şükela:  tümü | bugün
  • renaissance ve ice gruplari tarafindan ortaya cikarilmis fc tayfasinin da katkisi bulunan egzotik musicdisk. purple motion, skaven, leinad, cccath gibi ustalarin tunelarini icermektedir ve hornetten indirilebilir.
  • ingilizce salgin hastalik..
  • (bkz: epidemiyoloji)
  • lars von trierin forbrydelsens element ve avrupayla birlikte oluşturduğu üçlemesinin ikinci filmi...gene avrupa seyahati gene psikoanalatik öğeler...
  • reign in blood aldumunun 7.şarkısı olup sözleri şu şekilde oluşmuştur ;

    breeding fast in poverty
    infectious driving dormant seed
    inside your carcass start to mate
    left in charge to dominate
    waiting to unfold
    raging uncontrolled
    adapt a potency
    death machine, infest my corpse to be
    unyielding kings of agony
    test your body chemistry
    pulmonary overthrow
    possession of your inner throne
    invasions quickly override, malicious domineering strike
    flood your veins commit slow death
    deteriorate your makers met
    perpetual demise
    on a fast decline
    killing tendency
    epidemic, permanent disease
    incapacitate, fall into your fate
    pain results in screams, bleed internally
    years will pass before it can be cured
  • lars von trierin sözü geçen filmi, beşinci avrupa filmleri festivalinde salgınismiyle gösterilmiştir,yıl 1999.
  • reign in blood albümündeki en derli toplu şarkı.headbang ile eşlil etmek harika olur...
  • signal ve tuborg'un da inceden reklamı yapıldığı film...
  • 1987 yılı mahsulu lars von trier filmi.

    içine girmesi oldukça zor olan, ama bir girdin mi de kendini alıp kurtaramadığın en başarılı lars von trier filmlerinden biri. aynı zamanda kendisi de başrolde oynamaktadır.
  • hayat kurgusuyla sinema kurgusunu birleştiren, sonunda hayatta mı sinemada mı olduğunuzu sorgulatan film..lars von'un seyircisine attığı bir çok tokat ve golden bir tanesi..en genel toplumsal değerlerin alıcılarıyla oynamayı seven lars von trier'in bu filmde de belli kavramları kendine oyun alanı seçmiş. gündelik hayatta düşünmeden yaptığımız birçok davranış ve ayrıntıyı filminin kilit noktalarına sinematografik olarak yerleştirmiş. toplumsal değerleri kendince hicvetmiş. sonra da izleyicisine tek bir şey sormuş. sinematografik gerçeklik ne kadar gerçek?