şükela:  tümü | bugün
  • bir eserin veya bir bölümün başlangıcında, birazdan okuyacaklarımızı bize çaktırmadan (ya da çaktırarak) özetleyen edebi alıntıdır epigraf, başka bir şey de değildir.
  • http://epigraf.fisek.com.tr/
    ufak capli ama islevsel project gutenberg tadinda site.
  • ''hayat nedir diye sorarsan, bilmiyorum evlat; sormazsan biliyorum'' *

    çöle böyle bir çınar çakılır mı kitabesinde masmavi bir atlasla?
  • epigraf.fisek.com.tr sitesinde hitnet arsivinde yer alan yazilar(yerli yabanci) internet ortamina aktarilmishtir.
    chok faydali bir eser.
  • sürekli olarak adını unuttugum, metinlerle dolup taşan ve sırf adını hatırlayabilmek için hakkında şu gereksiz entriyi girdigim site.
  • her sayfada surpriz cumleler ve dizelerle karsilasip mutlu olabileceginiz,tadından yenmeyen kultur, edebiyat sitesi.
  • bir erken anlatı tekniği olsa da mise en abyme olarak da değerlendirilebilir. aslında her şey mümkün.
  • http://epigraf.fisek.com.tr/ sitesi haftalardır "epigraf gecici olarak bakimda." uyarısıyla üzüntü veriyor.
  • o klasik, basit arayüzüne ve kıymetli veritabanına bir zeval gelmesi ihtimalinden korktuğum kadim site.. haftalardır süren bu uzun "bakım" hayra alamet değil..

    hayatın sağanağından sığınıp saklanacak pek az aşina yerimiz kaldı.. internet de istanbul gibi.. her yanı şantiye, her yanı yıkım, her yanı yeni, her yanı janti, her yanı yabancı.. hemşerisine yabancı şehir mi olur..? istanbul öyle işte.. internet de..

    geçmişten gelen aşina bir sığınaktı epigraf..
    başına bir iş gelsin istemem..

    neyse ki kendisini barındıran uzak ülke hala yayında.. bu bir umut.. en azından, tümden göçmemiş serverları demek ki..
  • 2006 kisi,
    istanbul'a cok kar yagardi o zamanlar. eriyip camurlasirdi sonra, hic sevmezdim. cok usurdum ayrica, cenem hemen titriyordu usuyunce, gulmesinler diye atkimi burnuma kadar sarardim.

    sabah okula oglen ise gidiyorum. aksamlari da, ogleden sonralari giremedigim derslere goz atiyorum. yarim saatlik yol camurlasmis karda 1,5 saat olmustu o aksam. cok da usumustum hem, yurda girdigimde cenem titriyordu. ustumu bile degisemeyecek kadar yorgundum. sinif arkadasim elime tutusturdu o gun islenen dersin konularini. alt kat ranzama cokup okumaya basladim siiri:

    "once upon a midnight dreary, while i pondered, weak and weary"

    "off herif aliterasyon manyagi yapmis siiri" diye homurdanirken,
    "sorrow for the lost lenore" ve "nameless here for evermore" misralarini okuyunca kalbimin incindigini hissetmistim. sevdigi kadinin -lenore- olumunun acisiyla kivranan bir adamin siiriydi bu: the raven

    ertesi gun is yerindeki bilgisayarda arattim siiri, cikan site epigraf'ti:
    https://epigraf.fisek.com.tr/index.php?num=103
    hemen altinda turkce cevirisi oldugunu gorunce ona da baktim:
    https://epigraf.fisek.com.tr/index.php?num=105
    kuzgun'a da dil vermisti ceviren. kalbim daha cok incinmisti, gozlerim dolmustu hatta, anlamamistim neden. o gunden sonra is yerinde ne zaman azicik bosluk bulsam girip rastgele'ye tiklayarak onume gelen eseri okumak aliskanlik olmustu. tombala ceker gibi, cok guzeldi. yogunluklar artinca sik girememeye basladim. akilli telefonlar yok henuz elimizde, bilgisayar lazimdi. devlet yurtlarinda adsl de yoktu. vakit giriyordu araya yine de unutmuyordum siteyi hic, kacamak yapiyordum firsat buldukca. sonra internete bogulduk; binlerce site, her konuda. sec diledigince. epigraf hic eskimedi ama, aliskanliklarina bagli bir insanim ben. kalbimde iz birakan hicbir seyi terketmem.

    bakimda demeye basladi site once, cok uzun sure durdu o yazi orda. bekliyorum bakimin bitmesini. o kadar eminim ki geleceginden... o yuzden "unavailable" yazisini gorunce terkedilmis hissetmistim kendimi. kirilmistim, kizmistim da hem, ne hakkim varsa.
    "bunu nasil yaparsiniz?!" diye yazmistim sevgili emre sururi'ye.

    simdi geri geldi hepsi. haylidir boyle guzel bir haber almamistim. cok mutlu oldum. emre bey yeniden icerik eklemeye baslar umarim.
    ...

    the raven neden kalbimi incitmisti cok sonra anladim. bir kis sabahi aldigim olum haberi, benim sevdigimin adini da sonsuzluga gommustu. simsek gibi cakmisti gozlerimde siiri okudugum o kis aksami. kar yagmisti mezarina, yorgan gibi ortmustu uzerini. usumedi sanarim hep o yuzden.

    artik kislari cok seviyorum.

    (bkz: the raven/@ah minel ask ve minel mevt)