoruz da yazıyoruz' duygusunu karşı tarafa daha rahat geçirebileceğizdir. ibrani tanrısı yardımcınız olsun.
  • mühendis olduğunu duymuştum.

    bir arkadaşın tavsiyesiyle bir süre takip ettim.

    sinema yazıları uzun ve konu edindiği sinema filmleri gibi gereksiz bir anlaşılmazlık örtüsüne meftundu.

    diğer metinleri ise sürekli kendini tekrar eden ve tüketen bir batı düşmanlığıyla malul.

    bütün referansları batılı düşünürler olan bir batı düşmanlığı da tuhaf elbette.

    doğunun hikmetini izah ederken bile batılı abimiz.

    oryantasyonunda bozukluk olan bir oryantalist.

    şeyhi (bkz: yusuf kaplan) gibi.

    abinin mühendis olduğunu hatırlıyorum. yaşı da epey var. bu yüzden maişet için yazdığına ihtimal vermem.

    lakin eğlence olsun diye, hatır için yazıyorsa yazılarındaki ''ben oldum' tonuna dikkat etsin.

    yazılarında, paçaları yerlerde sürünürken, böbürlene böbürlene yürüyen bir hayalet dolaşıyor çünkü.

    o hayalet de istanbul'a düşünür olacağım hayaliyle gelip bir köşede enformatik fahişelik yapanların sol omuzlarında görünüyor genelde.

    hamiş: şu rüya sineması yalanından da vazgeçin artık. rüya sineması diye diye koca bir nesli hamamcı yaptınız.