şükela:  tümü | bugün
  • dramatik tiyatrodaki "arinma" olayi epik tiyatroda gorulmez. yani dramatik bir tarzda sahneye konmus bir oyundan cikarken kendinizi bosalmis ve rahatlamis hissederken, epik tarzdaki bir oyundan cikarken hala konu uzerinde dusunmeye ve olayi yargilamaya itilirsiniz. dramatik tiyatroda seyirci oyunun kahramaniyla butunlesirken, epik tiyatroda seyirci olaya tamamen distan bakar.
  • brechtin örnekleme anlamında bir trafik kazasını anlatan bir insanı dinleyen seyirci kavramı ile bütünleştirdiği. seyirciyi yargıda bulunmaktan alıkoyan her türlü "gerçekmiş" hissi uyandıran özdeşleşmeci öğeleri reddeden, sahnede ortaya koyulanın gerçekle alakası olmadığı, bir oyun olduğu gerçeğini unutturmamak için "verfremdung" (yabancılaştırma) efektlerini kullanan (örneğin şarkılar, anlatıcı, sahnede bıyıklı bir adamı oynayan oyuncunun sahneyi terketmeden seyircinin önünde bıyığını çıkarması v.b) tiyatro kuramı. izleyici böylece oyunu "olmuş bitmiş" "önüne geçilemez kader" gibi görmeyip, sorgulama yoluna itilir.
  • brecht'in yerleşik aristotales'ci tiyatronun antitezi olarak yarattığı tiyatro anlayışı. dramatik-epik tiyatro diyalektiğinde incelenecek olursa çok daha iyi kavranabilir epik tiyatro.

    dramatik tiyatro seyircisi şöyle der:"evet, bunu ben de hissettim. -ben de böyleyim. -ehh, doğal bir şey- hep de olacak bu- adamın hali yürekler acısı, zavallı için kurtuluş yok. -sanat buna derler işte:her şey ne kadar da doğal. -ağlayana ağlıyor, gülene gülüyorum."

    epik tiyatro izleyicisi ise şöyle der:"bunu düşünmemiştim işte. -ama öyle de yapar mı adam! -çok garip, inanılır gibi değil! -ee, yeter artık! -adamın hali yürekler acısı, kurtuluş yolu var, görmüyor işte! -sanat buna derler işte: her şey ne kadar şaşırtıcı- ağlayanın haline gülüyor, gülenin haline ağlıyorum."

    işte ünlemlerle altı iyice çizilen mükemmel tezatlıklar epik tiyatroyu dramatik tiyatrodan ayıran özelliklerdir.anlaşıldığı üzere tiyatroda yapılmış en büyük yenilik ve devrim epik tiyatrodur
  • (bkz: brecht)
  • birey üstü nesnel bir tiyatro anlayışı.olaylar tartışmaya sunulur ama çözüm getirilmez.izleyici yerinde oturup duygulanmakla yetinmez sürekli fikir yürütür kafasında;
    bak bunu düşünmemiştim,inanılır gibi değil,bir çıkar yol var ama görünmüyor vb...

    e tabi bir de:
    (bkz: bertolt brecht)
  • epik tiyatro; anlatımda dramatik tiyatronun kullandığı klasik serim, düğüm, çözüm gibi seyircinin algısını ve dikkatini arttıran kurgulara karşı, her biri kendi içinde organize olup bütünlük sağlamış episodik anlatımı kullanır. bu bölümlerde kendi başına anlatılan olaylar vardır ama anlatım olarak organik bir bütünlüğe sahiptirler. hepsi hizmet ettikleri amaca uygun bir bütünlük oluştururlar.

    epik tiyatronun sorumluluğu epik insanın oluşumuna katkıdır. öyle bir oyun sergilemeli ki, "tiyatro yine tiyatro" olsun insanlar eğlenmeye gelsin ama bu eğlence başlı başına bir öğrenme olsun. mizaha başvurulduğunda, yabancılaştırma başlı başına bir eğlencedir. çağın insanı da en çok bu eğlenceden yoksundur, tiyatroda estetik sorunu artık alternatif bir eğlence tarzının keşfedilmesidir. böylece, yabancılaştırma yeniden tanımlanır. bu, insanlara toplumsal ilişkilerin değişebilirliğini ima eden bir yaklaşımdır
  • bu coğrafyadaki en önemli öncüsü/deneyicisi için,
    (bkz: haldun taner)
  • epik tiyatro ile dramatik tiyatro arasındaki farklar brechte göre şöyledir:

    dramatik tiyatro (kısaca d diyelim):eylemlerle çalışılır.
    epik tiyatro (kısaca e diyelim): anlatıcıya başvurulur.

    d: seyiric sahnedeki aksiyona karıştırılır.
    e: seyirci gözlemci oalrak tutulur.

    d: seyircinin etkinliği harcanıp tüketilir.
    e: seyircinin etkinliği uyarılır.

    d: seyircide birtakım duygular uyanması sağlanır.
    e: seyircinin birtakım yargılara varması sağlanır.

    d: seyirciye bir yaşantı sunulur.
    e: seyirciye bir dünya görüşü iletilir.

    d: seyirci olaya karıştırılır.
    e: seyirci olay karşısında tutulur.

    d: telkinle iş görülür.
    e: kanıtlarla çalışılır.

    d: seyircinin duyguları olduğu gibi alıkonur
    e: duygular ileri götürülerek, seyircinin birtakım bilgilere ulaşması sağlanır.

    d: seyirci, sahnedeki olayın ortasında, olayla bir özdeşleşme içindedir.
    e: seyirci, sahnedeki olayın karşısında, olayı inceler durumdadır.

    d: insanın bilinen bir varlık olduğu varsayımı benimsenir.
    e: insan inceleme konusu yapılır.

    d: insan hiç değişmez.
    e: insan değişir ve değiştirir.

    d: seyircinin ilgisi oyun sonu üstünde toplanır.
    e: seyircinin ilgisi oyunun işleyişi üstüne çekilir.

    d: her sahne bir ötekisi için vardır.
    e: her sahne kendisi için vardır.

    d: organik bir büyüme vardır.
    e: montaj tekniği vardır.

    d: olaylar düz bir çizgi üstünde gelişir.
    e: olaylar eğriler çizer.

    d: olayların akışı evrimsel bir zorunluluğu içerir.
    e: olaylar eğriler çizer.

    d: insan durağan bir nitelik taşır.
    e: insan oluşum süreci içinde verilir.

    d: düşünce varoluşu yönetir.
    e: toplumsal varoluş düşünceyi yönetir.

    d: duygu egemendir.
    e: akıl egemendir.